Adem Çelik direnişçisi: Polis de patron da tehdit etti

Adem Çelik direnişçisi: Polis de patron da tehdit etti

Adem Çelik Şirketler Grubu Beykent Üniversitesi Avalon şantiyesinde çalışırken hakları gasbedilerek işten atılan ve 36 gün şirket binası önünde direniş gerçekleştiren İnşaat-İş üyesi işçiler, İHD Çalışma Yaşamı Komisyonu’yla birlikte basın açıklaması gerçekleştirdi

Adem Çelik Şirketler Grubu’na bağlı Beykent Üniversitesi Avalon şantiyesinde çalışırken hakları gasbedilerek işten atılan ve 36 gün boyunca şirket merkezi önünde gerçekleştirdikleri direnişte üzerlerine araç sürülen, polis saldırısına maruz kalan, gözaltına alınan, sayısız soruşturmaya uğrayan işçiler, bugün İHD İstanbul Şubesi Çalışma Yaşamı Komisyonu üyeleriyle birlikte basın açıklaması gerçekleştirdiler. Basın açıklamasına eylemde bulunan işçilerle birlikte İHD Çalışma Yaşamı Komisyonu üyeleri Soner Özkan ve Kenan Görgülü katıldı.

Açıklamada komisyon adına konuşan Kenan Güngördü hak gaspı ve direnişe ilişkin raporu kısaca özetledi. 30 Ekim ve 26 Kasım tarihlerinde işlerine haksız yere son verilen İnşaat-İş üyesi 28 işçinin parasal ve birtakım haklarının ödenmediğini, şantiyede halen 125 işçinin çalıştığını, işlerine son verilen işçilerin 11 Kasım’da direnişe başladıklarını anlatan Güngördü, komisyon olarak 26 Aralık’ta direniş alanına gittiklerini, işçilerle görüşüp, taleplerini aldıktan sonra sorunları şirkete iletmek ve çözüm geliştirilmesini talep etmek üzere içeriye girdiklerini kaydetti. Heyet olarak yönetimle görüşme talep ettiklerini ve kendilerinin hukuk müşaviri olarak tanıtılan bir şahsa yönlendirildiklerini söyleyen Güngördü, görüşme yaptıkları kişinin ismini ısrarla belirtmediğini, bir şirket avukatının bu tutumuna anlam veremediklerini, şahsın kendilerine kaygılarının olması nedeniyle isim vermediğini söylediğini aktardı.

Özetlenen raporda iki işçi temsilcisiyle yapılan görüşme şöyle aktarıldı:

Beykent Üniversitesi’nin  Beylikdüzü’nde bulunan Avalon Şantiyesinde kampüs binalarının tadilatını yapmakta olan  Adem Çelik Şirketler Grubu bünyesinde çalışanların haklarının işveren tarafından gasp edilmesine dair sorunlar bir yılı aşkın zamandır devam etmektedir.

 

Son olarak; ilki 30 Ekim ve ikincisi 26 Kasım’da işlerine haksız yere son verilen, İnşaat İş Sendikası üyesi toplam 28 işçi sendikanın da desteği ile, kazanılmış parasal haklarının ödenmesi talebi ile direniş eylemi başlatmıştır.

 

Görüşmelerde; Halen 125 kadar işçinin  Avalon şantiyesinde inşaat işlerinde çalışmaya devam ettiği ancak 11 Kasım’da direnişin başlaması ve bu haberin kamuoyunda duyulması ardından, işyerine denetim yapılması ihtimali nedeniyle  işyerinde kaçak olarak çalıştırılan 85 kadar Türkmenistan, Afganistan ve Suriye’li göçmen işçinin işten çıkarıldığı,

 

İşçilerin, şirket inşaat sahasında elektrik işlerini yapmakta oldukları, 30 Ekimde çıkarılan 13 işçinin, iş azalması gerekçesiyle işten çıkarılmış olmasına rağmen resmi belgelerde gerekçe olarak, İş Kanununda işverene, işçinin Ahlak ve iyi niyet kurallarına uymayan haller nedeniyle iş sözleşmesini (haklı nedenle ve derhal) sona erdirme hakkı veren 25/2. maddesi kapsamında iş akitlerinin fesh edildiğinin yazılması ( Bu fesih türü sonucunda işçi herhangi bir tazminata hak kazanamayacağı gibi iş güvencesi hükümlerinden ve işsizlik ödeneğinden de yararlanamamaktadır. 25. Maddeye dayanılarak iş akitlerinin fesh edildiğinin yazılması nedeniyle işçilerin sadece üçünün  işsizlik maaşı alabildiği,

 

İşverenle yapılan ilk görüşmelerde, işçi alacaklarının ödeneceğine dair sözler verildiği ancak bu sözlerin tutulmadığı ve bu nedenle eylemlerine başladıkları,

 

Olayı kamuoyuna duyurdukları, Savcılığa, CİMER e suç duyurusunda bulunduklarını,  yargıya ve arabuluculuk kurumuna başvurmadıklarını, başvurulsa dahi üç yıl kadar süren bir yargı sürecinin caydırıcı olduğunu, bunun da ayrıca mağduriyet yarattığını,

 

Eylemlilik sürecinde çeşitli baskılara maruz bırakıldıklarını;  23 Kasım günü oturma eylemi yapan 24 işçinin  topluca gözaltına alındığını, sonraki günlerde sendika temsilcisinin de  gözaltına alındığını,

