10 Ekim’in sanıksız duruşması görüldü

10 Ekim’in sanıksız duruşması görüldü

10 Ekim’in yakalanmadıkları için “firari” sayılan 16 sanıkla ilgili açılan ikinci davasının ikinci duruşması bugün görüldü, sonraki duruşma 21 Kasım 2019 tarihine ertelendi

16 “firari” sanığın sözümona yargılandığı 10 Ekim Ankara Katliamı’yla ilgili açılan 2. davanın bugün görülen 2. duruşmasında mahkeme, sanıklar hakkındaki yakalama ve tutuklama kararının devamına, İstanbul, Bursa, Tunceli ve Hatay barolarının davaya müdahillik talebinin kabulüne karar verdi. IŞİD’in “Türkiye Emiri” olduğu söylenen İlhami Balı’nin eşi Hülya Balı’nın dinlenme kararının bir sonraki celseye bırakılmasına, tanık olarak dinlenecek Şengül Büyükçelebi’nin zorla getirilmesi için Nizip Ağır Ceza Mahkemesi’ne müzekkere yazılmasına karar verdi.

Mahkeme ayrıca İstihbarat Daire Başkanlığı’nın bilgileri paylaşması talebini de kabul etti.

Duruşma, 21 Kasım 2019 tarihine ertelendi.

Ankara 4. Ağır Ceza Mahkemesi’nde sanıksız görülen duruşma, mahkeme başkanının Rojava’dan mizansen bir MİT operasyonuyla getirilen İlhami Balı’nın eşi Hülya Balı’nın tanıklığına müdahalesiyle başladı.

Duruşmaya tutuklu bulunduğu Kilis Cezaevi’nden SEGBİS’le katılan Hülya Balı daha önce çelişkili de olsa birçok bilgi vermiş, verdiği bilgilerle bile değil tanık, sanık olması gerektiğini kanıtlamış bir isim! Duruşmaya “tanık” sıfatıyla katılan Balı, tanıklık yapmak istemediğini söyleyerek, yaşadığı sorunları anlatmaya başladı. Üstelik bir de etkin pişmanlıktan yararlanmak istediğini, birçok bilgi vermesine rağmen yararlanamadığını, mağdur edildiğini belirtti.

Balı’nın bu tutumuna karşı da mahkeme başkanı savcının tanık olması yönündeki mütalaasına ve müşteki avukatlarının bu yöndeki itirazlarına (ve Balı’nın aslında sanık olması gerektiğini belirten beyanlarına) rağmen rağmen “Tanıklık yapmak istemiyorsun” diyerek Balı’yı dinlemedi.

Duruşmada Hatay ve Bursa Barosu müdahil olma taleplerini sundu. İstanbul Barosu da önceki duruşmada yaptığı katılım talebini yineledi.

Duruşmada avukatlar başından beri IŞİD davalarındaki hukuksuzlukları, devlet görevlilerinin gerçekleşen katliamlar karşısındaki tutumlarını teşhir etmeyi esas alarak, asıl yargılanması gerekenlerin yargılanmadığını ortaya koymaya çalıştılar.

Hakim savcı mütalaasına, avukat itirazlarına aldırmadı

Hakimin müdahalesi üzerine avukatlar itirazda bulunarak, tanıklıktan çekilmenin sadece eşiyle ilgili olduğunu belirtip, tanıklıktan tümüyle çekilemeyeceğini vurguladılar. Bunun dikkate alınmamasının bir hukuk ihlali olduğunu belirterek, soru sorulmasına izin verilmesini istediler.

Savcı da tanığın sorgusuna devam edilmesi gerektiği halde hakim, savcı ve avukatların görüşlerine karşın CMK 48. Maddesine atıfta bulunarak sanığın ifadesi üzerine tanıklık etmemesine karar verdi. Aileler de hakimin delillerin ortaya çıkmasını istemediğini söyleyerek tepki gösterdi.

Balı’nın nasıl yakalandığı tartışmalı

Hülya Balı ile ilgili kararı kabul etmediklerini belirterek, terörle mücadele ekiplerinin tuttuğu tutanakla Balı’nın ifadesi arasında farklılıklar olduğunu söyleyen avukatlar, Balı’nın nasıl yakalandığının tartışma konusu olduğunu ifade ettiler. Balı’nın ifadelerinin birbiriyle çeliştiğini belirtip, bunları netleştirebilmek için kendisine soru sorulmasına izin verilmesini istediler.

Hülya Balı IŞİD’in yaktığı askerlerle ilgili bilgi vermiş biri

Avukatları Hülya Balı’nın daha önceki beyanlarında IŞİD tarafından esir alınıp, yakılan iki askerle ilgili bilgi verdiğini ve bu olayda İlhami Balı’nın da rol aldığını söylediğini hatırlatan avukatlar, Balı’nın etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanarak konuşmak istediğine dikkat çektiler. Bundan yararlanabilmesi için beyanlarının mahkeme huzurunda alınması gerektiğini ifade ettiler.

İstihbarat sanıklarla ilgili bilgileri paylaşmıyor!

