Tecavüzcü profesör Hasan Bilgili tutuklansın!

Tecavüzcü profesör Hasan Bilgili tutuklansın!

Ankara Kadın Platformu tecavüzcü profesör Hasan Bilgili’nin tahliye edilerek emekliye ayrılmasının sağlanmasını protesto etmek ve Bilgili’nin tutuklanması, tecavüze katılan ya da yardım eden doktorların görevden alınması talepleriyle Sakarya Caddesi’nde basın açıklaması düzenledi

Ankara Kadın Platformu, Ankara Üniversitesi Veterinerlik Fakültesi öğretim üyesi tecavüzcü profesör Hasan Bilgili’nin re’sen tahliye edilerek, hızla emekliye ayrılmasının sağlanması ve tecavüz olayına yardım eden-delilleri karartan diğer iki isim hakkında hiçbir işlemin yapılmamış karşı günler öncesinden çağrısını yaptığı basın açıklamasını, dün gerçekleştirdi.

Dün akşam saat 18:30’da Sakarya Meydanı’nda bir araya gelen Platform bileşenleri ve Ankaralı kadınlar, tecavüzcü Hasan Bilgili ve ona yardım eden Serkan Durmaz ile Hüseyin Şenyurt tutuklanana kadar kadınların dayanışma içinde ve takipte olacağını vurguladılar.

Basın açıklamasında tecavüzcü profesörlerin tutuklanmalarını isteyen resimler ve dövizler taşındı.

Basın açıklamasından önce yapılan konuşmalarda kadınların yalnız olmadığı, nerede olursa olsun tacize, tecavüze, şiddete, ötekileştirilmeye karşı yan yana duracakları ve susmayacakları dile getirilerek, “Bu sokaklar bizim. Sokakları ve yaşamı özgürleştirene kadar mücadeleye devam edeceğiz” dediler.

Basın açıklaması sırasında Sakarya Caddesi’nde bulunan onlarca kişi alkışlarla destek verdi.

Cinsel saldırıya uğrayan Ç. Basın açıklamasında gönderdiği mektubunda “Kendi ayaklarımın üstünde duracağım ve kadınların sesi olacağım” dedi.

Platform tarafından okunan basın açıklamasında şunlar ifade edildi:

3 Nisan 2019 gecesi Ankara Üniversitesi Veteriner Fakültesi Prof. Dr. Hasan Bilgili sahibi olduğu Vcom Hayvan Hastanesi’nde çalışan kadın veteriner hekime, ortağı Serkan Durmaz ile birlikte tecavüz edip onu darp etmiş̧, damar yolu açarak hayvanlar için kullanılan bir uyuşturucu madde vererek bayıltmış, sonrasında ise onu Jinekolog Hüseyin Şenyurt’a götürerek vajinal temizlik yaptırmıştır. Kadının hastaneden aldığı raporla desteklediği şikayeti üzerine tutuklanan Hasan Bilgili, 2 ay gibi kısa bir süre sonra delillerin karartılması ve Adli Tıp Raporunun değiştirilmesi gibi usuli ayak oyunlarıyla savcı tarafından re’sen serbest bırakılmış, öte yandan tecavüze ortak olan Serkan Durmaz ve kadını şikayet etmekten caydırmaya çalışmakla birlikte delilleri karartan Hüseyin Şenyurt hakkında herhangi bir hukuki işlem başlatılmadığı gibi hala meslekten men edilmemiştir. Bugüne kadar hakkında taciz ve şiddet konularında dava, soruşturma ve haber bulunan Hasan Bilgili, Ankara Üniversitesi yönetimi ve YÖK tarafından emeklilik dilekçesi kabul edilerek ödüllendirilirken Serkan Durmaz ve Hüseyin Şenyurt hala mesleklerine devam etmektedirler. Biz kadınlar, tacizi, tecavüzü, istismarı ve kadına yönelik şiddeti aklayan, koruyan ve tekrar üreten erkek egemen sisteme karşı kadın dayanışmasını büyüterek ses çıkarmaya devam edeceğiz ve bu olayın örtbas edilmesine izin vermeyeceğiz!

 

Çalışan kadınların sadece emekleri sömürülmüyor

 

Bu yıl yaşanan Şule Çet cinayetiyle de gördüğümüz neoliberal patriyarkal düzende çalışan kadınların iş güvenliğinin olmadığıdır. Çalışma alanlarında kurulan hiyerarşik ilişkilerde taciz, tecavüz veya cinayete varan çeşitli olaylar çok sık yaşanmaktadır. Özellikle de ekonomik kriz döneminde çalışan kadınlar bu şiddete katlanmak zorunda bırakılmakta, işten ayrılması veya hakkını araması zorlaşmaktadır. İşverenler, kadın çalışanın sadece emeğini satın almadıklarını aynı zamanda bedenini de satın almış olduklarını düşünmektedir. Hasan Bilgili’nin çalışanı olan bir hekime tecavüz etmesi de bunun bir sonucudur.

