Askerde de ırkçı saldırı!

Askerde de ırkçı saldırı!

Edirne’de zorunlu askerlik yapan Doğan Çetin, “Keşke Kürtçe eğitim alsaydık” sözleri üzerine 2 asker tarafından kafasında silah parçalanarak, hastanelik edildi. Suç duyurusunda bulunan Doğan, bazı komutanların saldırganlara sahip çıktığını ve can güvenliğinin olmadığını söyledi. 

Kışkırtılan Kürt düşmanlığı fındık bahçelerinde ya da inşaatlarda Kürt işçilere yönelik linç ve katliam olarak dile gelirken, bunun orduda Kürt askerlerine dönük cinayete teşebbüs niteliğindeki planlı saldırılar olarak yansımaması mümkün değildi ve öyle de oldu. Geçmişte de Kürt oldukları için öldürülen, baskıya şiddete maruz kalan askerler oluyordu. Ölümlerinin üzeri kapatılıyor, “yok öyle bir şey” deniliyordu. Benzer bir saldırı da 15 Temmuz’da Edirne’nin Süloğlu ilçesinde bulunan 54’üncü Mekanize Piyade Tugay Komutanlığı’nda gerçekleşti. Zorunlu askerlik yapan Çetin Doğan (20), Kürtçe konuştuğu ve “keşke Kürtçe eğitim alabilseydik” dediği için bağlı olduğu komutanlıktaki bir gurup askerin ırkçı saldırısına uğradı. HK33 piyade tüfeğiyle öldüresiye dövülen Doğan, kafa ve vücudunun çeşitli yerlerinden darbeler aldı, burun ve alın kemiği kırıldı. Yine, Çetin’in alnı ve burnunda yırtılma, kaburgasında çatlama ve bacaklarında da morarma meydana geldi. Çetin, saldırı sonrası kaldırıldığı hastanede 3 gün tedavi gördü ve yüzünde meydana gelen kırılmalar nedeniyle ameliyat oldu. Taburcu edildikten sonra da saldırganların “o terörist” beyanlarına göre hareket eden komutanların düşmanca muamelesine maruz kaldı.

Suç duyurusunda bulundu

Çetin, taburcu olduktan sonra saldırıya ilişkin Ankara’da Adalet Bakanlığı ve Genelkurmay Başkanlığı yetkilileri ile görüştü. Ancak, söz konusu görüşmelerden bir sonuç çıkmadı. Bunun üzerine hava değişimi alarak, memleketi Mardin’e gelen Çetin, olaya ilişkin Edirne Cumhuriyet Başsavcılığı’na suç duyurusunda bulundu. Çetin, verdiği dilekçede, “Olay günü görev yapmakta olduğum askeri birlik içerisinde karşılaştığım Kürt kökenli arkadaşlarım ile Kürtçe konuşmamıza tanık olan” şüphelilerin saldırısına uğradığını belirtti. Çetin, sorumluların, “Öldürmeye teşebbüs, darp, kasten yaralama, hakaret, tehdit, sinkaflı küfür, suç uydurma, dil ve ırk ayrımcılığı yapmak” gibi suçlamalardan cezalandırılmasını istedi.

Çetin, yaşadıklarına dair Mezopotamya Ajansı’ndan (MA) Ahmet Kanbal’a konuştu.

‘Kürtçe eğitim alsaydık dediğim için’

Çetin, 4 kardeşinin de şu an zorunlu askerlik yaptığını ve askerde kendisinin terzilik yaptığını aktardı. Saldırı öncesinde Y.K. ve U.Y. isimli askerlerin kendisi gibi Kürt olan askerler ile Kürtçe konuşmasına şahit olduklarını belirten Çetin, saldırgan askerlerin çağrısı üzerine yanlarına gittiğini, açılan sohbette ise konunun Kürtlere geldiğini söyledi. Çetin, sohbet sırasında “Urfalı benim kardeşimdir, Vanlı kardeşimdir, Şırnaklı kardeşimdir. Hepimiz Kürt’üz ama birbirimizi anlamıyoruz. ‘Keşke Kürtçe eğitim alsaydık. Kendi eğitimimizi alsaydık birbirimizi anlamamız daha iyi olurdu” dediğini ve bunun üzerine askerlerin bakışlarının değiştiğini dile getirdi. Çetin, bu konuşmanın ardından Y.K. ve U.Y. isimli askerlerin kendisini bir kez daha çağırdığını ve dere yatağına yakın bir yere gittiklerini kaydetti. Çetin, çağrıldığı yerde kamera olmadığını ve bunun kasıtlı bir şekilde yapıldığını ifade etti.

