755. hafta

  • In _
  • 14/09/2019
755. hafta

Cumartesi Anneleri 755. hafta eylemlerinde 12 Eylül’de kaybedilenlerin akıbetini sordu.

Cumartesi Anneleri 755. haftada 12 Eylül’de kaybedilenlerin akıbetini sordu. Galatasaray Meydanı’nın kendilerine yasaklanmasının üzerinden 56 hafta geçen anneler, 755. Hafta eylemlerini İHD’nin bulunduğu Çukurçeşme Sokak’ta, polis yığınağı altında yaptı. Haftanın açıklamasını Maside Ocak yaptı.

12 Eylül faşist darbesinin üzerinden 39 yıl geçmiş olmasına rağmen, işkencehanelerde kaybedilen onlarca insanın akıbeti hala bilinmiyor, Failleri hala korunuyor. Bu gerçekliğe vurgu yapan basın açıklamasında “Tanıklara rağmen, belgelere rağmen, Adli Tıp raporlarına rağmen, TBMM raporuna rağmen 12 Eylül’de gözaltında kaybedilen evlatlarımız için adalet sağlanmıyor. Özetle 12 Eylül bizim için 39 yıldır sürüyor. 12 Eylül’ün milyonlarca kişinin hayatını etkileyerek ağır travmalara neden olan kanlı mirası bugünümüzü de zehirliyor.” Denilerek 12 Eylül’ün gözaltında kayıpları inkar eden ve cezasız bırakan zihniyetinin bugün de sürdüğü vurgulandı.

Eylemde ayrıca Diyarbakır’da HDP İl binası önünde oturan ailelere ve Kızıltepe Jitem davasına da dikkat çekildi.

Diyarbakır HDP binası önünde oturan ailelerin acısını en iyi kendilerinin anladığını belirten Cumartesi Anneleri açıklamada “Onların acılarının araçsallaştırılması, günlük siyasetin bir parçası haline getirilmesi en çok bizi yaralar. Her annenin evladına kavuşma talebi bizim de talebimizdir. Yüksek sesle haykırıyoruz; barış olsun anneler evlatlarına kavuşsun! Barış olsun ne asker, ne polis, ne gerilla annesi ağlamasın” dedi.

“1992-1995 yılları arasında 12 kişinin gözaltında kaybedilmesi ve 10 kişinin infaz edilmesi ile ilgili yürütülen Kızıltepe JİTEM davasında ise delillere ve tanıklara rağmen beraatla sonuçlanmasına değinen açıklamada, “Mahkeme JİTEM’in varlığını inkar etti. JİTEM’in Bıçak Timi aklandı. Mahkeme eliyle hakikatin üzeri kalın bir örtüyle kapatıldı. Hakikat ve adalet zaman aşımında yok edildi. Bin bir zorlukla yargıya taşınan bu dava da cezasızlık geleneğinin bir parçası oldu. Cevap verin o zaman; Gözaltına alındıktan çok uzun yıllar sonra ölüm kuyularında kemiklerine ulaştığımız evlatlarımızı davanın sanıklarından Albay Hasan Atilla Uğur ve diğer 8 kişi öldürmediyse, onları işkenceyle öldürüp kuyulara kim gömdü? Cevap verin o zaman; devletin güvenlik güçlerince gözaltına alınan, devletin resmi binalarında işkenceyle öldürülüp kuyulara gömülen evlatlarımız için adaleti mahkemelerde değilse nerede arayalım?” denilerek karar tepki gösterildi.

Eylem yapılan açıklamaların ardından sonlandırıldı.


Yorum yap

E-Mail adresiniz yayımlanmayacak. İşaretli alanları doldurmanız zorunludur *

Yanıtı iptal et

İlgili yazılar