Çankaya Belediye işçilerinden Genel-İş yönetimine anlamlı sorular

Çankaya Belediye işçilerinden Genel-İş yönetimine anlamlı sorular

Çankaya Belediyesi’nde örgütlü DİSK-Genel-İş 1 No’lu Şube yöneticileri dün işçilerle bir araya gelerek, çeşitli konularda bilgilendirmelerde bulundular, işçiler sendika yöneticilerine sordukları sorularla işçi iradesinin görmezden gelindiğini teşhir ettiler

Çankaya Belediyesi’nde örgütlü DİSK-Genel-İş 1 No’lu Şube yöneticileri dün saat 15:00’te Vedat Dalokay Nikah Salonu’nda işçilerle bir araya gelerek, çeşitli konularda bilgilendirmelerde bulundular.

Gerçekleşen bilgilendirme toplantısına Genel -İş 1 No’lu Şube’nin başkanlığına seçilen İsmail Yıldırım ve Erol Erkek, Genel-İş Merkez’den Çetin Çalışkan ve TİS uzmanı katıldı. İşçiler de yoğun bir katılım gösterdiler.

Esas gündem Genel-İş ve 1 No’lu Şube yönetiminin el değiştirmesiyle birlikte yetki ve TİS süreciydi.

DİSK Genel-İş Merkez Yönetimi’nden katılan Çetin Çalışkan, taşeron işçilere kadro denilerek çıkarılan KHK sürecinde DİSK olarak hukuksal ve yasal anlamda neler yaptıklarını anlatarak, kendilerinin diğer konfederasyonlardan daha ileri bir mücadele verdiklerini belirtti. Ayrıca Genel-İş’in de hizmet işkolunda örgütlenme yapan diğer sendikalardan daha ileride durduğunu, Belediye-İş ve Hizmet-İş’in tutumlarının kendilerinin gerisinde kaldığını anlattı.

Çetin Çalışkan ayrıca işçilerin sosyal medya üzerinden yaptıkları bazı belge paylaşımlarına da tepki göstererek, “Arkadaşlarımız kendi hesaplarından bazı belge paylaşımlarıyla birlikte yorumlar da yapıyor. Bunlar bizi zora sokan şeyler. Bunları paylaşmadan önce gelip bize sorarsanız doğru bilgiyi alırsınız. Oradaki süreçlerin nasıl işlediğini, nelerin elde edildiğini ya da edilmediğini bilmiyorsunuz. Bu nedenle bunlar bizi geriye düşüren şeyler oluyor’ dedi.

Çetin Çalışkan, yıllardır Çankaya Belediyesi’nde olduğunu, birçok örgütlenmenin bizzat kendisi tarafından gerçekleştirildiğini ifade ederek, “İçinizden gelen biriyim, sizinle aynı şeyleri düşünüyorum. Ama KHK ile gelişen süreç zorlu bir süreç, bunu aşmaya çalışıyoruz, sendika olarak” dedi.

TİS uzmanı ise konuşmasında KHK’larla grevlerin fiilen yasaklandığını belirtti. Grev yapmanın sözkonusu olmadığını, TİS görüşmelerinde uzlaşma sağlanamadığında 60 günlük sürecin başlatıldığını, sürecin arabuluculara gönderildiğini anlattı. Bu kısır döngülü süreci ifade ederek, grev kararı çıksa bile uygulanamayacağını ifade etti.

Bilgilendirme toplantısına katılan işçiler sendika yönetiminin bu süreçlerde işçi iradesini yok saydığını hem tepkileri hem de sorularıyla dile getirdiler.

İşçilerden biri, “KHK çıkarılırken sürecin böyle gelişeceğini biz işçiler olarak biliyorduk, siz bunu bilmiyor muydunuz? Önceki süreçte işçiler grev isterken geniş bir toplantı yapıp, ‘greve hayır’ kararı çıkarttırdınız. Eğer o zaman greve hayır kararı çıkarttırmamış olsaydınız şimdi bu durumda olmazdık. Bunun sorumlusu sizsiniz” dedi.

