Baro teklifine tutum Meclis’e girip girmemeye sıkıştı

Baro teklifine tutum Meclis’e girip girmemeye sıkıştı

Ortaya çıkan tablo; soruna yaklaşımın baro başkanlarının Meclis Komisyonu’nda konuşup konuşmaması ya da avukatların Meclis’e girip girmemesine daraltılarak ele alındığını gösteriyor

Baroların yapısını değiştirip, çoklu baro sistemi getiren yasa teklifinin Meclis Adalet Komisyonu’ndaki görüşmeleri sabaha kadar devam ederken, 40 baro başkanı da Meclis bahçesinde sabahladı. Baro başkanlarının komisyon toplantılarına katılma talebi reddedildi, en son üç başkanın katılımı kabul edilse de (teklifin mimarlarından Metin Feyzioğlu’nun talebiymiş!) baro başkanları hepsinin Meclis’e alınmasında ısrar ederek bu formülü reddetti.

Baro başkanlarının Meclis bahçesinde oturdukları alan polis tarafından demir bariyerlerle çevrildi. Oturmaları için getirilen tabureler polis tarafından engellenince CHP milletvekilleri tarafından alana taşındı.

Tüm bunlar olurken bugün yapılacak mitingin Ankara Valiliği’nin dün aldığı yasak kararıyla atıl kalacağı başkanlar tarafından basına yapılan açıklamalarda dile getirildi.

Ortaya çıkan tablo; soruna yaklaşımın baro başkanlarının Meclis Komisyonu’nda konuşup konuşmaması ya da avukatların Meclis’e girip girmemesine daraltılarak ele alındığını gösteriyor. Sanki bunlar gerçekleşirse saldırı durdurulacakmış yanılsamasıyla hareket edildiğini ortaya koyuyor.

Kısacası binlerce avukatı temsil eden baro başkanları gelinen noktada CHP’nin “muhalefet çizgisi” olarak tabir edebileceğimiz dar sınırlarda hareket etmeyi tercih etmiş görünüyor. Keza benzer yaklaşımı CHP de tüm milletvekillerini komisyonda konuşturarak teklif tartışmalarını kilitleme formülüyle ortaya koyuyor.

Fakat bu güdük yaklaşımın hem baro yönetimlerinin temsil ettiği yüz binlerce avukatın iradesini yansıtmadığı hem de bir geri adım olarak algılanıp ablukanın sıkılaştırılmasına neden olduğunu görmek gerekir. Nitekim Meclis bahçesinde bekleyen 40 baro başkanının etrafının çelik bariyerlerle kapatılması, bugün miting için kente gelen diğer baro başkanları ve yönetimlerinin o alana alınmaması hatta uzaklaştırılmaya çalışılmaları da bunun ifadesidir.

Baro başkanlarının kendilerini defalarca anlattıkları , eylemlerle tepkilerini dile getirdikleri ve hatta Ankara yürüyüşünde polis saldırılarına maruz kaldıkları halde teklifin Meclis’e getirilmesi tutumunu değiştiremediklerini, artık meselenin diğer meslek örgütlerinin ve tüm toplumsal kesimlerin destek verdiği daha kitlesel tepkilerin örgütlenmesinde ve yasakların fiilen aşılıp geçilmesinde düğümlendiğini görmeleri gerekiyor.

Şimdiye kadar avukatların gücünün bile tümüyle harekete geçirilmediği ortada. Mitingin yasaklanması karşısında bu gücün iradesinin açığa çıkarılmadığı da…


Yorum yap

E-Mail adresiniz yayımlanmayacak. İşaretli alanları doldurmanız zorunludur *

Yanıtı iptal et

İlgili yazılar