Ankara Katliamı’nın firari katillerinin yargılandığı dava görüldü (güncellendi)

Ankara Katliamı’nın firari katillerinin yargılandığı dava görüldü (güncellendi)

10 Ekim Ankara Katliamı’nın firari 16 sanığının yargılandığı dava, Ankara 10. Ağır Ceza Mahkemesi’nde başladı

10 Ekim Ankara Gar Katliamı Davası’nın karar duruşmasında; IŞİD üyesi veya bağlantılı 19 sanığa ağırlaştırılmış müebbet hapis cezaları verilmiş, dava dosyası kapsamında 16 firari sanık da bulunduğu için firariler hakkındaki bölüm ayrılmıştı.

Bugün, firari 16 sanığın yargılandığı davanın ilk duruşması Ankara 10. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülmeye başlandı.

Duruşma öncesi adliye önünde toplanan sivil toplum örgütleri, siyasi partiler ve 10 Ekim Ankara Katliamı’nda hayatını kaybedenlerin yakınları basın açıklaması gerçekleştirdi. Açıklamayı kurumlar adına 10 Ekim Barış ve Dayanışma Derneği 10 Ekim-Der Eşbaşkanı avukat Mehtap Sakinci Coşgun yaptı.  Açıklamada, davanın takibinin ve salonların doldurulmasının önemi vurgulanarak adalet sağlanana kadar dava sürecinin izleneceğinin altı çizildi:

Geçtiğimiz aylarda tutuklu sanıkların yargılanması sonuçlandı ve adalet beklentileri karşılanmadı. Bugün başlayarak ve toplamda bir gün sürecek yargılama için salonları doldurmamız gerekiyor. Bugün, 10 Ekim 2015’te garda hayatını kaybedenlerin aileleri olarak buradayız. Bu katliam davasında firar olan 16 sanık hakkında açılan dava için bugün buradayız. Çok fazla söze gerek yok yaklaşık 2 yılı geçen bir yargılama sürecine şahit olduk.  Bu yüzden bu yargılanmanın düzgün yapılması için bundan sonra da, sonraki süreçlerde de Ankara Adalet Sarayı önünde olmaya ve 10 Ekim katliam davasının sürecini izlemeye devam edeceğiz.

 

10 Ekim Ankara Katliamı davasında firari sanıkların yargılanmasına başlandı.

Ankara 4. Ağır Ceza Mahkemesi’nin salonu yetersiz kaldığı için duruşma 10. Ağır Ceza Mahkemesi Duruşma Salonu’nda görülüyor.

37 aydır firari olan 16 IŞİD’li sanık ile sanıkların takip edilmesine rağmen yakalanmamasından sorumlu kamu görevlilerinin bulunmadığı duruşmada, avukatlar ve aileler devletin katliamdaki sorumluluğunu kabul etmesi ve tüm faillerin yargılanması talebini yineledi.

***

Duruşmada söz alan avukatlar, firari katillerin hala yakalanamamış olmasını eleştirerek, devletin katliamdaki sorumluluğunu karartmaya çalıştığını vurguladı.

Söz alan Avukat Sevinç Hocaoğulları iddianamenin hazırlanması sürecindeki kısıtlılık kararının IŞİDin bağlantılarının açığa çıkmasını önlediğini dile getirdi. Avukat Sevinç Hocaoğulları“103 insanın öldürüldüğü bir katliamda rekor cezaların değil, adaletin peşindeyiz. 10 Ekim siyasi bir katliam olduğu için hiçbir kamu görevlisi ve sorumlular yargılanmadı. Gaziantep Valiliğinin, kolluk güçlerinin sorumluluğu açık ve bunun üzerinden 3 yıl sonra Gaziantep Valisi İstanbul’a atanıyor. Yargılanması gerekirken terfi ediyor. Soruşturma aşamasında x ve y diye belirtilen kişilerin bulunması için mahkemenin bir çabaya girmedi. Bu yargılama bu günümüzü ve yarınımızı ilgilendiriyor.” dedi.

“16 sanığın birinin bire burada olmaması devletin aczi”

10 Ekim Barış ve Dayanışma Derneği adına konuşan Avukat Mehtap Sakinci Coşgun, “37 aydan sonra firari sanıkların en azından birini bu sanık sandalyelerinde görmek istiyoruz ve bu davaya müdahil olma hakkımızı yinelemek istiyoruz. Bu eğer Türkiye Cumhuriyetinin en büyük katliamı ise neden insanlığa karşı suç tanımlarının içine girmiyor? Duruşma nerede olursa olsun dava nereye götürülürse götürülsün biz takip edeceğiz. 16 firari sanığın bir tanesinin bile burada olmamasını devletin aczi olarak görüyoruz”  dedi.

“Hakimler ve savcılar olayı karartmaya çalışıyor”

Avukat Tonguç Cankurt, kamu görevlilerinin yargılanması konusunda firari sanıkların katliamdaki rolünün hassasiyetle incelenmesi gerektiğine dikkat çekti. Bu yargılamanın sanıkların ve diğer kişilerin hukuki sorumluluklarını değiştirebileceğini belirten Cankurt, firari sanıkların ilişkilendikleri kişilerin ve bu sandalyelerin boş kalmasının değerlendirilmesi gerektiğini söyledi. İlhami Balı ve diğer sanıkların teknik takip olmasına rağmen yakalanmadıklarını vurgulayan Balı, iddianamenin hazırlanırken de devletin sorumluluğunun karanlıkta bırakıldığını dile getirdi. Ortaya çıkan delillerin de iddianameye kazandırılmasını isteyen Cankurt, “Hakimler ve savcılar da bu şekilde olayı karartmaya çalışıyor” dedi.