‘Planlı bir şey’

Y.K.’nin kendisini konuşmaya tuttuğunu söyleyen Çetin, sonrasında yaşananları şöyle anlattı: “U.Y. ile aramızda ne bir tartışma ne de bir konuşma geçti. Arkamı döndüm ‘şehitlerin hesabını ödeyeceksin’ dedi. Arkamı döner dönmez silahı yüzüme yedim. 9 tane dikiş atıldı, burnum kırıldı. Yere düşerken yerde darp etmeye başladılar. Silahın kalan parçaları ile. Kaburgamda bir çatlak var. Halen de zorluk çekiyorum. Tekmeledikleri için iz yok ama darp raporunda yer alıyor zaten. Bunlar olaydan 10-15 dakika önce kendi aralarında konuşmuşlar. Bu planlı bir şey, bu kasten yapılan bir şey.”

Komutanın muamelesi 

Kim olduğunu bilmediği bir kişi tarafından saldırganların elinden alındığını dile getiren Çetin, hastaneye kaldırıldığını ve taburcu edildikten sonra kışlaya geri döndüğünü ifade etti. Geri döndüğünde saldırganlarla karşılaştığını söyleyen Çetin, saldırganların komutanlara kendisi hakkında “terörist” dediğini ve komutanların da bu söylem doğrultusunda bir yaklaşım sergilediklerini kaydetti.

Çetin, “terörist” muamelesinde bulunduğunu söylediği komutanlardan A.A.’nın, “Sen bir teröristsin, bir kalleşsin, seni nasıl askeriyenin içine almışlar” dediğini aktardı. Sadece T. adlı bir yüzbaşının kendisine sahip çıktığını ve canını ona borçlu olduğunu ifade eden Çetin, izin alarak kışladan ayrıldığını ve bu sırada da linç edilmekten son anda kurtulduğunu belirtti. Çetin, “Ne biletim kesildi ne refakatçi verdiler. Yüzüm alçılı, bu halde saat 15.00’da hastaneden çıktım, saat 17.00 da beni gönderdiler” dedi.

‘Kürt askerlerin can güvenliği yok’

Sonrasında Genelkurmay Başkanlığı’na gittiğini ve bir yetkilinin “Elimizden gelen bir şey yok. Olay yargıda” dediğini paylaşan Çetin, maruz kaldıklarını “ırkçılık” olarak niteledi. Çetin, saldırganların bulunduğu kışladaki askerlerin can güvenliğinden endişe duyduğuna dikkati çekerek, gittiği hiçbir yetkiliden olumlu cevap alamadığını söyledi. Davasının peşinde olacağını vurgulayan Çetin, önümüzdeki günlerde yeniden Edirne’ye kışlaya gitmek zorunda olduğuna işaret ederek, “Can güvenliğim yok. Gidemeyeceğim. Psikolojim bozuk. 1’inci ordu Komutanlığına gideceğim” dedi.

Kara Kuvvetleri: Yasal işlem başlatıldı

Öte yandan, Çetin olayı Cumhurbaşkanlığı İletişim Merkezi’ne (CİMER) bildirerek, gerekli yasal tahkikatın yapılmasını istedi. Bunun üzerine Çetin’e cevap veren Kara Kuvvetleri Komutanlığı 1’inci Ordu Komutanlığı, “İlgili birlik komutanlığınca yapılan inceleme sonucunda yaşanan olaya ilişkin idari tahkikat heyeti görevlendirildiği, olay hakkında ihmali ve kusuru olan personel hakkında gerekli yasak işlemlerin başlatıldığı tespit edilmiştir” ifadelerini kullandı.


Yorum yap

E-Mail adresiniz yayımlanmayacak. İşaretli alanları doldurmanız zorunludur *

Yanıtı iptal et

İlgili yazılar