Asgari ücret tiyatrosunda son söz söylendi aslında…

Asgari ücret tiyatrosunda son söz söylendi aslında…

TÜİK’in asgari ücret için açıklayacağı rakamı bekleyen (!) Türk-İş, DİSK, Hak-İş ve DİSK, 28 Aralık Pazartesi tarihinde saat 11:00’de tüm illerde basın açıklamaları gerçekleştirecek

24 Aralık’ta Türk-İş ev sahipliğinde basına kapalı olarak çevrimiçi gerçekleşen Asgari Ücret Tespit Komisyonu’nun 3. toplantısının ardından Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) temsilcisi de bekâr bir işçinin asgari geçim tutarını açıklamıştı. TÜİK, bekâr bir işçinin aylık asgari geçim tutarının ağır işlerde çalışanlar için 2 bin 792 lira 10 kuruş, orta nitelikteki işlerde çalışanlar için 2 bin 507 lira 70 kuruş, hafif işlerde çalışanlar için 2 bin 339 lira 10 kuruş olduğunu iddia etmişti.

TÜİK bu rakamlarla kendisiyle bile çelişiyordu. Keza kasım ayı enflasyon oranını tüm hilelerine rağmen yüzde 21.08 olarak açıklamıştı. Şimdi bir işçi için önerdiği asgari ücret rakamı bu veriyi de ıskalayarak yüzde 20 oranına denk düşüyordu. Gerçi hileleriyle toplumun yüzde 80’i tarafından güvenilmez bulunan TÜİK’in kendi verilerini bile ıskalayarak yüzde 20’ye denk düşen bir rakam önermesine şaşırmamak gerekir. Keza milyonlarca işçiyi temsilen komisyonda yer alan Türk-İş’in başındaki Ergün Atalay’ın kısa süre önce yaptığı açıklamalar ortada. Ergün o açıklamalarında “asgari ücretin dört kişilik bir ailenin harcamaları üzerinden ve gerçek enflasyon, bu enflasyonun 2021’de varacağı düzeyin hesaplanmasıyla belirlenmesi gerekir” demek yerine “TÜİK, bir işçinin aylık gıda harcama tutarını açıklasın. Ona göre hareket ederiz” demişti. Yani o da hileleriyle bilinen TÜİK’i merkeze koymuş ayrıca cümlelerinde “tek bir işçi” vurgusunu yinelemişti.

TÜİK’in bu önerisi tek kişinin çalıştığı dört kişilik bir ailenin sefalete mahkum edilmesi dışında bir anlam taşımadığı açık. Bu rakam üzerinden yapılan hesaplamalara göre, ayda net 2 bin 792 TL kazanan, eşi çalışmayan ve 2 çocuklu bir asgari ücretli, günde sadece 28,5 lirayla hem kendisinin hem de ailesinin karnını doyurmak zorunda. Bu da ailenin her ferdi için günde 7,14 liraya, öğün başına ise 2,38 liraya tekabül ediyor.

Asgari ücrette yaptırım hakkımız yok” diyerek daha baştan “TÜİK’in tek kişi üzerinden açıklayacağı rakama rıza göstermek zorundayız” anlamına gelen bir zavallılık sergileyen Türk-İş ağası Atalay, TÜİK’in dolayısıyla patronlar ve devletinin gözümüzün içine bakarak açıkladıkları bu pervasız rakama ilişkin halen net bir açıklama yapmış değil.

Sadece kısa bir açıklama yaparak, TÜİK’in komisyonda paylaştığı aylık 2 bin 792 liralık asgari geçim tutarının ülke gerçeklerini yansıtmadığını vurguladığını, kendilerinin de tek bir işçinin asgari geçim maliyetini önemsediklerini, komisyon toplantılarında insan onuruna yaraşır bir ücret talebini yinelediklerini belirterek, “TÜİK’in bugün açıkladığı rakamlar, maalesef çalışanların beklentilerinin altında kaldı” dedi. Sanki TÜİK beklentilere denk ya da yakın bir rakam açıklayabilrimiş gibi!..

Daha önce Türk-İş, Hak-İş ve DİSK’in yaptıkları ortay açıklamada asgari ücretin AGİ hariç tutularak net olarak açıklanması, dört kişilik ailenin geçim ücreti olmak zorunda olduğu, vergi dışında tutulması gerektiği kaydedilmişti. Bunu açıkladıktan sonra da “yaptırım gücümüz yok” zavallılığıyla hareket edilmiş, birkaç ajitasyon eylemi, afiş vs. çalışması dışında kimse kılını kıpırdatmamıştı.

Asgari Ücret Tespit Komisyonu’nun 3. toplantısında TÜİK’in açıkladığı rakamların ‘yarattığı hayal kırıklığı’yla (!) konfederasyonlar nihayet (!) harekete geçti ve asgari ücret konusunda daha önce yaptıkları ortak açıklamada dile getirdikleri koşullar temelinde 28 Aralık 2020’de tüm illerde saat 11:00 itibariyle basın açıklamaları gerçekleştireceklerini duyurdu.

Konfederasyonlar bu eylemle son toplantısının haftaya yapılması beklenen Asgari Ücret Tespit Komisyonu’nun vereceği kararı etkileyeceklerini, asgari ücretin TÜİK’in açıkladığı rakamları katlayacak bir meblağ olarak açıklanacağını sansalar da gerçeğin öyle olmadığını yaşayıp göreceğiz.

Bu gerçeğin değişmesi ise milyonlar için ortalama ücret haline gelmiş asgari ücretin belirlenmesi sürecinin bir toplu pazarlık biçiminde işlemesi, işçi sınıfının bu süreçte grev de dahil eylemli bir hatta yürümesine bağlıdır. 


Yorum yap

E-Mail adresiniz yayımlanmayacak. İşaretli alanları doldurmanız zorunludur *

Yanıtı iptal et

İlgili yazılar