 

Yaşanan kadın cinayetleri, kadına yönelik şiddet olayları erkek egemen sistemin bir politikasıdır ve bu sistemin üstten örgütlediği erk zihniyet bugün yaşamın her alanında kendini güçlenerek dayatmaktadır. Şu anda da kadın düşmanı AKP iktidarı müftülük yasası, tecavüze uğrayan çocuğun tecavüzcüyle evlenmesini kolaylaştıran yasalar gibi çıkarmak istediği ya da çıkardığı yasa ve düzenlemelerle “mırıldanabilirsin”,” bir kereden bir şey olmaz” gibi söylemleriyle şiddeti, tacizi, tecavüzü meşrulaştırmakta, erkek yargı ise cezasız bırakmaktadır.

 

Tahliye veren savcının sicili…

 

Hasan Bilgili davasında da savcı Yeter Gümüş’ün tecavüze uğrayan kadına “ben de kadınım, senin başına gelenler niye benim başıma gelmiyor?” gibi tecavüzcüyü değil, kadını yargılayan ithamlarda bulunması daha sonra da savcıların çok nadir kullandığı bir yetkiyle Hasan Bilgili’yi re’sen tahliye etmesi erkek yargının sadece bir örneğidir. Savcı Yeter Gümüş, tecavüze uğradıktan sonra şikayetçi olan İspanyol kadın öğrenciye “o saatte bara gidip içki içersen başına her şey gelir” diyerek davaya takipsizlik kararı veren savcının da ta kendisidir.

 

Bu olaylarla sınırlı olmayan bu söylemler yargıda taciz, tecavüz, kadına yönelik şiddet davalarında hakimlerin fail erkeğe iyi hal indirimleri vermeleri, namusunu koruduğu için serbest bırakmaları gibi tecavüzcüyü koruyan kararlarda da görülmektedir. Erkek yargı tecavüzcüleri serbest bırakırken yaşamlarını savunan kadınları en ağır cezalara çarptırmaktadır. Savcı Yeter Gümüş örneği, bize aynı zamanda bu erkek egemen sistem içerisinde var olmayan çalışan kadının erkin kurallarını içselleştirmesi gerektiğini aksi halde bunun cezasını gerek Şule Çet gerek bu vakada görüldüğü gibi maddi manevi bütünlüğünün bozulması ile ödeyeceğini göstermektedir. Bu sebeple, biz kadınlar bu erkek egemen sistemin içinde var olmaya çalışmaktansa, cinsiyet eşitliği temelli bir düzen için mücadele etmeye devam edeceğiz!

 

Fakülte ve YÖK de suçun ortağıdır!

 

Bu davada Veteriner Serkan Durmaz, Jinekolog Hüseyin Şenyurt ve Hasan Bilgili’yi emekli eden Ankara Üniversitesi Rektörü Erkan İbiş ve yönetimi, YÖK te tecavüzün suç ortaklarıdır.

 

Buradan bir kez daha duyuruyoruz, Hasan Bilgili davasında kadın arkadaşımız yalnız değildir! Onun sesine ses olmaya, tecavüzcü Hasan Bilgili tutuklanana kadar mücadele etmeye devam edeceğiz!

Platform adına okunan basın açıklamasından sonra tecavüze uğrayan veteriner hekim Ç.’nin gönderdiği mesaj okundu. Ç. mesajında şunları söylüyordu:

Öncelikle bana destek olan yanımda duran herkese çok teşekkür ederim. Yaşadığım olay gerçekten beni ve ailemi derinden sarstı. Ancak adaletin suçluyu serbest bırakması bizim için büyük bir yıkım oldu. Fakat şunu biliniz ki sonuna kadar mücadelem devam edecek. Ben kendi ayaklarımın üzerinde duracağım, savaşacağım ve kadınların sesi olacağım. Bana bu işkenceleri yaşatan insanların yaptıklarının yanına kâr kalmasını istemiyorum, suçluların en ağır cezayı almalarını istiyorum. Bu yüzden ADALET İSTİYORUM. Kendi haklı davamı savunup adaletin yerini bulması ve başka kadınların canının yanmaması için sonuna kadar mücadele edeceğim ve sonuna kadar güçlü duracağım vazgeçmeyeceğim bu mücadelemden. Bana destek olan herkese çok teşekkür ederim. Verilen destek sayesinde yalnız olmadığımı ve sizlerle beraber daha güçlü oldugumu hissetmek çok iyi geliyor bana.


Yorum yap

E-Mail adresiniz yayımlanmayacak. İşaretli alanları doldurmanız zorunludur *

Yanıtı iptal et

İlgili yazılar