10 Ekim Katliamı duruşması

10 Ekim Katliamı duruşması

Bugün yapılan duruşmaya Ankara Adliyesi’nin etrafı yoğun ablukaya alınarak başlandı

10 Ekim 2015 Ankara Gar katliamında 103 yoldaşımızı, kardeşimizi kaybettik. IŞİD barbarları hiçbir engellemeyle, karşılaşmadan adeta yolları açılarak barış talebiyle bir araya gelen kitleye canlı bomba saldırısı düzenledi.

Davada IŞİD’li katil Erman Ekici insanlık suçundan yargılanıyor.  

Bugün yapılan duruşmada Ankara Adliyesi etrafı yoğun ablukaya alınarak başlandı. Duruşma salonunun önü yine abluka altındaydı. 

Duruşmayı izlemek için gelen yabancı parlamenterler adliye önüne bile alınmadı. 

Saat 10:00’da başlaması gereken duruşma sanık Erman Ekici’nin adliye yerine yanlışlıkla Sincan’a götürülmesi nedeniyle geç başladı.

Duruşma İlhami Bali’nin eşi Hülya Bali ve IŞİD’in Türkiye ve Suriye sınır sorumlusu olmakla suçlanan firari sanık Deniz Büyükçelebi’nin eşi Şengül Büyükçelebi duruşmaya Nizip Ağır Ceza Mahkemesi’nden, hakkında IŞİD üyeliği davası devam eden ve geçmişte etkin pişmanlıktan yararlanarak 139 kişiyi teşhis eden Ayşenur İnci, tanık sıfatıyla Adıyaman’dan, İçişleri Bakanlığı’nın “Terörden Arananlar Listesi”nde mavi kategoride 1,5 milyon TL ödül konularak kırmızı bülten ile ‘IŞİD üyesi olmak’ suçundan aranan ve 22 Ocak 2018’de Şanlıurfa’nın Ceylanpınar ilçesinde teslim olup mahkemece serbest bırakılan Demet Taşar tanık sıfatıyla Adıyaman’dan SEGBİS ile katıldılar. 

Hülya Bali, İlhami Bali’nin 2014 yılında IŞİD’e katılarak Suriye’ye gittiğini ve kendisinin Suriye’ye gelmesini istediğini çocuklarıyla tehdit ettiği için gitmek zorunda kaldığını, sınırı geçerken hiçbir sorunla karşılaşmadığını, kaçakçılara 2 bin dolar verdiğini, Suriye’ye gittikten sonra dönmek istediğini ancak İlhami Bali’nin kendisini zorla tuttuğunu, bombalar yüzünden iki kez kaçma girişiminde bulunduğunu anlattı.  

Hülya Bali’ye müşteki avukatların “Orada hiç eğitim aldınız mı?” sorusunu “Kadınlara öyle bir eğitim verilmiyordu” diye yanıtladı. Hülya Bali eşi İlhami Bali’nin kod adının Ebubekir olduğunu, örgüt içindeki görevini bilmediğini,  Suriye’ye geçtiklerini IŞİD’in kendilerine kimlik verdiğini ifade etti. 

Hülya Bali SEGBİS ile tanıklık yaparken yanındaki kişinin “cevap verme” diye demesi üzerine hakim “Orada kim var” diye sorunca İlhami Bali’nin babasının orada olduğu anlaşıldı.  

Müşteki avukatları Hülya Bali’nin ifadelerinin çelişkili olduğunu söylediler.  Hülya Bali eşinden kaçarak 2018 yılında Türkiye’ye geldiğini ve geldikten sonra eşinden haber alamadığını söyledi. Firari sanık “Deniz Büyükçelebi’nin orada öldüğünü duymuştum”.  

Hülya Bali İlhami Bali’nin kendisine Ensar Vakfı’nda çalıştığını söylediğini, Adıyaman’da işe Menzil tarikatın gittiğini söyledi.  

Avukatların soruları üzerine Reyhanlı’da ev sohbetleri yaptıklarını, çay içtiklerini, ayda bir tesadüfen kadınlarla bir araya geldiklerini kitap okuduklarını ifade etti. 

Suriye’de yakılarak öldürülen Türk askerlerini yakan kişiyi bildiğini, kod adının Abu Ramazan gerçek adının ise Hasan Aydın olduğunu söyledi.  

İlhami Bali’nin 2012 yılında El Kaide’den 6 ay hapis yattığını, Reyhanlı patlaması sırasında ise evde hasta yattığını, evlerinin hiç basılmadığını, ifadeye çağrılmadıklarını söyledi.  

SEGBİS ile duruşmaya tanık olarak katılan Şengül Büyükçelebi Deniz Büyükçelebi ile 2002 yılında imam nikahı ile evlendiğini, Müslüman gençler derneğine gittiğini eşinin IŞİD’e katıldığını Suriye’ye gittikten sonra öğrendiğini müşteki avukatların sorularına verdiği yanıtladı söyledi. 

