Ankara Kadın Platformu: Gülistan Doku nerede?

Ankara Kadın Platformu: Gülistan Doku nerede?

Dersim’de 12 gündür haber alınamayan Gülistan Doku’ya ilişkin basın açıklaması gerçekleştiren Ankara Kadın Platformu, “Gülistan bulunana ve durum aydınlatılana kadar peşini bırakmayacağız” diye belirtti.

Ankara Kadın Platformu, Dersim’de 12 gündür haber alınmayan Munzur Üniversitesi öğrencisi Gülistan Doku’ya ilişkin basın açıklaması gerçekleştirerek, “Gülistan Doku nerede?” diye sordu. Çocuk istismarı ve kadına dönük şiddetin ülke genelinde devam ettiği, fakat Kürdistan’da yaşanan bu tür olaylar karşısında bilinçli bir örtbas etme tutumu takınıldığı belirtilen açıklamada, “Ankara Kadın Platformu olarak erkek egemen sisteme ve politikalarına karşı mücadele etmeye devam edeceğiz” diye vurgulandı.

Platform adına Dilek Yıldız’ın okuduğu açıklamada şunlar ifade edildi:

‘Bu gizem neden?’

 

Dersim herkesin birbirini tanıdığı, bildiği küçük bir kent. Bırakın insanları, taşların bile bilindiği, nefesinizin dahi takip edildiği bir kentte bunca zamandır Gülistan’dan haber alınamıyor. Dolayısıyla biz bu olayın örtbas edilmeye çalışıldığını, Gülistan’ın bulunması için ciddi bir çalışma yürütülmediği kanısındayız. Özellikle birinci fail niteliğinde olan şahsın durumu ile ilgili olarak açık ve net bir şekilde kamuoyu bilgilendirilmedi. Önce bu kişinin yurtdışına çıktığı söylendi, sonra gözetim altında olduğu söylendi. Peki gözetim altında olan kişinin ifadeleri neden kamuoyuyla paylaşılmıyor. Bu gizem neden?

 

Kadın örgütleri olarak bu durumun üstünün örtülmesine izin vermeyeceğiz.  

 

‘İstismar, tecavüz, ölüm olağanlaştırılmaya çalışılıyor’

 

Kadınlara yönelik tacizin, istismarın, tecavüzün, ölümün olağan hale getirilmeye çalışıldığını biliyoruz. Gülistan’ın kayıp olmasının önemsenmediği, kamuoyunun yeterince bilgilendirilmediği bir yaklaşım söz konusu. Ama kadın örgütleri olarak bu işin takipçisi olacağız.

 

İnsanlar kaybolmaz, kaybedilir. Bu kadınların da gerçeği haline geldi. Maalesef kadınlar öldürülüyor ya da ölüme sürükleniyor.

 

‘Bir duyarlılık varsa kadın örgütleri ve halk sayesinde var’

 

Bu meseleye yaklaşımda bir duyarlılık varsa kadın örgütleri ve Dersim halkının mücadelesi sonucundadır. Bugün Gülistan’ın arkadaşları, ailesi ve kadın örgütleri Gülistan nerede sorusunu sormaya devam ediyor. Bu sorunun muhatapları ve soruya cevap vermesi gerekenler yürüyüşlere müdahale ediyor, kadınların sesini kısmaya çalışıyor. 

 

Bu ülkenin en can alıcı sorunlarından biri kadınlara yönelik şiddet ve çocuk istismarıdır. Sadece son bir haftada açığa çıkan istismar vakalarına baktığımızda kadına yönelik şiddetin ve çocuk istismarının boyutlarını görebiliriz. Kadına ve çocuğa yönelik istismar ve şiddet iktidarın politikalarından bağımsız değildir. 

