Altın madeni için 195 bin ağaç kesildi!

Altın madeni için 195 bin ağaç kesildi!

Çanakkale’nin Kirazlı Köyü’nde altın amdeni için ÇED raporunda 45 bin ağaç kesileceği belirtilmesine rağmen, 195 bin ağaç kesildi.

Ekolojik denge altüst olmuş, iklim değişiklikleri artık somu-hissedilir bir nitelik kazanmışken tüm bunların en önemli nedenlerinden biri olan doğanın, ağacın, suyun talanı-yağması politikaları gözüdönmüşçe devam ediyor. AKP’nin yandaş müteahhit şirketi Kalyon’un Beykoz’un Kuzey Kirazlı ve Güney Kirazlı özel ormanlarına (Sit alanı olarak kabul edilmiş) 553 adet villa yapmasını engelleyen tüm yasal prosedürler devlet eliyle ortadan kaldırılıp, 5 bin ağacın katledilmesi için son aşamaya gelindi. Aynı yaklaşım birçok yerde sözkonu.

Çanakkale’nin Kirazlı köyündeki altın madeni için de ÇED raporunda 45 bin ağaç kesileceği belirtilmesine rağmen, 195 bin ağaç kesildiği öğrenildi.

HDP İstanbul Milletvekili Ali Kenanoğlu konuyu bir soru önergesiyle Meclis gündemine taşıdı.

Kenanoğlu soru önergesinde altın madeninin siyanürle çıkarılacağını hatırlatarak hem bölgedeki doğal yaşamın hem de bölge halkının sağlığının tehdit altında olacağını vurguladı.

TBMM başkanlığına gönderilen önergede şunlar belirtildi:

ÇED raporunda, maden faaliyeti kapsamında 45.000 ağacın ‘yerinden edileceği’ (katledileceği) belirtilmekte iken gerçekte belirtilen sayının 4 katı büyüklüğünde bir katliam gerçekleştirildiği yakın zamanda ortaya çık(arıl)mıştır.

 

Maden havzasının yer aldığı alan, birbirinden farklı 283 bitki ve 186 hayvan türüne ev sahipliği yapmaktadır. Bu türlere ev sahipliği yapan ve yine bu türlerle beraber bölge ekosisteminin özgün işleyişini mümkün kılan ağaçların katledildiği düşünüldüğünde, kurulan maden ocağının son derece yıkıcı, geri dönüşü mümkün olmayan etkileri olacaktır.

 

Öte taraftan, maden 180.000 insanın su ihtiyacını karşılayan Atikhisar Barajı ve çok sayıda yeraltı ve yerüstü su kaynakları ile aynı su havzasında yer almaktadır. Doğadan maden gasp etme işlemi sırasında Doğu Biga Madencilik A.Ş tarafından siyanürün kullanıldığı ve havzadaki su kaynaklarına siyanürün sızma ihtimalinin son derece güçlü bir ihtimal olduğu göz önünde bulundurulduğunda bölgedeki doğal yaşam ve insan sağlığı tehdit altındadır.

Çevre ve Şehircilik Bakanı Murat Kurum tarafından yazılı olarak cevaplandırılması istenen sorular ise şöyle:

ÇED raporunda belirtilenden yaklaşık 4 katı büyüklüğünde ağaç katliamına imza atarak yasadışı bir süreç işleten Doğu Biga Madencilik A.Ş hala faaliyetlerini sürdürmekte midir? Bu şirket hakkında bir işlem başlatılmış mıdır?

 

Kirazlı Maden Ocağı’nın bölge halkının içme suyu ihtiyacını karşılayan Atikhisar Barajı ile aynı su havzasında kurulmasına hangi gerekçelerle izin verilmiştir?

 

Yüzde 98.7’si ormanlık alan içerisinde kalan Kirazlı Maden Ocağı’nın kurulmasına Bakanlığınız tarafından hangi gerekçelerle izin verilmiştir?


Yorum yap

E-Mail adresiniz yayımlanmayacak. İşaretli alanları doldurmanız zorunludur *

Yanıtı iptal et

İlgili yazılar