Bacaları filtresiz santrallere 2 buçuk yıl daha izin verilirken…

Bacaları filtresiz santrallere 2 buçuk yıl daha izin verilirken…

AKP’li devlet halkın canına okuyan kömürle çalışan 15 termik santralin filtresiz bacalarla çalışması için 2 buçuk yıl daha izin verirken, halkın çevreye verdiği küçük zararlara ilişkin cezalarına kapsamını genişletip, jandarma ve polise de ceza kesme yetkisi getirmeye çalışıyor!

AKP’li devlet, 2013 yılında özelleştirdiği ve bacalarına fitre takılması için 6 yıl süre verdiği, ayrıca bu iş için 535.7 milyon lira da teşvik ödediği 15 termik santralin bacalarının filtresiz olmasını 2 buçuk yıl daha uzatırken, halkın yarattığı küçük çevre kirliliklerine ilişkin cezaların kapsamını genişletmeye, yetkili kurumların sayısını da çoğaltmaya çalışıyor.

AKP’li milletvekilleri tarafından hazırlanıp, TBMM İçişleri Komisyonu’nda kabul edilen 95 maddelik yeni düzenlemeye göre polis ya da jandarmanın trafikte ve sokakta çevreyi kirletenlere ceza kesme yetkisi genişletiliyor.

Teklifte yer alan 65’inci madde ile Kabahatler Kanunu’nun çevre kirliliğine yönelik yaptırımlarını öngören 41. maddesinde değişiklik yapılıyor. Çevreyi kirletmeyle ilgili maddedeki, “Bu kabahatler dolayısıyla idari para cezasına belediye zabıta görevlileri karar verir” fıkrası, “Bu kabahatler dolayısıyla idari para cezasına belediye sınırları içerisinde belediye zabıta görevlileri, belediye sınırları dışında kolluk görevlileri karar verir” olarak değiştiriliyor.

Düzenleme sonrasında çevreyi kirletenlere artık belediye sınırları içinde zabıtalar, belediye sınırları dışında ise polis ve jandarma ceza kesebilecek. Kabahatler Kanunu’na göre çevreye kirletmenin cezası ise 5 bin TL’ye kadar çıkıyor. Yine kanuna göre, meydana gelen kirliliğin kişi tarafından derhal giderilmesi halinde idari para cezasına karar verilmeyebiliyor.

Halkın canına okuyan termik santrallerin filtresiz çalışmasına 2 yıl daha izin veriliyor!

Nereden para kesip, çevrenin canına okuyan patronlara aktarırım ya da bu parayla emekçileri baskı altına alacak mekanizmaları genişletirim” diye düşünüp düşünüp her gün yeni bir ceza maddesi, kaidesi yaratan aynı devlet; çevreyi büyük oranda zehirleyen, canlı hayatı, insan sağlığını tahrip eden termik santral patronlarına bir kıyak daha yarattı.

Tüm itirazlara karşın 15 kömürlü termik santrala “baca filtresi takmadan” 2.5 yıl daha çalışabilme izni verilmesini içeren Torba Kanun’un 50. maddesi Meclis’te kabul edildi.

Bu santrallerin olduğu bölgelerde yaşayan emekçilerin büyük çoğunluğu hatta çocuklarda sık sık kanser yaşanıyor, bronşit ve diğer akciğer hastalıklarıysa sıradan bir vaka olarak görülüyor.

Karar enerji patronlarının karlarıyla ilgili

Evrensel’e konuşan TMMOB Çevre Mühendisleri Odasından Sedat Durel, bu kararın enerji piyasalarıyla ilgili olduğunu belirtti ve “Maliyeti düşürmek için yapılıyor. Çok açık bir şekilde hem doğaya hem bölgede yaşayan emekçilere, bir bütün olarak da hepimize faturası çıkacak olan bir kararla karşı karşıyayız” dedi.

Bu gazların çevre sağlığına etkisinin kamuoyu tarafından bilindiğini aktaran Durel, “Bu gazların ve etrafa saçılan küllerin ne kadar zararlı olduğunu da biliyoruz. Şu an havaizleme.gov.tr’den baktığımızda bile önemli santrallerin olduğu bölgelerde havanın tehlike sınırlarını aştığını, artık solunmaması gereken vaziyette olduğunu biliyoruz. Aslında bu göz göre göre enerji şirketleri kâr etsin diye doğaya, sömürülsün diye de emekçilere verilen bir zarar” diye konuştu.

Bu bölgeleri Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığının belirlediğini hatırlatan Durel, “Bunun en kötü örneklerini şu anda daha çok kömürde değil de jeotermal kaynaklarda yaşıyoruz. Onlar belirli bölgeleri işaret ediyorlar. Kömür tesislerine yakın bölgeler oluyor genellikle. Buralarda enerji kaynaklarının artırılması üzerine projeler açıyorlar” dedi.

Bölgenin kapasitesinin gerektiği gibi değerlendirilmediğini belirten Durel, “Hava değerleri vs. hiçbir şey incelenmeden ruhsat izinleri veriliyor” dedi.