“Savcılar, sanıkları yakalamayan emniyet görevlileri hakkında suç duyurusunda bulunsun”

Avukat Eylem Sarıoğlu ise mahkemede sanıklar olmadığı sürece nedenler üzerinde duracaklarını ifade ederek “Toplanan delillerle sıradan IŞID’li olarak tanımlanan insanların neler yaptıklarını ve kilit noktalarda olup adım adım izlendiklerini gördük. Tablo bu kadar açık ve vahim olmasına rağmen yargılanamayan firari sanıkların iddianame ve fezlekede sorumluluklarının ne kadar silik olduğunu gördük. Firari sanıklardan Ahmet Güneş ve Nusret Yılmaz bizim dosyamızda sıradan bir IŞİD üyesi olarak geçiyor. Bunlar takip edilirken nasıl kaçtı ya da başka bir katliamın örgütleyicisi oldular?” dedi.

Toplanan delillere rağmen hiçbir işlem yapılmadan rafa kaldırılan dosyalarda Yunus Durmaz, Nusret Yılmaz ve Ahmet Güneşin mahkeme salonunda olmamasının sebebini soran Sarıoğlu, bu nedenle soruşturmayı yürüten savcılar, emniyet görevlileri hakkında mahkeme tarafından suç duyurusunda bulunulmasını istedi.

***

Duruşma salonunda bulunan aileler de adalet taleplerini yineleyerek sanık sandalyelerinin boş olmasına tepki gösterdi.

“Kanımızın son damlasına adar burada olacağız”

EMEP GYK üyesi Korkmaz Tedik’in annesi Zöhre Tedik,“Uyandırmaya kıyamadığımız çocuklarımızı kaybettik. Burada taş olduk, kaya olduk bekledik. Düzgün bir yargılama olsun diye. Hani bu kararı verenler nerede? Ben adalete güvenmek istiyorum. Hiçbir şey Korkmaz’ımızı getirmeyecek ama kanımızın son damlasına kadar burada olacağız” dedi.

“Devlet neden IŞİD’lilere bulup getirmiyor?”

Katliamda yaralanan Mustafa Çeker, polislerin miting alanında gerekli güvenlik önlemlerinin neden alınmadığını sordu. Çeker, “Mahkemenin bunları sorması gerekmez mi? Burada bir siyasi sorumluluk var. Yargılanmazsa kimsenin vicdani rahat etmeyecek. Devlet başka katilleri Suriye’den bulup getiriyor da IŞİD’lileri neden bulup getirmiyor? Ben bir canlı bombanın anne babasının ‘çocuğumuzu yakalayın’ çağrılarını biliyorum.”dedi.

“İhmali olan herkes yargılansın”

10 Ekim günü bir bacağını kaybeden Gökhan Yaralı, hayatını kaybedenlerin artık geri dönemeyeceğini belirterek, “Bundan sonrakilerin önüne geçin. İhbarları bildirmeyen ve yüzlerce insanın ölümüne sebep olanlar suçsuz mu yani? Beni hastaneye avukatlar götürdü ve bir iki dakikayla kurtuldum. O alana ambulanslar erken gelseydi birçok kişi kurtulacaktı. İhmali olan herkes burada yargılansa, böyle katliamları gerçekleştirmeye kimsenin cesareti olmayacak” dedi.

“Aklımızla dalga geçiyorlar”

Daha sonra avukatlar, Yunus Durmaz’ın arandığı dönemde dahi Gaziantep’te elini kolunu sallayarak gezdiğine vurgu yaptılar. Canlı bombaları, her tarafı kameralarla kaplı Alyans Sitesi’nde hiçbir korku duymadan barındırmasının nasıl mümkün olduğunu sordular:

Yunus Durmaz o kadar korkusuz ki şehrin merkezine gidip piknik tüpü alıp kaldığı yere geri dönebiliyor. Ya birileri onu koruyor ya da çok cesur. Bizler Yunus Durmaz’ın bu kadar cesur olduğuna inanmıyoruz. 1 Şubat 2018 tarihinde Nusret Yılmaz’ın -kendisi Adalet Bakanlığının kırmızı bültenle aradığı İŞİD’lidir-, Gürcistan’a gittiğini, onların, ‘sen Türkiye’de kırmızı bültenle aranıyorsun’ diyerek sınırdışı etmelerinden iki gün sonra aynı sınır kapısından Gürcistan’a geçmeye çalıştığını Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı açıkladı. Oysa Nusret Yılmaz sanık koltuğunda değildi. Daha sonra Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı bir basın açıklaması yaparak ‘o Nusret Yılmaz aynı Nusret Yılmaz değil’ diyerek, ana baba adının bir olduğunu söylemesi bizim akıllarımızla dalga geçmektir.

Edremit Türe, “SGK’dan maaş alıyor” diyerek yakalanması için SGK’ye yazı yazılması istendi.

Görüşü istenen savcı ilginç bir biçimde bütün taleplerin kabul edilmesi gerektiğini söyledi. Mahkeme heyeti yarım saatlik bir aradan sonra tüm isteklerin kabul edildiğini açıkladı ve dava 18 Nisan 2019 tarihine ertelendi.

Adliye kapısında yapılan basın açıklamasında On Ekim Derneği Başkanı Mehtap Sakinci Coşkun, ‘sembolik bir firari sanığın yargılamasına izin vermeyeceğiz” dedi. 10 Aralık’ta yapılacak anmaya çağrı yaptı, basın açıklaması sonlandırıldı.

 


Yorum yap

E-Mail adresiniz yayımlanmayacak. İşaretli alanları doldurmanız zorunludur *

Yanıtı iptal et

İlgili yazılar