Bakırköy Cezaevi’ndeki saldırı kadın örgütleri tarafından protesto edildi

Bakırköy Cezaevi’ndeki saldırı kadın örgütleri tarafından protesto edildi

Kadın örgütleri, Bakırköy Hapishanesi’nde kadın tutsaklara işkence yapılması ve Esin Kavruk’tan işkenceyle DNA örneği alınmasını protesto etti

Kadın örgütleri, sosyal medya paylaşımlarında savaşı protesto ettiği için tutuklanarak Bakırköy Kadın Hapishanesi’ne konulan Esin Kavruk’tan Sulh Ceza Hakimliği’nin kararıyla DNA örneği alınmak istenmesi ve tutsak kadınların bu yasadışı uygulamaya izin vermemesi üzerine, kaldığı B/6 koğuşuna baskın düzenlenerek, 16 tutsağın işkenceye, cinsel tacize maruz bırakılmaları, Esin Kavruk’un da zorla alınarak TEM polislerine teslim edilmesini, cezaevi önünde yaptıkları açıklamayla protesto ettiler.

HDP milletvekilleri Meral Danış Beştaş, HDK Eşsözcüsü Gülistan Kılıç Koçyiğit’in de katıldığı açıklama öncesinde polis cezaevine giden yolları tutarak, gazetecilere ve eyleme gelenlere GBT kontrolü yaptı.

‘Erkek egemen devlet politikasının yeni şiddet adresi: Bakırköy Hapishanesi’

Kadın örgütleri adına açıklama yapan Nurten Karahancı, 25 Kasım’ın hemen ardından kadınlara dönük yeni bir saldırıyla karşı karşıya kaldıklarına işaret ederek, “Erkek egemen devlet politikasının yeni şiddet adresi Bakırköy Hapishanesi oldu” dedi.

Sosyal medyada savaş karşıtı paylaşım yaptığı için tutuklanan Esin Kavruk’tan DNA örneği alınacağı gerekçesiyle yeniden gözaltına alınmak istendiğini aktaran Karahancı, yürütülen soruşturmayla alakası olmadığı halde beden ve vücut örneklerinin alınması yönünde Sulh Ceza Hakimliği’nin karar aldığını kaydetti.

Kadınlar darbedilerek hücreye konuldu, Kavruk’tan işkenceyle DNA örneği alındı

Karahancı, Kavruk’un da sağlıkçı olduğunu belirterek şöyle konuştu: “Kavruk’tan rızası olmamasına rağmen DNA örneği alınması için B-6 koğuşuna çok sayıda robocop kıyafetli infaz koruma memurlarıyla baskın yapılmıştır. Kavruk’tan zorla DNA örneği alınması uygulamasına itiraz eden diğer tüm tutsaklara işkence yapılmıştır. 16 kadın tutsak darp edilerek koğuştan çıkarılmış ve hücrelere götürülmüştür. Bu sırada Kavruk’tan işkenceyle polisler tarafından DNA alınmış, bu işkence adli tıp birimi tarafından da belgelenmiştir. Arama adı altında B-6 koğuşu talan edilmiş, tutsaklara ait dava dosyaları, kitaplar, mektuplar ve pek çok eşyaya da el konulmuştur.

Hakim, müdür ve gardiyanlar işkence suçunun failidir’

Saldırı sırasında tutsakların vajina ve bellerine özellikle tekme atıldığını kaydeden Karahancı, “Kararı veren hakim, bu kararı uygulama adına tutsaklara cinsel işkenceye bizzat eşlik eden hapishane müdürleri ve infaz koruma memurları bu işkence suçunun faili konumundadırlar. Politik kadınların bu haksız uygulamaya karşı direnişlerini sahipleniyoruz’” cümlelerini kullandı.

Karahancı, devletin kadınlara dönük cinsel işkence yöntemini bir kez daha teşhir ettiklerini vurgulayarak tüm kadınları saldırılara karşı duyarlı olma çağrısına bulundu.

‘Adalet bakanlığı sessiz kalırsa suça ortak olacaktır’

Açıklamadan sonra söz alan HDP Milletvekili Meral Danış Beştaş, iktidarın kadına yönelik şiddeti meşrulaştırdığını söyledi ve kadınların Bakırköy Hapishanesi’nde yaşanan işkenceye asla sessiz kalmayacağını vurguladı.

Ankara’ya seslenen Beştaş, işkence talimatını kim verdiyse haklarında soruşturma başlatılması gerektiğini belirterek, “Hakim ve savcı suç işlemiştir. Adalet Bakanlığı sessiz kalırsa bu suça ortak olacaktır. Biz kadınlar işkenceye ve şiddete karşı isyanımızı büyüteceğiz” dedi.

‘Yaşam hakkı her zaman devlet eliyle tehdit altında’
HDK Eşsözcüsü Gülistan Kılıç Koçyiğit ise, “Yine bir Bakırköy klasiği ile karşı karşıyayız” diyerek açlık grevi zamanında yaşanan antidemokratik uygulamaların hala devam ettiğinin altını çizdi.

Türkiye’de yaşam hakkının her zaman devlet eliyle tehdit altında olduğuna dikkat çeken Koçyiğit, “AKP, hukuku ortadan kaldırarak kendini yasalarla sınırlandırılmış bir devlet olmaktan çıkarmaya çalışıyor” diye kaydetti.

İşkence suçlarında zamanaşımı olmadığını anımsatan Koçyiğit, konuşmasına şöyle devam etti: “Cezaevinde insanları koğuşta darp edip, DNA örneği alıyorsanız bu bir işkencedir. Kadın mahpuslar yalnız değildir ve buna sebep olanlar yargılanacaktır. Durumun meclis, ulusal ve uluslararası ayaklarında takipçisi olacağız.”


Yorum yap

E-Mail adresiniz yayımlanmayacak. İşaretli alanları doldurmanız zorunludur *

Yanıtı iptal et

İlgili yazılar