18 yaşındaki bir genç neden intihar eder?

18 yaşındaki bir genç neden intihar eder?

18 yaşındaki Furkan Celep İnstagram hesabından “mektup” bırakarak intihar etti, “Bir araba, bir ev veya herhangi bir şey uğuruna yıllarımı aylarımı harcamak istemiyorum” diyen Furkan, her şeyi metalaştıran, insanı insana-doğaya yabancılaştıran bu düzenin çürümüşlüğünü ortaya koyarken, umutsuzluğa karşı mücadelenin büyütülmesi zorunluluğunu bir kez daha hissettirdi

Kocaeli’nin Darıca ilçesinde bir kargo şirketinde çalışan 18 yaşındaki Furkan Celep’in sosyal medya hesabından paylaştığı notun ardından intihar etmesi; insanla insan-insanla doğa arasındaki çelişkilerin alabildiğine keskinleştiği, tüm toplumsal ilişkilerin hoyratça metalaştırılarak çürütüldüğü bu barbarlık düzeninin çanına ot tıkamak dışında bir seçeneğimiz olmadığını bir kez daha hissettirdi.

Furkan’ın İstagram’da bıraktığı not, yabancılaşmış emeğin sadece doğayı insandan yabancılaştırmadığını, “bununla birlikte insanı kendinden, kendi işlevinden, hayati faaliyetinden de yabancılaştırdığını” bir kez daha gösterdi.

Furkan bu yabancılaşmayı gün gün, ana an gözlemleyerek “böyle yaşamak istemiyorum” diyen ve bunu mücadele yönünde bir tercihe evriltme kanalları bulamadığı oranda da ölümü tercih eden bir genç.

Bize çağrısı, bu kanalların çoğaltılması, insanın anlamlı bir ideal uğruna savaşmayı temel yaşam kaynağı-hedefi haline getirebileceği bir çekim gücü haline getirilmesidir. “Varoluşla özün, nesneleşmeyle özneleşmenin, özgürlükle zorunluluğun, bireyle türün arasındaki çekişmenin doğru bir biçimde çözüldüğü” komünizmin neden tarihsel bir zorunluluk haline geldiğini bıkmadan usanmadan anlatabilmek, varlığımız, yapıp ettiklerimizle bunu pratik bir gerçeğe dönüştürebilmektir.

Furkan’ın geride bıraktığı ve “Bir araba, bir ev veya herhangi bir şey uğuruna yıllarımı aylarımı harcamak istemiyorum” dediği, başından sonuna kadar bu sistemin dişlileri arasında sıkıştığını hisseden ve çıkış bulamayan bir insanın çaresizliğini haykırdığı, umutsuzluk uçurumuna sürüklendiğini hissettirdiği şu notu her satırıyla bu gerçeği haykırıyor:

Kendi özümü yeteneğimi öğrenemedim, bunun için çok uğraştım ve çaba gösterdim. Neyi sevdiğimi bilmiyorum ne olmak istediğimi bilmiyorum, ne okumak istiyorum bunu dahi bilmiyorum. Benim yaşımdaki insanlara aramda uçurum var, her konuda benden daha üstünler.

 

Zaman geçtikçe kendi kişiliğimden ayrılmaya başladığımı hissediyorum. Gittikçe yalan söylemeye, argo hatta küfür kullanmaya başladım. İnsanlardan uzaklaşmaya onları önemsememeye, doğaya ve hayvanlara zaman ayıramamaya başladım. Kendimi zamanla duygusuz bir insana dönüşüyormuşum gibi hissediyorum. Bunlar bana göre değil ben böyle olmak, hayatımın geri kalanına duygusuz bir insan olarak devam etmek istemiyorum. Sorumluluk almak istemiyorum. Bir araba, bir ev veya herhangi bir şey uğuruna yıllarımı aylarımı harcamak istemiyorum. İş hayatı bana çok yorucu geliyor. Hem içten hem de dıştan yıpranıyorum. Bir şeyler uğuruna bunca sorun yaşamak bana mantıklı gelmiyor. Bunun yerine her şeyi arkada bırakıp gitmek, her şeyi kapatmak daha mantıklı geliyor.

 

Aslında hiçbir şey için yaşamıyorum. Yaşamak için bir nedenim bir amacım yok. İnsanların yoluma sürekli taş koyup beni yoracaklarını biliyorum, bunun için çabalamak istemiyorum.

 

Burda kalmamı sağlayan birkaç şey vardı. Şarkılar, kitaplar, filmler, doğa, gökyüzü (özellikle bulutlar ve gün batımı) ve birkaç tane de dost. Bunlar benim bir süreliğine burda kalmamı sağladı, bunun için minnettarım.

 


Yorum yap

E-Mail adresiniz yayımlanmayacak. İşaretli alanları doldurmanız zorunludur *

Yanıtı iptal et

İlgili yazılar