Avukatların fırıncılar işi yaparken bu işi bırakıp ne zaman kaçakçılığı başladığını sorusu üzerine 2013-2014 yılları arasında kaçakçılık yaptığını, evlerine hiç operasyon olmadigini ifade ederek Deniz Büyükçelebi’nin kaçakçılık işini Nusret Yılmaz ile birlikte yaptığını anlattı. Sınırdan başka bir şehre gider gibi geçtiklerini de ifade etti.

Ayrıca ifadesinde, İlhami Bali ve Hülya Balının kaçakçılık yaptığını söyledi. Eşi Deniz Büyükçelebi’nin 6 yıl önce enkaz altında kalarak olduğunu de ifade etti. Eşinin IŞİD’lilerin örgüt üyeliğinden hiç ceza almadığını söyledi. 

Ayşenur İnci, tanık sıfatıyla Adıyaman’dan SEGBİS ile bağlandı. İçişleri Bakanlığı’nın “Terörden Arananlar Listesi”nde mavi kategoride yer alan ve 1 milyon 500 bin lira ödül konulan İnci, 2018 yılında Habur Sınır Kapısı’nda teslim olmuş ve çıkarıldığı mahkemece serbest bırakılmıştı. Ayrıca Ayşenur  İnci etkin pişmanlıktan yararlanarak 139 kişiyi teşhis etmişti.

Ayşenur İnci eşi Ersan Ocak ile imam nikahı ile evlendiğini, IŞİD örgütünden haberi olmadığını Suriye’ye gittiklerinde 50 yıl geriye gitmiş gibi hissettiğini,  tutuklu yargılanmakta olan Erman Ekici’yi Suriye’de gördüğünü, Erman Ekici’nin eşini ve birçok erkeği IŞİD’in silahlı eğitim kampına götürüp getirdiğini söyledi. Duruşma salonunda bulunan sanık Erman Ekici’yi teşhis etti. 

İçişleri Bakanlığı‘nın “Terörden Arananlar Listesi”nde mavi kategoride 1,5 milyon TL ödül ve kırmızı bülten ile ‘IŞİD üyesi olmak’ suçundan aranan ve 22 Ocak 2018’de Şanlıurfa’nın Ceylanpınar ilçesinde teslim olup mahkemece serbest bırakılan Demet Taşar tanık olarak Adıyaman’dan SEGBİS ile bağlandı. Eşi Mehmet Taşar’ın zorlamasıyla Suriye’ye gittiğini ifade eden Demet Taşar, “Arkadaşları Mahmut ve Ömer’i kıramıyordu, onlar ne derse onu yapıyordu. Gaziantep’ten büyük bir transit araçla tanımadığım bir sürü insanla gittik. Konuşmalarını anlamıyorum. Tren rayların geçince tekbirlerle karşılandık. Önce okul gibi bir yere götürüldük. Daha sonra da Tel-Abyat’a gittik. Demet Taşar babasının polis olduğunu sınırdan geri dönerken babasının almaya geldiğini ifade etti. 

Mahkeme heyeti Başkanı, firari sanıklarla ilgili “Interpol aracılığıyla kırmızı bülten” çıkarılmasına yönelik Adalet Bakanlığı’na yazılan müzekkereye cevap verilmediğini belirtti.

Müşteki Murat Kemal Gündüz taleplerini şu şekilde sıraladı:

Dinlenen tanıklardan da gördük. Kilis Emniyet Müdürü sadece teşhis edilen isimlerin listesini göndermiş. Beyanlara göre baktıkları 200’ün üzerinde isim ve fotoğraf listesi var. Bunların istenmesi gerekir. İlhami Balı’nın baş tanığı olan davanın 30 klasör olduğu belirtilmesine karşın 2 klasör göndermiş. Tamamının istenmesi gerekiyor. Kilis, Nizip, Antep ve Adıyaman’dan IŞİD’lilerin listesi istenmelidir. Firari sanıklardan Suriye’de yakalanan olup olmadığına ilişkin soruya da emniyetten yanıt yok. Dava sonuçlandıktan 1,5 yıl sonra ortaya çıkan 9 klasör belge ile ilgili talepte bulunmuştuk. Sanıklardan canlı bomba escordu olan Yakup Şahin hakkında Antep Emniyeti’nin ne yaptığını sormuştunuz. Emniyet ne yaptığı ya da yapmadığına ilişkin bilgi vermedi. 1 Ekim’de ihbar var. Emniyet ne yapmıştır? Hem istihbarat hem de TEM, ne yaptığı ile ilgili bilgi vermiyor. Antep Emniyeti ile ilgili bir sıkıntı var. Antep Emniyeti günlerce fotoğraflamış, gözaltına almamış. Birileri görevi suistimal etmiş. Resmi evraklar gösteriyor ki IŞİD terör örgütü ilan edilmesine rağmen, bilinmelerine rağmen hiçbir işlem yapılmamış. Talep ettiğimiz belgeler gelmeli ki hangi görevlileri sorumludur ortaya çıksın.

Mahkeme heyeti talepleri kabul etti. Bir sondaki duruşma 8 Mayıs 2020’ye kaldı. 

Duruşma sonrası adliye önünde açıklama yapıldı. 


Yorum yap

E-Mail adresiniz yayımlanmayacak. İşaretli alanları doldurmanız zorunludur *

Yanıtı iptal et

İlgili yazılar