ABD’de de çarşı karıştı

ABD’de de çarşı karıştı

Sadece Amerikan demokrasisinin iflâsına tanıklık etmiyoruz aslında. Tarihsel bakımdan zamanı geçmiş liberal demokrasinin cenaze töreni yapılıyor bir anlamda. Hem de “demokrasinin beşiği/vitrini” olarak pazarlanan bir ülkede

Cihan Çetin

6 Ocak 2021, ABD’de 3 Kasım’da yapılan seçim sonuçlarının ABD kongresinde sembolik olarak kabul edilip onaylanacağı gündü.

“Gündü” diyoruz çünkü Trump’un aynı gün Washington’da kongrede yapılacak bu sembolik işlemi dahi ‘tanımayacağı’na yönelik konuşmasının ardından Trump taraftarları ABD Kongresi’ni bastı ve sembolik seçimi engelledi.

Trump, adaylık sürecinin kayda değer bir kısmını ‘seçimlerin çalınacağı’ iddiasını seçmenlerine inandırmakla geçirdi. 3 Kasım’dan sonra da ‘ben size demiştim’ diyerek kaybettiği seçimi aslında kazandığını ve oylarının çalındığı iddiasıyla seçimin iptali de dahil her türlü girişimde bulundu.

Ancak ABD siyasetinin tepesinde bunlar olurken, aslında George Floyd’un katledildiği Mayıs ayından bu yana ABD sokakları karışmış durumda. Pandemi ile kapitalist krizin hızlanmasının sonuçları kendisini ABD’de gösterdi. İşsizlik ve yoksulluk patlama yapmakla kalmadı toplumsal kutuplaşma derinleşip keskinleşti. Öyle ki 2020 Baharı’ndan beri en ufak bir durumda kitleler çatışmalı biçimde karşı karşıya geldi.

Trump, topal ördek* olmasına rağmen, seçimi kazanıp kazanamamasından da bağımsız olarak bu çatışma anlarında ABD sağını, özellikle de silahlı faşist grupları açıkça destekleyerek olayların köpürmesinde de birinci derecede rol aldı.

Bu kısa tarihsel sürece baktığımızda bile, bugün yaşanan olayların durgun gökte çakan bir şimşek olmadığı görülür. Bu yazının kaleme alındığı anlarda ABD’de herkes “olaylar nasıl bu hale” geldi diye sorarak şaşkınlığını dile getiriyor.

Onlara da hak vermek gerekir aslında(!) Yüzyılı aşkın bir süredir ‘demokrasi’ adına dünyaya her türlü kötülüğü ihraç eden ABD emperyalizmi, daha doğrusu bu masalla uyutulup dünyanın değişik yörelerindeki kanlı darbeler ve savaşların destekçisi haline getirilen Amerikalılar, kendi ‘demokrasi’lerinin bir gün bu hallere düşeceğini rüyalarında dahi görseler inanmayacak bir akıl tutulması içindelerdi. Bugün bu kabusu yaşadılar.

Sadece Amerikan demokrasisinin iflâsına tanıklık etmiyoruz aslında. Tarihsel bakımdan zamanı geçmiş liberal demokrasinin cenaze töreni yapılıyor bir anlamda. Hem de “demokrasinin beşiği/vitrini” olarak pazarlanan bir ülkede.

Manzaraya bakar mısınız: Amerikan orta sınıfı, Trump gibi bir diktatör özentisinin arkasında saf tutup meşhur ABD demokrasisine karşı silahlarına sarılmakta, ABD demokrasisinin kalbi kabul edilen Kongre binasını işgal etmekte.

Yazının yazıldığı sıralarda Trump’ın ‘ulusal muhafızları’ göreve çağırdığı haberleri düştü. Arkasından canlı yayına çıkarak kongreyi basan  protestoculara ‘üzüldüğünüzü, canınızın acıdığını biliyorum ama evinize dönün’ çağrısı yaptı. Trump’un çağrısından çok kısa bir süre önce de Biden, Trump’ın olaylardaki rolüne işaret ederek acilen TV’ye çıkıp protestocuları durdurma çağrısı yapmasını istemişti.

Washington belediyesinin saat 18:00’den sonra sokağa çıkma yasağı ilan etmesine karşılık protestocuların Trump’un ‘Eve dönün’ çağrısına nasıl cevap vereceği birkaç saat içinde belli olacak. Ancak ‘ulusal muhafız’lar veya kent polis gücüyle daha büyük çatışmalara girmeleri olasılığı zayıf gözüküyor.

6 Ocak olaylarının bir son olduğunu düşünmek yanlış olur. Neoliberal birikim modelinin derinleştirip keskinleştirdiği çelişkiler üzerine binen 2008 kriziyle birlikte ABD’de de testi çatladı bir kez. Öyle ki, neoliberal kapitalizmin yarattığı yıkımı küçük dokunuşlarla tersine çevirebilecek siyasi ve yapısal konjonktür ABD içinde de uzun süredir ortadan kalkmış durumda. Bugün ortaya çıkan bu görüntülerin arkasında da bu siyasal tıkanma var zaten. Dolayısıyla 2021’in, ABD içinde de zaman zaman parlayan sert sınıf çatışmalarına tanık olacağımız bir yıl olarak geçeceği kesin. Bunların sıklığını ve şiddetini ise yaşayarak göreceğiz.

*Topal Ördek: ABD’de bir başkan en fazla 2 defa seçilir. Bu nedenle 8. yılındaki başkana görevinin işlevsizleşmesinden dolayı ‘topal ördek’ denir. Aynı ifade seçimi kaybeden başkanın Beyaz Saray’da geçireceği son günler için de kullanılır.


Yorum yap

E-Mail adresiniz yayımlanmayacak. İşaretli alanları doldurmanız zorunludur *

Yanıtı iptal et

İlgili yazılar