2020’de işçi sınıfının durumu, eylemler -II

2020’de işçi sınıfının durumu, eylemler -II

2020, Soma ve Ermenek madencilerinin kararlı direnişleri, Cargill’de yılları deviren direniş, iş cinayetlerinde kaybettiğimiz 2032 işçi, Baldur işçilerinin grev kırıcılara yanıtıyla hafızalara kazındı. Bimeks, Atlas Global, Uzel Makine, Real Market, Özer Elektrik ve yüzlerce işçi eylemi aylarca gündemde kaldı

2020’nin ÖNE ÇIKANLARI

MESS sözleşmeleri sefalet zammıyla bağıtlandı!

2020, 200 fabrikada yaklaşık 140 bin işçinin 3 ayrı sendikada örgütlü olduğu metal işkolundaki MESS Grup sözleşmelerinin satışla bağıtlanmasıyla başladı. Sözleşme dönemi 2019’un Ekim’inde başlamış, görüşmelerde ve arabulucu sürecinde de anlaşmaya varılmamıştı. MESS son olarak ücretlerde yüzde 10 oranında artış teklifi getirirken 3 yıllık sözleşme, esnek-güvencesiz çalışmayı yaygınlaştıracak sözleşme maddelerinden geri adım atmama tutumunu sürdürmüştü. Bu teklifi de kabul edilmeyince lokavt tehdidi savurmuş, sendikalar da tabandaki tepkiyi de dikkate alarak “grev” açıklamaları yapmak zorunda kalmıştı.

MESS’in grev yasağı, yüksek hakem kurulu (YHK) ve son olarak lokavt tehdidi altında alışılmış sembolik eylem kararlarının ötesine geçmeme tutumunun yinelenmesi sürecin fiilen atalete uğratılması dışında bir anlam taşımıyordu.

Nitekim beklenen oldu ve on binlerce metal işçisi kendilerine sorulmadan enflasyon oranının çok çok altında bir sözleşmeye mahkum edildi.

3 yıllık sözleşme, esnek-güvencesiz çalışmanın önünü açacak maddeleri geri çekilse de ilk 6 ay için yüzde 17 diğer 6 aylık bölümler içinse yüzde 6 ile bağıtlanan sözleşme enflasyon ve kriz koşullarında sıfır zam dışında bir anlam taşımıyordu.

Türk Metal’in imzaladığı sözleşme Birleşik Metal ve Öz Çelik-İş tarafından da üç aşağı beş yukarı tekrarlandı.

Şantiyeler hareketliydi

Paipurth İnşaat: Ana yüklenici firmanın Paipurth İnşaat, taşeron firmanın da Altaş İnşaat olduğu Kocaeli/Karamürsel’deki Paipurth Suites şantiyesinde çalışırken yaklaşık 4 aylık ücretleri ödenmeden işten atılan, tehdide-hakarete maruz kalan yedi üyesinin hakları için eylem yapan İnşaat-İş yöneticileri patron tarafının saldırısına uğradı.

İnşaat-İş, Paipurth Suites şantiyesinde çalışıp, ücret ve diğer hakları gasbedilen üyelerinin tüm alacaklarının ödendiğini duyurdu. Sendika, Paipurth İnşaat’ın avukatının gerçekleşen saldırı nedeniyle şirket adına sendika yöneticilerinden özür dilediğini, fakat bu özrün saldırıyı unutturmayacağını belirtti.

Teknopark: İnşaat-İş, AKP’li Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın açılışını yaptığı gün işçilerin çıkışları verilerek şantiye dışına çıkarıldıkları Teknopark’ta direniş başlatan İnşaat-İş, 6. günde tüm hakların ödenmesiyle direnişi sonlandırdı.

Şantiyelerde pandemi ve alınmayan önlemler konusunda birçok eylem gerçekleştirildi.

