Kawalar da Newroz’un ruhu da ölümsüzdür!

Kawalar da Newroz’un ruhu da ölümsüzdür!

Selam olsun mitolojik bir kahramandan binlerce modern ‘kahraman’ yaratan Kürt halkına, selam olsun Newroz ruhuna!

Bu Newroz’u, emperyalist akbabalar ve bölge gericiliklerinin leş kargaları gibi üşüştüğü Ortadoğu’nun bir kez daha “paylaşılmaya” çalışıldığı o kanlı ve kirli dalaşın en keskin, en belirsiz, en kuralsız dönemeçlerinden birinde karşılıyoruz. Kürt halkının tüm dünyanın ezilenlerine, sömürülenlerine, zulme-baskıya ve haksızlığa maruz kalanlarına armağan ettiği o ölümsüz direniş imgesinin, demirci Kawa’nın işgalciliğin tarihi kadar eski olan pratiklerle aşağılanmaya çalışıldığı, kin ve öfkenin hedefi haline getirildiği bir döngü bu…

Bölgenin kadim Kürt halkının tarihler boyunca yaşadığı acıların, ihanet ve trajedilerin 21. yüzyılın içten içe çürümüş bu cangılındaki billurlaşmış ifadesi; işgal edilen Efrîn’in kapısından insanlığa selam duran Kawa’nın o görkemli heykeline dönük bu saldırı oldu.

Bu, mitolojik bir kahramanın güncellenmiş anlamlarına dönük bir saldırıydı. Bir direniş mitini modern çağın görkemli halk direnişi içinden üreten-çoğaltan-canlı bir gerçeğe dönüştüren Kürt özgürlük düşüne, örgütlü iradesine ve kendi kaderini tayin etme hakkını somut bir adıma dönüştürme yönelimine dönük bir saldırıydı.

Efrîn’in işgaliyle hedeflenen tüm anlamları kendisinde toplayan bir pratik olarak tarihe şerh oldu.

Toprakları onlarca yıl önce emperyalist vampirlerin masa başı cetvel hesaplarıyla paramparça edilmiş, kendi kaderini tayin etme hakkı en barbarca yöntemlerle gasbedilmiş Kürt halkının tüm zorbalıklara, zulme ve baskılara rağmen yarattığı örgütlü toplumsal gücüyle “ben de varım” demesine hiçbir akbabanın göz yummayacağının bir kez daha ilan edildiği bu koşullarda karşılıyoruz 2018 Newroz’unu…

Onlarca yıllık dişe diş mücadeleyle damıtılmış o görkemli direniş potansiyeline ve bu potansiyelin yarattığı “yeni bir gün”, “yeni bir hayat” arayışına izin verilmeyeceğinin bir kez daha ilan edildiği bu koşullarda…

Bölge halklarının, işçi ve emekçilerin kendi acılarının, ezilmişliklerinin “tarafında” duran bu kadim halkın haykırışlarına; örgütsüzlükleriyle kulak tıkadığı trajik bir dönemeç bu…

Fakat biliyoruz ki onca badireden geçmiş, sayısız katliamın sınavında bilenmiş bu halkın özlemlerini bastıramayacak, özgürlük tutkusunu, direniş azmini kıramayacaklar. İşgalcilikle, seyircilik ve pazarlık masalarında kullanacakları bir kart muameleleriyle bunu yapamayacaklar.

Newroz’a direniş ruhu üfleyerek ölümsüzleştiren Kawa’lar bu gerçeği bir kez daha tarihe yazacaklardır.

Türkiye’nin, emperyalist akbabaların, tüm bölge gericiliklerinin kirli çıkar ve hesaplarıyla kan ve barut kokusuna kestikleri bu coğrafyada on binlerce Kawa olup IŞİD canavarını ezen, işgalci güçleri titreten, yarattığı umutla dünya halklarının kabinde ölümsüz bir yer edinen Kürt halkı serin bir rüzgar gibi esmeye devam edecektir.

Buna ne kadar inanıyorsak, bu rüzgarın kirli bir toz bulutuyla boğulmamasının yegane garantisinin ne olduğunu da o kadar net biliyoruz. Bu, işçi ve emekçilerin kendi çıkarlarına sahip çıktıkları, ezilen bir halkın iradesini taşıdıkları onur bayraklarına yazdıkları bir mücadeleyle mümkündür. İki halkın emekçilerinin özlem ve beklentilerinin ortak mücadele potasında buluştukları

Bunu biliyor, bunu bir görev görüyor ve ezilen kadim Kürt halkına estirdiği o temiz direniş rüzgarını işçi ve emekçilerin toplumsal mücadelesiyle buluşturmak için Newroz ruhuyla mücadeleye asılacağımız sözü veriyoruz.

Kürt ve Türk işçi ve emekçilerinin kendi güçleri dışında dayanacakları bir güç yoktur. Bu bilinç ve bunun gerçekleşeceği günlere olan özlemle “Bijî Newroz!” diyoruz! Newroz’larla 1 Mayıs’ların buluşacağı o görkemli günlere olan inançla…


Yorum yap

E-Mail adresiniz yayımlanmayacak. İşaretli alanları doldurmanız zorunludur *

Yanıtı iptal et
[lvca_spacer desktop_spacing=”50″ tablet_width=”960″ tablet_spacing=”30″ mobile_width=”480″ mobile_spacing=”10″]

İlgili yazılar