Kawa, tarih ve korku

Kawa, tarih ve korku

Kawa heykeline saldırı aslında korkunun, Kürt halkının direnme gücüne karşı duyulan öfkenin dışa vurumudur

Efrîn işgal girişiminin 58. gününde TSK ve onunla hareket eden cihatçı çeteler Efrîn kent merkezine girdi.

İşgalciliğin en temel yasalarından biri olarak ilk yaptıkları şey, Kürt halkının tarihi-moral değerlerine saldırmak oldu. Kürt ulusu ve özellikle de özgürlük mücadelesi açısında direniş ve yok olmamakla özdeş olan Kawa’nın heykeline saldırdılar.

Kawa’nın Kürtler için taşıdığı anlamı bilenler açısından bunun rastlantısal bir saldırı olmadığı açıktır. Bu saldırıyla Kawa şahsında ifade bulan tüm tarihsel anlamlar akıllarınca aşağılanmış, moral-motivasyon ve güç üstünlüğünün kendilerinde olduğu ilan edilmek istenmiştir. Kürtlere de umudun tükendiği, her şeyin bittiği mesajının verilmesi hedeflenmiştir.

O nedenle Kawa’nın heykeli bu çete artıkları tarafından ilk saldırıya uğrayan şey oldu. Çünkü Kawa zalim Dehak’a karşı direnişin başlatıcısı olarak yer etmiştir her Kürdün kalbinde. O Kürtler nazarında özgürlükleri için direnmenin, zalime boyun eğmemenin adı olmuştur. O nedenle Kawa’ın zalime karşı kılıcını kuşandığı ve onu yerle bir ettiği gün Kürt halkının da kurtuluş günü yani Newroz olarak bilinip kutlanmıştır.

Anlamı ve değeri büyüktür Kawa’nın… Bu nedenle de faşist rejimin ve onun çetelerinin ilk hedefi olması şaşırtıcı değil.

Bir halkı bir kadının çıplak bedeniyle aşağılamaya çalışanların, bir halkın değerlerine saldırmakla, onu hiçleştirebileceklerini sanmaları da elbette ki bu açıdan normaldir.

Oysa Kürt halkının mücadele tarihi onlara çoktan gereken cevabı vermiştir. Bugün de süren direniş bunun en büyük ispatıdır. “3 günde alırız” dedikleri Efrîn’e, ellerinde bulunan ağır silahlara, savaş uçaklarına rağmen ancak 2 ay sonra, o da çetelerinin desteğiyle girebilenler için, bu heykel aslında korkunun, Kürt halkının direnme gücüne karşı duyulan öfkenin de bir adıdır.

Kendi korkularına saldırmışlardır aslında. Onca katliamın, sürgünlerin, kirli savaşların bir halkın özgürlük mücadelesini yok edemediğinin bilincinde olan bu işgalci güçler, aslında bunun verdiği öfkeyle ve kudurmuşlukla yapmışlardır bunu.

Kaynağını korkudan, kirli-yayılmacı hayallerden alan bu öfkenin bir bumeranga dönüşerek kendilerini vuracağıysa tarih kadar eski bir gerçektir.


Yorum yap

E-Mail adresiniz yayımlanmayacak. İşaretli alanları doldurmanız zorunludur *

Yanıtı iptal et

İlgili yazılar