Soma ve Ermenek madencilerinin kararlı direnişleri

Soma’daki Uyar Madencilik işletmesi 2011 yılında kapandığında 748 işçi kıdem ve ihbar tazminatı ödenmeden işten çıkarıldı; bazılarının ödenmemiş ücretleri, yaralanma tazminatları şirkette kaldı. İşçiler her kapıyı çaldı, dava yoluna gitti, verilen sözlerin tutulmasını sabırla bekledi. Sonunda haklarını almak için savaşmaktan başka yol olmadığını gördüler ve daha önce başka maden işletmelerinde çalışan binlerce işçinin hakkının alınmasını sağlayan Bağımsız Maden İşçileri Sendikası’na katıldılar.

Ağustos 2020’den itibaren Soma’da çeşitli eylemler gerçekleştirdikten sonra 12 Ekim’de Ankara yürüyüşü başlattılar. Her adımlarında asker ve polis tarafından engellendiler, darbedilip, gözaltına alındılar.

İşçiler 301 madencinin anıt mezarlığının yanında abluka altında bekletilirken bir grup işçi yaratıcılıklarını kullanarak Salihli’ye geçtiler. Sabaha doğru burada kuşatılarak, gözaltına alındılar. Bu sırada Bağımsız Maden-İş örgütlenme sorumlusu Kamil Kartal’ın jandarma komutanına hitaben yaptığı konuşma ve “Öyle mi alay komutanı?!” ifadesi sınıf mücadelesi tarihine kaydoldu.

İşçiler bu gözaltından sonra AKP Grup Başkan Vekili Özlem Zengin’le görüştü, müzakere süreci başladı. Fakat bu sözler tutulmadı. Buna karşı bir kez daha Ankara yoluna düştüler ve yine gözaltı ve saldırılardan sonra bu sefer İçişleri Bakanı Süleyman Soylu devreye girdi. Soylu’yla 16 Kasım’da gerçekleşen görüşmede 16 Ocak 2021 tarihine kadar Soma madencilerinin tüm tazminat ve ücretlerinin ödeneceği taahhüt edildi.

Ermenek

Ermenek bölgesinde faaliyet gösteren saha ruhsatları Özbey ailesine ait Cenne 1 no’lu ile Seba Maden ocaklarında, yine Özbey ailesine ait ruhsat sahasında Uyar ailesi tarafından işletilen ve 28 Ekim 2014 tarihinde meydana gelen Has Şekerler Maden ocağındaki faciada hayatını kaybeden 18 maden işçisinin aileleri ile maden Ocağı’nın kapatılması nedeniyle işten çıkarılan maden işçilerinin ödenmesi gereken başta Ölüm, İş kazası, Malullük ile Kıdem, İhbar ve diğer alacaklarının ödenmesinin sağlanması ve faaliyette olan maden ocaklarında öncelikle işçi sağlığı ve iş güvenliği önlemlerinin mevzuata uygun olarak yerine getirilmesi talepleriyle Bağımsız Maden-İş öncülüğünde Eylül ayının son günlerinde direniş başlattı. İşçi sağlığı ve güvenliği önlemlerinin olmadığı ocakları kapatan ve çalıştıkları ocağın önünde direniş sürdüren işçiler, Soma Uyar Madencilik işçileriyle eşzamanlı olarak 12 Ekim’de Ankara’ya yürümek istedi. İşçiler ve ailelerine burada saldırıldı, gaz bombaları kullanıldı. 100 günü çoktan deviren direniş sürecinde işçiler Güneyyurt Meydanı’nı direniş alanına dönüştürdü ve kendilerine verilen sayısız söze rağmen Özbey’in kaçak kömür çıkarmasına rıza gösteren devlet bu sözleri takip etmedi. İşçiler son olarak 25 Kasım’da bir kez daha Ankara’ya yürümek istedi, önlerine çıkarılan jandarma barikatına yüklendikleri anda plastik mermiler, biber gazı ve coplarla saldırıya uğradı, Bağımsız Maden-İş Başkanı Tahir Çelik’in de aralarında olduğu on işçi gözaltına alındı.

Ermenekli işçiler ve aileleri Güneyyurt Meydanı’ndan çıkarıldı, eşyaları dağıtıldı, esnaf tehdit edildi, kentte adeta OHAl ilan edildi. İşçilerin her hafta yapmak istedikleri basın açıklamalarına bile tahammül gösterilmedi.

