Annelerin Meclis’teki bekleyişi sürüyor

Annelerin Meclis’teki bekleyişi sürüyor

Çocukları İmralı tecridinin kaldırılması talebiyle açlık grevi ve ölüm orucu direnişinde olan annelerin Meclis’teki bekleyişi 3. gününde sürüyor, anneler Adalet Bakanı’yla görüşme talep ediyor

Çocukları İmralı tecridinin kaldırılması talebiyle açlık grevi ve ölüm orucunda olan annelerin Meclis’teki bekleyişleri, 3. gününde devam ediyor. Anneler, “İktidardan bir muhatap bulana ve çözüm olana kadar buradan dönmeyeceğiz” diyor.

Anneler Adalet Bakanlığı ile görüşmeyi talep ederken, kamuoyu ve iktidara açlık grevlerini gündemlerine almaları için çağrıda bulundu.

Jinnews’ten Habibe Eren’e konuşan anneler şunları söylediler:

‘Tecrit kırılana dek mücadeleyi sürdüreceğiz’

 

Diyarbakır’dan gelen Nafya Yiğit’in oğlu Fethullah Yiğit, 1 Mart’tan bu yana Bandırma Cezaevi’nde açlık grevinde. Oğlunun 8 yıldır tutsak olduğunu belirten Nafya, “Biz anneyiz, çocuklarımızın mücadelesinin arkasındayız. Tecrit kırılmadan çocuklarımız açlık grevini bırakmayacağını söylüyor. Biz de tecrit kırılana dek onların mücadelesini sürdüreceğiz” dedi. 

 

‘Avukat görüşü artık sistematikleştirilmeli’

 

Seçim öncesi birçok şehirden yine Ankara’ya geldiklerini hatırlatan Nafya, şöyle konuştu: “Gölbaşı’nda girişimiz engellendi. Biz orada saatlerce bekledik. CHP, Saadet Partisi ve İHD ile görüştük. Polisler bize gitmezseniz ‘sizi alacağız’ dediler. Biz çok fazla mücadele ettik. Ardından gidene kadar araçlarla takip ettiler. Biz anneler olarak yine geldik. Cezaevlerinde 7 bin tutsak açlık grevindeyse bu devletin ayıbıdır. Barış için adım atmaları gerekiyor. Biz diyoruz ki; devlet artık gözünü ve kulağını açsın. Çocuklarımızın sesine ve taleplerine kulak versinler. Tecrit kırılsın. Avukat görüşünün artık sistematikleşmesi gerekiyor. Tutsakların isteği de bu. Çözüm olmazsa her gün cenazeler çıkmaya devam edecek. Bizim için artık saniyelerin bile önemi var.”

 

‘Sabahımız akşamımız yok artık’

 

Açlık grevlerinin yanı sıra 30 tutsağın ölüm orucunda olduğuna dikkat çeken Nafya, “Sabahımız akşamımız yok artık. Biz ne söylediğimizi, ne yediğimizi bilmiyoruz artık. Açlık grevinden dolayı cezaevlerinden bir cenaze daha çıkarsa devlet annelere ne diyecek? Ölümler olmadan talepler karşılansın. Biz yıllardır mezarlıkların önündeyiz. Artık yeter bir çözüm olsun. Her şey taleplerin karşılanmasına bağlı. Çocuklarımız, gençler, kadınlar öldükten sonra yapılacak şeylerin önemi kalmaz. Çözüm için buraya geldik ve buradan bir kazanım olmadan dönmeyiz. Gitmiyoruz. Sesimizin duyulmasını istiyoruz” ifadelerini kullandı.

 

‘Sonuç alana kadar çocuklarımızın mücadelesinin yanındayız’

 

Oğlu Tarık Alıcı’nın 4 yıldır Balıkesir Cezaevi’nde tutsak olduğunu söyleyen Ayşe Alıcı, sadece HDP’ye değil bütün siyasi partilere seslendiklerini belirterek, Cumhurbaşkanı ve Adalet Bakanlığı’nın taleplerine kulak vermesi gerektiğini dile getirdi. “Anneler artık ağlamasın” diyen Ayşe, “Maalesef taleplerimize kulak verilmiyor. Biz alanları da mücadeleyi bırakmayacağız. Sonuç alana kadar çocuklarımızın mücadelesinin yanındayız” diye ekledi. 

 

‘Ne olursa olsun ayaktayız’

 

Şükriye Doğan’ın oğlu Cengiz Doğan 20 yıldır cezaevinde. Şu an Şakran Cezaevi’nde tutsak olan Cengiz, 1 Mart’tan bu yana açlık grevinde. Oğlunun grev boyunca 15 kilo verdiğini aktaran Şükriye, “Biz ne zorluklarla çocuklarımızı büyüttük. Ne olursa olsun ayaktayız. Çocuklarımız da bize güç veriyor. Tecrit sonlanmayana kadar açlık grevini bırakmayacaklarını söylüyorlar” diye aktardı. 

 

‘Onların yükünü sırtlamamız gerekiyor’

 

Şükriye, görüşüne gittiğinde oğlunun açlık grevinde olan tutsaklara su, tuz ve limonun verilmediğini, işkence ve tek hücrenin dayatıldığını aktardığını söyledi. Şükriye, “Onlar açlık grevine girmeden önce biz dışarıdakiler bu mücadeleyi sahiplenseydik bugün belki bu konumda olmayabilirdik. Biz şehirlerde, sokaklarda, cezaevleri önlerinde olsaydık bu sorun daha çabuk çözülürdü. İktidar kanadından bir muhatap bulana kadar Meclis’te olacağız. İsterlerse bizi buradan sürükleyip çıkarsınlar. Bizim talebimiz net. Emine Erdoğan’a sesleniyorum; Onun da çocukları var. Tecrit kaldırılsın. Biz saraylarını istemiyoruz. Bir an önce çözüme gidilmeli” ifadelerini kullandı.  

 

‘Ankara’ya bu talebin duyulması için geldik’

 

Tarsus Kadın Kapalı Cezaevi’nde Ocak ayından bu yana açlık grevinde olan Leyla Temur’un annesi Gülistan Temur da, “3 aydır kızımın görüşüme gidemiyorum. Biz sadece kendi çocuklarımız için mücadele etmiyoruz. Tüm tutsaklar için mücadele ediyoruz. Biz tüm Kürtler ve diğer halklar için de bu tecridin kaldırılmasını istiyoruz. Biz Ankara’ya bu talebin duyulması için geldik. Bir şey yapılmazsa buradan gitmeyeceğiz. 30 tutsak ölüm orucunda her an ölüm yaşanabilir. Eğer cezaevlerinden bir ölüm çıkarsa bu dünyayı yıkarız” dedi.  

 

‘Hukuka uyulsun ve tecrit kaldırılsın’

 

20 yıldır tutsak olan ve Bandırma Cezaevi’nde açlık grevinde olan Cahit Abukan’ın annesi Güzel Abukan ise, “Tecrit kaldırılsın. Erdoğan 16 yıldır iktidarda çözüm bulamadı. Barış istiyoruz ama bunun koşulları yoksa o zaman hukuka uyulsun ve tecrit kaldırılsın” diye konuştu.  


Yorum yap

E-Mail adresiniz yayımlanmayacak. İşaretli alanları doldurmanız zorunludur *

Yanıtı iptal et

İlgili yazılar