Avukatlardan İlke Işık da “Bir devlet memuru işten atılınca her yerden istihbarat raporu geliyor ama bizim dosyamıza ilişkin istihbarat raporları delil olamıyor. Yargıtay Ceza Kurulu, MİT ve istihbarat bilgilerinin paylaşılmasını istiyor ama yok! Firari sanık Ahmet Güneş eğer zamanında tahliye edilmeseydi burada olacaktı. İstihbarat, Ahmet Güneş ve arkadaşları hakkında ne yazmış ki tahliye edilmiş? İstihbarat daire başkanlığına tekrar müzekkere yazmak zorundasınız. Ellerinde intihar eylem listesi varmış. 3 yıldır neden böyle bir bilgi gelmez? Aysenur İnci’nin buraya getirilerek dinlenmesini istiyoruz. Sanıklar hakkında birçok bilgi var ama bizim dosyaya gelmiyor” dedi.

İstihbarat raporlarına rağmen yakalanmıyorlar

İlhami Balı’nın mahkemede Türkiye sorumlusu olarak gösterilmesine rağmen ortaya çıkan delillere göre aslında sınır geçişlerinden sorumlu biri olduğuna dikkat çeken Işık, Balı’yı görevlendiren, 10 Ekim katliamının emrini de veren Nusret Yılmaz’ın sadece örgüt üyeliğinden yargılanmasını eleştirdi. Daha önce tahliye edilen firari sanıkların istihbarat raporlarına rağmen serbest bırakılması konusunda artık bir şey yapılması gerektiğini söyleyen Işık, TEM’den gelen bilgilere rağmen bu sanıkların neden yakalanmadığını sordu.

‘İstihbarat bizden ne saklıyor?’

Avukat Gülşah Kaya taleplerinin iki senedir karşılanmadığını belirterek, “Telefonun şarjı yok” gibi bahanelerle bazı teknik araştırmaların yapılmadığını hatırlattı. Karar verilirken mahkemenin atıf yaptığı belgelerin kendilerine hiç verilmediğini ifade eden Kaya, “İstihbarat bizden ne saklıyor, bu bizim için ciddi bir merak konusu” dedi.

Taşer ve İnci’nin tanık olarak dinlenmesi istenildi

Firari sanıklar için yeterli çalışmanın yapılmadığını belirten Avukat Erkan Sabri Ünüvar, soruşturma aşamasından beri kullandıkları telefonlara dair hiçbir bilgi olmayan firari sanıkların iletişimine dair yetkililerin ellerinde ne varsa verilmesini istedi. 2010 yılından beri devletin elinde bilgiler olduğuna dikkat çeken Ünüvar, “Firari sanıkların bugün herhangi bir iletişim bilgisi var mı, bunun dosyaya gelmesi ve mevcut durum tespiti yapılması gerekiyor” dedi. Avukat Gamze Gökoğlu, Demet Taşer ve Ayşenur İnci’nin ifadelerinde, IŞID’lilerin tanıkları yönündeki beyanlarına dikkat çekerek tanık olarak dinlenmelerini istedi.

Emniyet hakkında bilgi vermezse suç duyurusu talebi

Avukat Murat Kemal Gündüz, Gaziantep Emniyet Müdürlüğünden ellerindeki bilgilerin bildirmesi için müzekkere yazılması ve yerine getirmeyenler hakkında suç duyurusunda bulunulmasını talep etti. Gündüz, Kilis Emniyet Müdürlüğünün Hülya Balı’ya teşhis ettirdiği 35 kişinin sadece 5’ini tanıdıklarını belirterek, örgüte ilişkin daha detaylı bilgi edinilmesi için celbini de talep etti.

Adliye önünde açıklama 

Duruşma sonrasında aileler, Adliye önünde bir açıklama yaptı. 10 Ekim Der Genel Başkanı Mehtap Sakinci Coşkun, bugün Türkiye Cumhuriyeti’nde yaşanan en büyük sivil katliamın davasını takip ettiklerini söyleyerek, “Bu duruşmalar hayati önem taşıyor. Boş sanık sandalyelerinin olduğu bir duruşmayı takip etmek bir o kadar zordu. Bu duruşmada yine bir şeyi teşhir etmiş olduk. Sanıkların, sadece bu suçu işleyenlerin olmadığını gördük. Bugün bizler vicdanı rahat bir şekilde evimize döneceğiz. 10 Ekim’i unutmadık unutturmadık çünkü. Mücadele etmeden adalet gelmiyor. 7 ay sonra yine burada olacağız” ifadelerini kullandı.

Avukat Eylem Sarıoğlu Aslandoğan da taleplerinin büyük oranda kabul edildiğini aktararak, “Açık bir şekilde gördük ki bu davada yargılanması gerekenler sadece sanıklar değildir. İstanbul ve Adıyaman’dan gelen dosyalarda gördük ki bu katliamların örgütlenmesine izin verilmiş. Biz ısrarla dosyaya belgelerin gelmelerini istememize rağmen herhangi bir işlem yapılmamış. Bizler mücadeleye devam edeceğiz. Davayı sahiplenmemiz bugün bu mahkemeye talepleri kabul ettirdi” şeklinde konuştu.


Yorum yap

E-Mail adresiniz yayımlanmayacak. İşaretli alanları doldurmanız zorunludur *

Yanıtı iptal et

İlgili yazılar