 

Pertek’te istismarın üstü örtülmeye çalışıldı

 

Dersim’de Gülistan’ın kaybolması ve Pertek’te çocuklara yönelik istismar olayı bu politikanın nasıl işletildiğini, nasıl görmezden gelindiğini ve üstünün örtüldüğünü gösteriyor. Özellikle Pertek’te Harun Y. isimli bir şahsın 15’e yakın çocuğu taciz ve istismar ettiğine dair kamuoyuna yansıyan bilgiler var. Yine Pertek halkının çabası ile Harun Y. ve 3 kişi tutuklandı. Ama biz biliyoruz ki Harun Y. sadece bu istismar ile gündeme gelmedi, daha önce 2015 yılında zihinsel engelli bir çocuğun istismarı ile gündeme geldi ve o olayın üstü örtüldü. Dolayısıyla eğer o gün ciddi bir yargılama süreci yaşanmış olsaydı, gerçekten bu konuya ciddiyetle eğilmiş olunsaydı bugün bu çocuklar bu durumu yaşamayacaktı. Açıkçası bir göz yumma siyaseti izleniyor. Özellikle Dersim’de bu tür olayların artması ve üstlerinin kapatılmak istenmesi iktidarın orada ayrı bir politika uygulamaya çalıştığı izlenimi veriyor. 

 

Kadınlara yönelik şiddet ve istismar cezasız kalıyor

 

Geçtiğimiz aylarda Munzur Üniversitesi’nde Bilgi İşlem Daire Başkanının kız öğrencileri taciz ettiği ve para karşılığında ilişkiye zorladığına dair bilgiler kamuoyuna yansıdı. Ama sonuca dönüp baktığınızda bu konuda ciddi bir soruşturma yürütülmediği görülüyor. Failler yargılanmadı, yargılandıysa da takipsizlikle sonuçlandı ve yaptıkları yanlarına kar kaldı. Dolayısıyla kadına yönelik şiddet ve istismar davalarında “Siz yapın nasıl olsa size ceza verecek kimse yok” deniyor. Bu siyasetin kendisinin topluma mesajıdır. Bunun üzerinden topluma bir mesaj verilmeye çalışıyor. Sistematik bir politika olarak hayata geçirilmeye çalışıldığını söyleyebiliriz. Taciz, çocuk istismarı kadına yönelik şiddette ciddi bir artış ve cezasız bırakılması söz konusu tüm Türkiye’de ve bölgede. 

 

Şırnak’ta da aynı şey!

 

Benzer durum geçenlerde Şırnak’ta da yaşandı. Şırnak’ta bir okul müdürü 50’ye yakın öğrenciye cinsel içerikli mesaj gönderdi. Bir bakıyoruz aynı şahıs başka bir okulda görevlendirilmiş. Resmen şu söyleniyor: Sen yaptığını sürdürmeye devam et kimse sana müdahale edemez. Buna benzer yüzlerce örneğin şahidiyiz. Biz bunun politika olduğunu biliyoruz. Bu ilk değil, daha önce de benzer örnekler yaşandı. Gençleri bu politikalara alet ederek suskunlaştıran, kadın ve çocuk bedeni üzerinden bir politik alan yaratarak siyaset izlendiğini biliyoruz. Biz kadın örgütleri olarak bunun mücadelesini vermeye devam edeceğiz.

 

Kadınlar ve gençler rejimin özel hedefi!

 

Kadınlar ve gençler olarak bu özel sistematik politika karşısında çok daha güçlü bir duruş sergilemek gerekiyor. Bu rejimin ana hedeflerinden biri kadınlar ve çocuklardır. Ankara Kadın Platformu olarak erkek egemen sisteme ve politikalarına karşı mücadele etmeye devam edeceğiz.

 

Gülistan bulunana ve durum aydınlatılana kadar peşini bırakmayacağız. “Gülistan nerede” sorusunu sormaya devam edeceğiz. 


Yorum yap

E-Mail adresiniz yayımlanmayacak. İşaretli alanları doldurmanız zorunludur *

Yanıtı iptal et

İlgili yazılar