Ermenekli işçiler ve aileleri direniş sürecinden biriktirdikleri derslerle direnmeye devam etme kararlılığıyla yeni adımlara hazırlanıyor.

Cargill işçilerinin direnişi yılları devirdi

Bursa Orhangazi’de faaliyet gösteren Cargill Fabrikası’ndaki işlerine Tek Gıda-İş’e üye oldukları için son verilen, mahkemelerden işe iade kararları çıkarttıran fakat buna rağmen işe dönüşleri sağlanmayan Cargill işçilerinin inatçı direnişleri 1000 günü devirdi.

Yfa Momentum’da işçilere ve sendikaya patron saldırısı

Devrimci Tekstil İşçileri Sendikası (DEV TEKSTİL) Avcılar’da bulunan Yfa Momentum patronu ve yöneticilerinin işçi ve sendika düşmanı tutumunu protesto etmek için 18 Şubat Salı günü fabrika önünde gerçekleştirdi. Patron temsilcileri polis gözetiminde açıklamaya saldırdı! Saldıranlar değil, saldırıya uğrayanlar gözaltına alındı.

Taşeron PTT işçilerinin yağmurda, soğukta oturma eylemi

Bir taşeron işçi cehennemine dönüştürülen PTT’de yıllardır yaşanan taşeronlaştırmalarla ağır/güvencesiz çalışma koşullarına mahkum edilen binlerce işçinin örgütlendiği bağımsız PTT-Sen ve PTT Kargo-Sen’in yöneticilerinin sendikal kıyıma uğraması, ücretsiz izin dayatmasıyla tasfiye edilmeye çalışılması ve üyelerinin baskıyla istifaya zorlanmasına karşı İstanbul, İzmir ve Bursa’da PTT Baş Müdürlükleri önünde oturma eylemleri başlatıldı.

PTT’de örgütlenerek çoğunluğu sağlamaya doğru gidince yöneticileri 29. maddeyle işten çıkarılan, zorla ücretsiz izne gönderilen, üyeleri baskıyla istifaya zorlanan PTT-Sen’in eylemi sürüyor.

Baldur Süspansiyon’da yılın son grevi sürüyor

Kocaeli Çayırova’da Şekerpınar Organize Sanayi Bölgesi’ndeki Baldur Süspansiyon Fabrikası’nda Birleşik Metal-İş’e üye olan üç işçinin işten atılması üzerine direniş başlamıştı. 25 Aralıkta ise sendika greve kararı alarak bunu duyurdu.

Patron grevi kırmak için on beş grev kırıcıyı fabrikaya sokmaya çalıştı, buna direnen işçilerden dördü ve bir sendika yöneticisi gözaltına alındı.

Ne işçi kıyımı ne de sendikadan istifa baskıları Baldur işçilerinin eyleminin önüne geçemeyecek!

130 gün direnen Özer Elektrik işçileri kazandı

Gebze’de bulunan Özer Elektrik’te çalışan işçiler, DİSK’e bağlı Birleşik Metal İş Sendikası Gebze 2 No’lu Şube’ye üye olmalarının ardından İş Kanunu’nun 25/2 maddesinden işten atılmaları üzerine direnişe başlamıştı. Bu süreçte patron da sendikanın yetkisine itiraz etmişti.

Özer Elektrik işçilerinin 130 gün süren direnişi Aralık’ın ilk haftasında kazanımla sonuçlandı. Sendika avukatlarıyla patron tarafının temsilcileri arasında imzalanan protokole göre işçilerin tüm alacakları alındı, 25/2 maddesi kaldırıldı, işe geri dönmek isteyenlerin önündeki engel kaldırıldı.

Tazminat hakkı, ücret, sendikalaşma hakkı mücadeleleri

2020 yılı, Bimeks, Atlas Global, Uzel Makine, Real Market, Özer Elektrik, Muğla, Urfa, Kastamonu TÜVTÜRK, Çorum Ambarlar, Mersin ve Adana’daki Şişecam işçilerinin de direnişleriyle, gasp edilmeye çalışılan haklarını söke söke alma çabalarıyla geçti.

