’12-17 yaş arasındaki kız çocukları çocuktur’

’12-17 yaş arasındaki kız çocukları çocuktur’

İstanbul Tabip Odası Çocuk Hakları Komisyonu Akit TV’nin istismarı teşvik eden programındaki sözlere ilişkin “Hangi doktora sorarsanız sorun 12-17 yaş arasındaki kız çocukları çocuktur” diye belirtti.

İstanbul Sözleşmesi’ne karşı “ailenin korunması” adına kampanya düzenleyen, çocuk istismarcılarının salıverilmesi ve istismarın nikah mührüyle meşrulaştırılmasını savunanların söylemleri son günlerde iyice zıvanadan çıktı. Akit çetesinin kürsülük yaptığı “sapık” düşüncelere son olarak İstanbul Aydın Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Muttalip Kutluk Özgüven’in mide bulandırıcı açıklamaları eklenmişti.

Akit TV’nin “Derin Kutu” isimli programında 12 yaşındaki kız çocukları için, “Süperman diye bir şey yok hayal kahramanı ama, süper kadın diye bir ırk var. Ve bu da 13-16 yaş arasında, istediğiniz doktora sorun. 12-17 de olur. Çok muazzam rejenerasyon kabiliyeti var, vücudu mükemmel falan. Bu yaş ilk çocuğu doğurmak için ideal bir yaş olarak belirlenmiş. Yani ben diyorum ki; erkekler olsun, kadınlar olsun, biraz zekamızı koyalım” diyecek kadar kendisini kaybeden Özgüven’in açıklamalarına yanıt veren İstanbul Tabip Odası Çocuk Hakları Komisyonu “Hangi doktora sorarsanız sorun 12-17 yaş arasındaki kız çocukları çocuktur” diye belirtti.

“Hangi doktora sorarsanız sorun 12-17 yaş arasındaki kız çocukları çocuktur. Çocuk yaşta gebeliği savunmak suçtur” başlıklı açıklamada, “Üniversitede mühendislik alanında çalışan bir eğitim görevlisinin, ‘kız çocuklarında doğurmak için ergenlik döneminin en uygun yaş olduğuna’ dair açıklamaları bilimsellikten uzak, kötü niyetli açıklamalardır. Bilim insanı yaklaşımıyla bağdaşmayan bu açıklamayı kınıyoruz” denildi.

Ergenlik döneminin kızlarda en erken 8-13 yaş arasında herhangi bir zamanda ve genel olarak meme gelişimi ile başladığı, meme gelişiminden yaklaşık 2-2,5 yıl sonra ise menstrüasyon beklendiği bilindiği ifade edilen açıklamada, “Teorik olarak menstrüasyonun başlaması üreme kapasitesi kazanıldığı anlamına gelmekle birlikte (ki bu olay 10-15 yaş arasında herhangi bir zamanda olabilir), bu durum kız çocukların menstrüasyonlarının başlaması ile evlenebilecekleri ya da çocuk sahibi olabilecekleri anlamına gelmemektedir” ifadelerine yer verildi.

Bilindiği gibi ergenlik, 10-18 yaş arası dönemi kapsamakta, 10-14 yaş arası erken, 15-18 yaş arası orta, 18-21 yaş arası geç ergenlik olarak tanımlanmaktadır. Hukuki olarak 18 yaş erişkin sorumluluklarının alınabileceği bir yaş olarak kabul edilmekle birlikte fiziksel duygusal ve sosyal gelişim devam etmektedir. Ergenlik dönemine bakışla ilgili en büyük hatanın, menstrüasyon gibi bazı gelişim basamaklarının bir tamamlanma eşiği olarak görülmesinden kaynaklandığına dikkat çekilen açıklamada, “Oysa bunlar yalnızca biyolojik olaylar olup, çocukluktan erişkinliğe geçiş döneminin kompleks olarak nitelenebilecek sürecini temsil etmemektedir. Bir başka deyişle, adet görmeyi çocuk sahibi olma ya da evlenme eşiği olarak görmek, insanı yalnızca bir biyolojik aygıt olarak görmek anlamına gelmektedir” denildi.

“18 yaşın altındaki herkes çocuktur”

Günümüzde 18 yaş altındaki herkes çocuktur ve çocukların evlenmesi ya da çocuk sahibi olması Çocuk Hakları Sözleşmesine aykırı olduğunu hatırlatan İstanbul Tabip Odası, “Bu konuların sürekli gündeme getirilmesi, ceza yasasında yapılması istenen değişiklikle erken yaştaki kız çocukları ile yapılan/yapılacak evliliklere gerekçe oluşturma ihtiyacından ya da benzer özlemlerden kaynaklanmaktadır. Çocukları ve kadınları hedef alan cinsel içerikli konuşmalar/saldırılar Cahiliye dönemi benzetmesini hak etmektedir” denildi.

Açıklamanın devamında ise şu ifadelere yer verildi:

Diğer yandan adolesan gebelikler hem çocuğun fiziksel ve ruhsal sağlığı, hem de doğacak bebek açısından ciddi riskler barındırmakta, gebelik komplikasyonları ve doğum sonrası sorunlara sık rastlanmaktadır. Erken doğum (preterm doğum), gelişme geriliği, preeklampsi (annede tansiyon yüksekliği) en sık karşılaşılan sorunlardır. Ayrıca adolesan gebelerde duygusal stres ve sosyal sorunlar da sıktır. 16-19 yaş grubundaki gebelerde yetersiz beslenme, yoksulluk, kötü sağlık koşulları, sigara, alkol, ilaç gibi kötü alışkanlıklar ve genital enfeksiyonlar başlıca sorunları oluşturmaktadır. 15 yaş ve altında ise oluşan sorunlar daha çok çocuğun fizyolojik olarak gelişiminin tamamlanmamış olması ile ilgilidir. Adolesan gebe hala kendisi büyümesini sürdürdüğü için besin maddelerini gelişmekte olan fetüs ile paylaşmak zorundadır. Bu nedenle fetüste düşük doğum ağırlığı ve gelişme geriliği olmaktadır. Adolesan gebeliklerin çocuk üzerinde ciddi sağlık sorunları oluşturmasının yanı sıra TCK’na göre de 15 yaş altı rıza aranmaksızın tüm cinsel aktiviteler suç oluşturmaktadır. 15-18 yaş arası ise çocuğun şikayetine bağlı olarak soruşturulmaktadır. Hem ciddi sağlık sorunları oluşturan hem de kanunlarda suç olarak tanımlanan bu eylemlerin savunulması hiçbir şekilde kabul edilemez.


Yorum yap

E-Mail adresiniz yayımlanmayacak. İşaretli alanları doldurmanız zorunludur *

Yanıtı iptal et

İlgili yazılar