 

Eylemde kullandıkları ses cihazına, gürültü yapıyor diye polis tarafından el konulduğunu,

 

Patron Adem Çelik in aracını kullanan şoförün 26 Kasım günü aracı işçilerin üzerine sürdüğünü,

 

Eyleme sendika ve dernekler gibi emek örgütlerinden, devrimci sosyalist demokratik siyasi gruplardan ve kurumlardan dayanışma amaçlı destek ziyaretleri yapılmakla birlikte, maddi katkıların düzensiz ve yetersiz olduğunu, 

 

Beykent Üniversitesi yerleşkesinde öğrenim gören öğrencilerin işçilerin eylemine destek vermeleri durumunda baskıya ve burslarının kesileceği yolunda tehdide  maruz bırakıldıkları,

 

İşverenin işçileri ve direnişi çevreye “terörist” olarak tanıtarak desteği kesmeye çalıştığı, ancak 34 gündür devam eden bu eylemlerin, haklarını alacakları güne kadar devam edeceği ifade edilmiştir.

Raporda patron temsilcisi (Şirketin hukuk müşaviri olduğu söylenen bu kişi adını vermekten imtina etmiştir)  ile yapılan görüşme şöyle aktarıldı:

İşçilerin hak taleplerinin haksız olduğu , bu nedenle bu talepleri kabul etmedikleri, işçilerle “Belirli süreli iş sözleşmesi” yaptıklarını, sözleşmelerin süresi dolduğu için işlerine son verildiği, kendileriyle görüşen bir işçiye ödeme yapıldığı,

 

Daha önce de sendika yöneticileri ile bu konuda görüşme yaptıkları, ayrıca işçilerin yargıya başvurarak hak talep edebileceklerini,

 

İşçilerin üzerine araç sürülmesi olayının yanlış aktarıldığını,

 

İşçilerin otopark girişini kapatması nedeniyle şoförün geçmek için üzerlerine aracı sürdüğü, ifade edilmiştir.

Direnişte olan inşaat işçilerinin tüm haklarının eksiksiz ödenmesi, işçilerle bir an evvel diyaloğa geçilerek mağduriyetlerinin giderilmesi için patron ve  Çalışma Bakanlığı başta olmak üzere tüm yetkili kurumları sorumluluğa ve göreve çağıran, demokratik kamuoyunu çalışma yaşamında ortaya çıkan sorunlara yeterli duyarlılık göstermeye davet ederek biten raporun aktarılmasından sonra direnişçi işçilerden Salih Çet, 4 Nisan’da söz konusu iş yerinde işe başladığını belirterek şöyle konuştu:

Bana işe girerken iki aylık bir iş olduğunu, yevmiye usulü çalışılacağını bu nedenle de sosyal haklarımın olmadığını söylediler. Kabul ettim ve işe başladım. İki ayın sonunda ise devam etmemizi, haklarımızı vereceklerini söylediler. Biz işe devam ettik. Fakat daha sonra piyasanın kötü olduğunu belirterek bize bazı haklarımızı vermemeye başladılar.

 

Bu şartlarda işi kabul ediyorsak çalışmamızı yoksa zaten dışarıda iş bulamayacağımız için işsiz kalacağımızı söylediler. Onlar için ekonomik kriz bize karşı bir kozdu. Haklarımızı istedik, alamadan işten çıkartmaya başladılar. Bazı arkadaşlarımız kovulma korkusuyla bir süre sustu. 30 Ekim’de işlerimize son vermeye başladılar.

 

Sözleşmemizi belirli süreli yapmışlar ve 30 Ekim’de sigortaya istifa etmişiz gibi bildirimde bulunmuşlar. İşten çıkartılanlar hakları ödenmezse eylem yapacaklarını duyurdular.

 

İlk olarak 11 Kasım’da 13 arkadaşımız şirketin ana binasının önünde eylem yapmaya başladı. Eylemin ikinci gününde içeriden çağrıldılar. Özür dilediler, haklarınızı gün içerisinde ödeyeceğiz dediler, aynı eylem yapan 13 kişiye belirli bir ücret yattı fakat yasal olanın üçte biri kadar.

 

İhbar tazminatımızı vermediler, hafta sonu çalışmalarımızı hesaplamadılar, bayram mesailerini saymadılar. İtiraz ettik, bu sefer mahkemeye gidin dediler. Çalışmaya devam eden arkadaşlar hakları ödenmezse iş yapmama haklarını kullanacaklarını söylediler.

 

“Tehdit edildik”

 

Fakat Adem Çelik hırs yapmış ve bizi tehdit etmeye başladı. Çalışan kişileri işten çıkartmakla, işsizlik maaşı ödememekle, polisle müdahalede bulundurmakla tehdit etti.

 

26 Kasım’da işe gelen çalışan grup sözleşmelerinin feshedildiğini öğrendi ve 11 Kasım’da eyleme çıkan arkadaşlarla birlikte eyleme başladı.

 

Eylem süresince gözaltına alındık, polis amiri bizi tutuklatmakla tehdit etti, ses sistemimize el koydu, Adem Çelik’in şoförü üstümüze araba sürdü. Oysa bizim tek istediğimiz hakkımızdı. Başka bir şey istemedik.”


Yorum yap

E-Mail adresiniz yayımlanmayacak. İşaretli alanları doldurmanız zorunludur *

Yanıtı iptal et

İlgili yazılar