Antalya’da da umutsuzluk intihar ve “cinayeti”!

Antalya’da da umutsuzluk intihar ve “cinayeti”!

Antalya’da aynı aileden 2 ve 7 yaşında ikisi çocuk dört kişi bir evde ölü bulundu. Baba Baba Selim Şimşek bıraktığı mektupta 9 aydır çalışmadığını, maddi sıkıntı çektiğini belirterek, Herkesten özür diliyorum ama artık yapacak bir şeyim yok. Hayatımıza son veriyoruz” dedi

Antalya’da aynı aileden 2 ve 7 yaşında ikisi çocuk dört kişi bir evde ölü bulundu. Selim ve Sultan Şimşek’le çocukları Ceren ile Ali Çınar… Ailenin ekonomik yükünü taşıyan baba Selim Şimşek  kriz, işsizlik, yoksulluk, çıkışsızlık kıskacındaki boğucu çaresizlikle ölümü tercih etti. Bu düzene olan bütün güveninin kaybetmiş olacak ki, sevdiği insanları da kendisiyle birlikte “öldürdü“. Şimşek, “yok yok öyle değildir, başka bir nedeni vardır, bu olay bilerek istismar edilip hükümet yıpratılmak isteniyor” denilemeyecek açıklıkta bir mektup bıraktı arkasında. Mektubunda maddi sıkıntı çektiğini, dokuz aydır çalışmadığını yazdığı belirtiliyor. “Herkesten özür diliyorum ama artık yapacak bir şeyim yok. Hayatımıza son veriyoruz” dediği…

İstanbul Fatih’te dört kardeşin geçim sıkıntısı, çaresizlik ve onur çemberine sıkışarak intihar etmesinin (ya da ekonomik yükü sırtlayan birinin kendisi de dahi hepsinin canına kıyması, her neyse…) arkasından yaşanan mide bulandırıcı tartışmalardan sonra meydana gelen bu ölüm; tüm siyasi-ideolojik önyargılardan öte en başta insan olmaya, tarihsel gericilik birikiminin tepe tepe kullanılmasıyla yaratılan körleşmeye karşı meydan okumaya çağırıyor. Aynı sınıftan insanların bile o gerici siyasi argümanlarla neredeyse canına kıyana düşmanlaştığı bu distopik karanlığa karşı mevcut gerçekliği paramparça edecek bir çığlığa, yıkıcı ve yapıcı bir isyana davet ediyor.

İtibardan tasarruf olmaz” denilerek işçi ve emekçilerin mahkum edildiği açlık ve sefaleti, saraylardaki o debdebenin iğreti gölgesiyle perdeleme çabası, gerçekler karşısında hükümsüz kalıyor artık.

Emekçilere daha fazla sefalet, daha fazla sömürü ve kölelik dayatılmasını isteyen burjuvaların dudak uçuklatan kar oranlarıyla mevcut toplumsal gerçeklik, koptu kopacak bir dengesizliğin varlığını, intiharlarla haykırıyor yüzümüze maalesef!

Sarayın eteğine yapışmış gazetecisinden ekonomicisine; “sanatçısından” siyasetçisine, irili ufaklı tüm çıkar çevrelerine; daha fazla sömürü daha fazla kar isteyen o çürümüş burjuvalarına kadar tüm bir bataklık, intiharlarla dile gelen bu gerçekliğin çok da uzak olmayan bir tarihte mevcut dengesizliği paramparça edecek tertemiz bir halk isyanıyla hayatın içine patlayabileceği korkusuyla nefes alıp versin şimdi…

Bu ölümler; işçi ve emekçileri, açlık-yokluk-yoksulluk kıskacını ölümle parçalama çıkışsızlığına sürüklenen sınıf kardeşlerine bile düşmanlaştırmaya çalışan bu çürümüş güruhu da önüne katıp hakkettiği yere gönderecek bir isyanı mayalamaya, örgütleme çağırıyor bizi…

Bugün Antalya’daki evlerinde cenazeleri bulunan 2 ve 7 yaşlarındaki Ceren ile Ali Çınar’ın gözlerindeki çocuk saflığı kadar saf bir sınıf isyanına!..


Yorum yap

E-Mail adresiniz yayımlanmayacak. İşaretli alanları doldurmanız zorunludur *

Yanıtı iptal et

İlgili yazılar