Bir başka işçi, “İşçiler KHK’ları protesto etmeye hazır. KHK’ları geriletmek, gasp edilen yasal haklarımızı geri almak için sendikanın örgütlü olduğu her belediye önünde eylem kararı almanızı istiyoruz. Bu eylemlere KHK’lı işçi arkadaşların da tam olarak katılmasını. Böyle bir kararı alırsanız biz işçiler olarak her durumda şubemizin yanında olacağımızı bir kez daha iletiyoruz. Yine söylüyorum eş zamanlı olarak… İşçiler buna hazırız” diye belirtti. Bu sözler, salondaki işçiler tarafından yoğun alkışlarla karşılık buldu.

KHK’yla geçiş yapan bir işçi, “Biz KHK ile geçiş yaptık. Tüm haklarımızın devam edeceği söylendi. Nisan ayında geçiş yaptığımızda maaşlarımızda farklılık olmazken, tam zam alacağımız zaman yüzdelik dilimler neden düşürüldü? Sorumun biri bu. İkincisi ise, sosyal yardımlarımızın kesilmesinin ardından Kılıçdaroğlu’nun kendi belediyelerinde asgari ücretin 2 bin 200 olacağını söylemesine rağmen neden karşılık görmedi? Buna bir açıklık getirilmesini istiyorum” sözleriyle CHP belediyelerindeki tabloyu ve sendikanın bu tablo karşısındaki tutumunu teşhir etti.

Çetin Çalışkan, “Asgari ücretin altında çalışan çok işçi var. Bazı belediyelerde 400- 500 fark alanlar oldu. Biz böyle diyoruz ama KHK böyle demiyor” diye yanıtladı.

Diğer bir işçi, “Klıçdaroğlu bu açıklamayı yaparken KHK’yı bilmiyor muydu? Ayrıca Belediye Başkanımız, Kılıçdaroğlu’na şunu söyleyemiyor mu: Siz bunu söylüyorsunuz ama biz bunu işçiye veremiyoruz diyemiyor mu?” sözleriyle çelişkili durumu teşhir etti.

Çetin Çalışkan, bunun siyasi bir açıklama olduğunu ifade etti.

Çalışkan, Türkiye’de bunun altında çalışan işçiler olduğunu belirterek, “Böyle söylemlere çok bakmayın” dedi.

Çalışkan’ın bu sözleri işçiler tarafından tepkiyle karşılandı. Bunun üzerine o da, “2 bin 200 TL bizim için tatmin edici bir rakam değil” dedi. İşçilerse soruların cevabının verilmesini istedi. Bunun üzerine alanda açıklama yapmak için valiliğe başvurduklarını; ancak Kızılay ve civarında hiçbir eyleme, açıklamaya izin verilmediğini söyledi.

İşçiler bütün birimlerde birçok sorunun olduğunu da dile getirdiler.

Bir başka işçi, 1982’de işe girdiğini, 1993’te ise Karayalçın ve Doğan Taşdelen’in yüzde 400 zam yaptığını belirterek, “O zaman da sağ parti ANAP hükümetteydi, şimdi de sağ parti hükümette. Alper Taşdelen’e şunu söylüyoruz: Babanızın oğluysanız işçiye yüzde yüz zam verin” diye söyledi.

Bir başka işçi, “Yetki alındığında toplu sözleşme hakkı doğmuyor mu? Özgür bir şekilde toplu sözleşme hakkımız yok mu?” şeklinde sorarak sendika yönetiminin tutumunu bir kez daha teşhir etti.

Bir başka işçi ise, “Bizim anladığımız sözleşme yapılana kadar bize hiçbir şey! Başka bir şey anlamadım. O zaman biz de çıkıyoruz” dedi ve işçilerin çoğunluğu alkışlarla protesto ederek salonu terk etti


Yorum yap

E-Mail adresiniz yayımlanmayacak. İşaretli alanları doldurmanız zorunludur *

Yanıtı iptal et

İlgili yazılar