Asgari ücret için ilk toplantı 2 Aralık’ta

Asgari ücret için ilk toplantı 2 Aralık’ta

2020 yılına ait asgari ücretin belirlenmesi için gerçekleştirilecek toplantılardan ilki 2 Aralık’ta yapılacak

İşçi sendikaları-patron örgütleri ve hükümetten temsilcilerin yer aldığı ve aslında niceliksel olarak bile patronların esas belirleyici oldukları Asgari Ücret Tespit Komisyonu, milyonlarca işçinin yaşamını sürdürebilmesinin tek kaynağı olan 2020 yılına ait asgari ücretin belirlenmesi için gerçekleştirilecek toplantıların ilkini 2 Aralık’ta yapacak.

Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanı Zehra Zümrüt Selçuk toplantı tarihini yazılı bir açıklamayla duyurarak; ilkinin bakanlık binasında, ikinci ve üçüncülerin işçi ve patron sendikalarının binasında, sonuncusunun da yine bakanlıkta gerçekleştirileceğini belirtti.

2019 yılında, seçimler dolayısıyla yüzde 26,05 oranında zam yapılan ve fakat krizin yakıcılaşan etkileri karşısında cebe girmeden buharlaşan mevcut asgari ücret, net olarak 2 bin 20 TL. 2018’de net aylık 1.603,12 TL olan asgari ücretin, 2019’da 400 TL’ye yakın bir oranda yükselmesi o koşullarda “kötünün iyisi” olarak görülmüştü. Fakat daha ilk aylarda krizin etkileri ağırlaşınca aslında zam falan yapılmadığı da anlaşılmıştı.

2020 yılının asgari ücretinin belirleneceği işsizliğin-hayat pahalılığının tırmandığı bu günlerde, kamu işçileri ve emekçilerin ücretine yapılan sembolik “zamlardan” da anlaşılacağı gibi asgari ücrete de çay simit parası oranında zam yapılacak.

İşçi sendikalarının bu kriz koşullarında asgari ücretle ilgili getirdikleri tek dişe dokunur talep, vergi dışı bırakılması oldu. 3 konfederasyon, bunu ortak bir basın toplantısıyla açıkladı. Başka iyileştirmeleri de kapsayan bu talebi üretim alanlarında dile getiren, belirlenmesine birkaç hafta kalmışken daha etkili eylemlerle burjuvazi ve devleti üzerinde basınç oluşturansa yok.

DİSK bu konuyla ilgili bir kampanya yürütüyor. Fakat o da sınıfın öz örgütü olma esprisine uygun bir biçim ve yöntemle değil, sınıfla dışardan ilişki kurmaya çalışan bir güç olarak kentlerin belli noktalarında bildiri dağıtarak, ajitasyon-propaganda yaparak gerçekleştiriyor bunu.

Türk-İş’in Ekim ayı için açlık sınırını 2 bin 58 TL, yoksulluk sınırını da 6 bin 705 TL olarak açıkladığı bu koşullarda belirlenecek asgari ücretin açlık sınırının yani dört kişilik bir ailenin sağlıklı, dengeli ve yeterli beslenebilmesi için yapması gereken aylık gıda harcaması tutarının çok da üstünde olmayacağı belli. Keza işçi sınıfı cephesinde anlamlı bir tutum, kan emicilerin enselerinde hissedecekleri örgütlü bir tepki sözkonusu değil.


Yorum yap

E-Mail adresiniz yayımlanmayacak. İşaretli alanları doldurmanız zorunludur *

Yanıtı iptal et

İlgili yazılar