Aşılama soru işaretleriyle başladı

Aşılama soru işaretleriyle başladı

“Ha bugün ha yarın” diyerek getirilişi sürekli ertelenen aşıların 4 milyon dozluk kısmı nihayet geldi. Her bireyin iki doz aşı olması gerektiği düşünülürse bu durumda gelen aşılar ile sadece 1.5 milyon kişi aşılanabilecek. Sonraki dozların ne zaman geleceği (gelip gelmeyeceği) muğlaklığını korurken bir diğer soru işareti de bu aşıların kimlere yapılacağı konusunda ortaya çıkıyor

Çiçek Özgen

Her ne kadar ilk olarak sağlık çalışanlarının aşılanacağı söylense de kafalar haklı olarak karışmış durumda. Çünkü, covid-19 tanı testlerini belirti gösteren birçok kişi yaptıramazken örneğin AKP milletvekili danışmanlarının haftada bir test yaptırdıklarını biliyoruz. Hatta AKP’li bir milletvekilinin bu testi 45 defa yaptırdığını da öğrenmiş, bizlerden test için ücret talep edilirken milletvekillerinin bedavaya ve her istediklerinde test olabildikleri ortaya çıkmıştı.

Hal böyleyken, aşının adil bir şekilde yapılacağını ummak da hayal ürünü oluyor. Sağlık Bakanı yaptığı açıklamada online olarak aşılama sürecinin canlı takip edileceğini söyleyerek şeffaflık vurgusu yaptı. Ancak aynı şeffaflık sözünü verenlerin, vaka tablolarını açıklarken nasıl rakamlarla oynadıklarını, sayıları nasıl revize ettiklerini de biliyoruz. Durum böyleyken, bu sefer aşılamada kimlerin “ayrıcalıklı” olacağı zihinleri elbette meşgul ediyor. Açıklamada “devlet büyükleri”nin de öncelikli olarak aşı olacağı zaden vurgulandı. Burada ”büyükler”den kastedilenin elbette kendileri, çevreleri, akrabaları, arkadaşları, yandaşları olduğu su götürmez. Yani kendileri gibi cüzdanı ve mevkii “büyük” olanlar…

Bu açıklamayla birlikte (ya da aslında zaten kapalı kapılar arkasında önceden karar verildiği gibi) krizi fırsata çevirme ayrıcalığı verilmiş olan “büyükler” ellerini ovuşturuyor olmalı. Çok değil birkaç ay öncesindeki şu küçük örnek bile bize çok şey ifade edebilir: AKP Kayseri Milletvekili İsmail Taner’in oğlunun “ele geçirdiği” tanı kitlerini 30 dolara sattığı görüntüler ortaya çıkmıştı. Aşıların da bilmem hangi iktidar üyesinin bilmem hangi akrabası tarafından satıldığını duyarsanız şaşırmayın. Çünkü görülüyor ki, “büyüklüğünüz” arttıkça yapamayacaklarınızın sınırı da silikleşiyor.

İşin bu yanını şimdilik bir kenara koyacak olursak, “aşılama yapıyoruz” diye haftalardır yürütülen reklamların sonucunda ülkeye gelen aşı miktarına bakmak gerekiyor. Aşı tedarik eden ülkelerin nüfuslarının birkaç katı aşı aldıklarını biliyoruz. Örneğin Yeni Zelanda nüfusunun 4 katı aşıyı tedarik ettiğini açıkladı. İkişer doz yapılacağı düşünülür ve bir kısmının bozulabileceği de gözönüne alınırsa nüfusun birkaç katı aşının tedarik edilmesi, etkin ve yoğun bir aşılama için önemli. Bize gelen aşı ise nüfusun yaklaşık yüzde 1‘ine tekabül ediyor. Aşının gelmesi bile defalarca ertelenerek yılan hikayesine döndü. 3 milyon doz getirilen aşı için televizyonda zafer kazanmış edasıyla yapılan açıklamalar ise göz boyamaktan ve insanları aptal yerine koymaktan öteye gitmiyor.

Bununla birlikte aşılamanın planlı bir şekilde yürütülmesi için herhangi bir ön hazırlığın yapılmadığını da biliyoruz. Aşılamada asıl yükün Aile Sağlık Merkezlerine (ASM) verileceği belirtildi. Ancak TTB, yaptığı açıklamalarda ASM’lerin bu yükü kaldıracak bir altyapıya sahip olmadığını vurguluyor. Şu anda mevcut kapasiteyle günde ancak 3-5 kişinin aşılanabileceği ve bunun da salgını durdurmaya yetmeyeceği belirtiliyor. Aşının etkinliğinin olabilmesi ve salgını önleyebilmesi için kısa süre içinde ve yaygın bir biçimde aşılama yapılması gerekiyor. Bu süre ne kadar kısa tutulursa salgının önüne de o kadar kolay geçilebilir. Ancak plan ve programın yapılmadığı, altyapının oluşturulmadığı, sadece belli bir kesimin aşılanabildiği, toplumun diğer kesimlerinin aşıya ne zaman kavuşacağının belirsiz olduğu bir aşılama takvimi ile bir arpa boyu yol alınması imkansız.

Kent merkezleri dışında, örneğin kırsalda yaşayanlar için nasıl bir aşılama planı oluşturulduğu meçhul. Hala su, elektrik sıkıntısı yaşanan köylerin olduğunu, sağlık emekçilerinin sayısının ihtiyaca yanıt vermediğini de düşünürsek kısa süre içerisinde üstelik eş zamanlı olarak tüm ülkede aşılama süreci nasıl tamamlanacak? Sorular soruları kovalıyor, belirsizlikler bir diğer belirsizliği ortaya çıkarıyor. Sonuç olarak aşı geldi ama, gelen komik miktar “dostlar alışverişte görsün”den öteye geçemiyor!


Yorum yap

E-Mail adresiniz yayımlanmayacak. İşaretli alanları doldurmanız zorunludur *

Yanıtı iptal et

İlgili yazılar