Bu santrallerin mantar gibi türediğine işaret eden Durel, “Tam sayıları bilmiyoruz. Bu sayılar hakkında net bilgi alamamamızın sebebi de denetimsizlik. ‘Bırakınız yapsınlar’ ekonomisi ile ilerleyen bir süreç bu” diye vurguladı.

“Elde edilen enerji ihtiyaç duyulandan fazla”

Türkiye’nin en büyük problemlerden birisinin enerji santrallerinden elde edilen enerjinin ihtiyaç duyulan enerjinin üzerinde olması olduğunu belirten Durel, “Planlı bir enerji çalışmasını başlatmamız gerekiyor. Bu nasıl olur dersek, bir Türkiye’nin ihtiyacından daha fazla enerji üretiliyor. Türkiye’de yeni enerji üretimine gerek yok. Yüzde 30-40’a varan oranlarda üretilen enerjinin kaybedildiği gerçeği ile de karşı karşıyayız. Şu anda birinci elden kirletici olan enerji santrallerinin hepsini kapatsak, işletim maliyetleri ile tüm Türkiye’de enerji iletim hatlarının hepsini yenileyebiliriz. Böylelikle yüzde 30 gibi daha fazla enerjiye sahip oluruz. Buna da enerji firmaları yanaşmazlar çünkü kârlı değil. Yapılabilmesi için de kamuda bir enerji yönetimi için baskı uygulamalıyız” diye konuştu.

Doğanın korunmasını tek başına kanunların sağlamayacağına işaret eden Durel şöyle konuştu: Bunu sağlayacak iki müttefikin olduğunu düşünüyorum: Bir tanesi bundan çıkarı olmayan işçiler ve emekçiler, ötekisi de yıkımından nasibini alan halk. Emek örgütleri, doğa örgütleri ile bir araya gelerek gerçeği halka anlatmalıyız.

“Meclis anayasaya aykırı davranmıştır”

TMMOB Çevre Mühendisleri Odası İstanbul Şubesi Başkanı Meryem Kayan ise, kömür yakılması sonucunda ortam çok ciddi miktarda kükürt dioksit, partikül madde, azot oksitler ve kömürün yapısına bağlı daha farklı bileşiklerin ortaya saçıldığını hatırlattı ve “Aslında olan, konutlarda yaktığımız kömürün devasa bir fabrikada yakılmasıdır. Bu da içerisinden tonlarca kükürt dioksitin ve partikül maddenin açığa çıkması oluyor” diye söze başladı.

Bu durumun insan sağlığına çok zararlı olduğunu belirten Kayan, “Gazların ve solunum yoluyla direkt akciğerlerin bronşlarını tıkayan partiküller maddelerin atmosfere verilmesi demek” diye zararını vurguladı.

Yanma sonucunda korbon monoksit ve karbon dioksitin ortaya çıktığını ve bu gazların sera gazı etkisi oluşmasına sebep olduğunu hatırlatan Kayan, iklim kriziyle mücadelede kömürlü termik santrallerle mücadelenin de önemli olduğunu vurguladı.

Oluşan kirliliğin Anayasa’nın 56. Maddesine aykırı bir eylem olarak görülmesi gerektiğini belirten Kayan şöyle konuştu: Anayasa’nın 56. Maddesi der ki, ‘Herkesin sağlıklı, dengeli bir çevrede yaşama hakkı vardır ve bu devletin sorumluluğundadır’. Bu yanıyla Meclisin yaptığı bu faaliyet, maddeye aykırıdır. O termik santrallerin herhangi bir çevresel önlem almadan, filtreleme sistemi kurmadan çevre sağlığını ve halk sağlığını tehlikeye atması, Anayasa’nıın bu maddesinin yerine getirilmemiş olması demek. Kamu olarak bunu yapmıyorsunuz demek.

Bu bölgelerde çok sayıda kanser vakası görüldüğünü belirten Meryem Kayan, “Bu yasayla iki yıl daha insanlara ‘Siz bu zehri soluyun, iki yıl daha bu çevreyi kirleteceğiz’ deniyor. Bu tabii ki görünen yüzü. Görünmeyen yüzü olarak da çok ciddi miktarda çıkan külün, kullanılan çok ciddi içme suyu kaynağı da bulunuyor” dedi.

YASA HANGİ SANTRALLERİ KAPSIYOR?

Çanakkale / ÇAN 18 Mart Termik Santrali

Şırnak / Silopi Termik Santrali

Kahramanmaraş / Afşin Elbistan A Termik Santrali

Karabük / Kardemir Termik Santrali

Kütahya / Tunçbilek Termik Santrali

Kütahya / Seyitömer Termik Santrali

Manisa / Soma A Termik Santrali

Manisa / Soma B Termik Santrali

Sivas / Kangal Termik Santrali (1. Ve 2. üniteler)

Zonguldak / Çatalağzı Termik Santrali

Ankara / Çayırhan Termik Santrali

Muğla / Yeniköy Termik Santrali

Muğla / Kemerköy Termik Santrali

Bursa / Orhaneli Termik Santrali

Kahramanmaraş / Afşin Elbistan B Termik Santrali


Yorum yap

E-Mail adresiniz yayımlanmayacak. İşaretli alanları doldurmanız zorunludur *

Yanıtı iptal et

İlgili yazılar