İŞ CİNAYETLERİ!..

2020 aynı zamanda Büyük Coşkunlar Havai Fişek Fabrikası’ndaki patlamayla akıllarda kaldı. Buna son olarak Antep’teki SANKO Üniversite Hastanesi’nin pandemi bölümünde kullanılan oksijen tüpünün patlamasıyla yaşanan ölümler eklendi. Her zaman olduğu gibi her iki patlama ya da iş cinayeti alınmayan önlemleri, yapılan maliyet hesaplarını, gerçekleşmeyen denetimleri gözler önüne serdi.

Bu politikalar 2020’nin ilk 11 ayında en az 2032 işçinin katline neden oldu.

Büyük Coşkunlar Havai Fişek

Sakarya Hendek’teki Büyük Coşkunlar Havai Fişek Fabrikası’nda 3 Temmuz’da meydana gelen ve yedi işçinin ölümüne, 114’ünün de yaralanmasına neden olan patlamanın ardından yaşananlar işçi sağlığı ve iş güvenliği sorununun işçi sınıfının mücadelesinin en önemli ayaklarından birini oluşturduğunu bir kez daha gösterdi.

Sahibi aynı zamanda MÜSİAD’ın il başkanı da olan fabrikada kullanılması gereken sanayi tipi fanın yerine maliyeti düşük konut tipi fanın kullanılması mı dersiniz, taşıma elektrik mi, depolama ve üretimin tüzüğe aykırı olmasını mı, işçilere antistatik ayakkabı verilmediğini mi…

Göz göre göre geldiği ve hiçbir denetim yapılmadığı için havai fişek gibi riskli bir işin derme çatma binalarda gerçekleştirilebildiği daha ilk bakışta anlaşılıyorken Hendek Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında hazırlanan bilirkişi raporu, patlama öncesi ve sonrası görüntülerin karşılaştırılması, tanıkların ifadesiyle bu gerçekleri bilimsel bir çerçeveye oturttu.

Fabrikada patlama yaşandığında yandaş patronlar bizzat Erdoğan tarafından arandı. MÜSİAD, işçiler ve aileleri kaybettikleri işçilerin yasını tutarken kalabalık bir heyet olarak, adeta gövde gösterisi yaparcasına kente gelerek, lüks bir restorantta yemek yedi. Bu görüntü tarihe unutulmaz karelerden biri olarak geçti.

Özel SANKO Üniversitesi Hastanesi’nde oksijen tüpü patladı: 11 hasta hayatını kaybetti

2020’nin son günlerinde (19 Aralık) yüksek akım oksijen cihazından kaynaklanan ve oksijen sisteminin etkilenmesi sonucu çıkan yangında 11 hasta hayatını kaybetti, olası bir yangın konusunda gerekli önlemler alınmadığı için hastaları kurtarmak üzere alevlerin arasına dalan onlarca sağlık emekçisi yaralandı, dumandan etkilendi.

Hastane patronlarının kar dışında bir şey düşünmedikleri, gerek hastaların gerekse sağlık emekçilerinin canını hiçe sayacak bir vampirlikle hareket ettiklerinin ifadesi olan bu gelişmede, yetkili merci olan Sağlık Bakanlığı’nın da diğer patlama ve katliamlardaki resmi makamların tutumunda olduğu gibi görevini yapmadığı açığa çıktı. Keza bu hastanede muhtemelen kalitesiz ya da arızalı oksijen tüplerinin kullanıldığını biliyor olmasına rağmen gerekli uyarıyı patlamadan 1 gün önce yaptığı açığa çıktı.

Daha da vahimi, basına sızdırılan bilgilerden de anlaşılacağı gibi, birçok hastanede korona hastalarının tedavisinde yaygın olarak kullanılan düşük kaliteli oksijen terapi cihazlarının yangın çıkardığı yönünde Sağlık Bakanlığı’na şikayet gittiği halde bu cihazların kullanılmaya devam edilmesidir.


Yorum yap

E-Mail adresiniz yayımlanmayacak. İşaretli alanları doldurmanız zorunludur *

Yanıtı iptal et

İlgili yazılar