Cargill işçileri kazanmakta kararlı

Cargill işçileri kazanmakta kararlı

Cargill işçileri direnişlerinin 495. gününde ilk günkü kadar kararlı: Kazanacağımıza inanıyoruz!

Sendikalı olarak işe geri dönme talebiyle Bursa Orhangazi İlçesi’nde bulunan Cargill fabrikasının önünde 495 gün boyunca direniş sürdüren Cargill işçileri, kazandıkları işe iade davasının patron tarafından temyize götürülmesinden sonra direnişte biriktirdikleri tüm deneyimleriyle İstanbul’a şirketin genel merkezinin önüne geldiler.

 

İstanbul’daki direniş bugün 6. gününde. İşçiler kararlı ve kazanma inançları oldukça diri. Direniş yaptıkları alan ziyaretçiler tarafından kesintisizce ziyaret ediliyor. Orada yemeklerini hazırlayıp, direniş çayını yudumluyorlar.

 

Şirketin merkez ofisinin olduğu Ataşehir’deki dev Paladium Tower önünde yankılanan işçi soluğunu yaptığımız röportajla sayfamıza taşıyoruz.

 

Röportaj yaptığımız Cargill işçisi tüm arkadaşları adına şunları söyledi:

Cargill işçisi: 30 yaşındayım. Cargill’de üretim operatörü olarak bir buçuk yıl çalıştım. 17 Nisan 2018 tarihinde işten çıkarıldık. Ardından Tek Gıda-İş Sendikası önderliğinde direnişe geçtik. Biz sendikanın tam olarak ne olduğunu bilmiyorduk, direnişin ne olduğunu bilmiyorduk, Suat abi bize her şeyi anlattı bizler de ikna olduk ve direnişe geçtik.

Direniş öncesinde tabii Nestle örneği bizde oldukça etkili oldu. Daha önce Nestle’de böyle bir direniş gerçekleşti. Direnişin sonunda işten çıkarılan yirmi sekiz kişi 400 gün sonunda işini geri kazanmıştı bu örnek ikna olmamızda etkili oldu biz de direnişe geçtik.

Direnişimizin 150.ci gününde Orhangazi Cargill Fabrikası önünden sırasıyla Orhangazi, Yalova, Topçular, Gebze sonrasında Kartal ve Ataşehir’e yürüdük. Cargill Firmasının Genel Merkezi Ataşehir’de bulunuyor Paladium Tower’da.

Alınteri: Direnişinizi takip ettiğimiz kadarıyla 495 gün geri de kaldı. Bu süre içerisinde yaşadıklarınız sanırım kapsamlı bir deneyim oldu, neler yaşadınız bu sürede?

Cargill işçisi: Bizler daha önce sendikanın, direnişin ne olduğunu pek bilmiyorduk. Bunun ne olduğunu öğrendik, sendikanın işçilerden oluştuğunu, işçilerin haklarını savunduğunu ve destek olduğunu öğrendik. Çünkü Orhangazi’de her yerde Türk-Metal Sendikası var sarı bir sendika Bu süreçte hHakkımızı aramayı öğrendik. Emek dostlarının ne olduğunu, kimler olduğunu öğrendik. Solu medyada gösterildiği kadar biliyorduk, çünkü hiçbirimiz araştıran insanlar değildik. Bu sayede kimlerin emekçinin gerçekten yanında olduğunu öğrendik.

Alınteri: Şimdiye kadar patronlar işe iade davalarında işçilerin tazminatlarını vererek işçilerin geri dönüşlerini kabul etmediler. Sizler bu direnişi alışılmış olan anlayışı değiştirecek bir yaklaşımla mı buraya taşıdınız?

Cargill işçisi: Şöyle söyleyeyim, zaten Türkiye Cumhuriyeti’ndeki anayasada şöyle bir şey var; işveren işten çıkardı zaman işçiye bütün haklarını, tazminatını ödeyip işe almayabiliyor. Fakat biz bunu istemiyoruz, işe iade olmak istiyoruz.

Cargill Firması yurtdışı kökenli bir firma ve Türkiye’ye girerken bazı uluslararası sözleşmeler imzalıyor. Biz bu sözleşmelere dayanarak bu taleplerde bulunuyoruz. Zaten bir Türk firması olsa bayağı bir sıkıntı yaratıyorlar. Çünkü anayasa onların arkasında; işçinin yanında gözükse bile genelde işverenin yanında. Biz parayı istemediğimizi en başından beri söyledik zaten parayı isteseydik direnişe geçmezdik. Zaten bizim burada durmamızın o zaman bir anlamı olmazdı. Hepimiz iş bulabilirdik, yaklaşık iki sene olacak buradaki herkes iş bulabilirdi. Fakat diğer işyerlerinde de aynı sorunlarla karşılacaktık, biz bunların bilincindeydik. Bu yüzden, kendi işimize sahip çıkmak için bu direnişe geçtik.

Alınteri: Direnişin İstanbul’a taşınmasından sonra patronlar cephesinden bir gelişme yaşandı mı?

Cargill işçisi: Yerelde mahkemeyi kazandıktan sonra gerekçeli kararın yazılma sürecinde biz dedik ki, ‘eğer gerekçeli karardan sonra itiraz etmez haklarımızı kabul ederseniz İstanbul’a gelmeyeceğiz. Fakat aksi bir tavır sergilerseniz biz İstanbul’a gelecek Ataşehir Paladium Tower önünde, Genel Müdürlük önünde yatacağız dedik’ ve altı gündür buradayız. Bu süre içinde de herhangi bir geri dönüş olmadı çünkü buradaki patronlar zaten bizi işten çıkaran insanlar. Biz Amerika’daki UIF aracılığıyla -OCD masası diye bir masa var- oranın raporunu bekliyoruz. Bu raporun bizim lehimize çıkacağını düşünüyoruz ve baskı olması için de buradayız. Bunu da Türkiyede’ki patronlarla çözebileceğimizi sanmıyoruz. UIF aracılığı ile çözebileceğimizi düşünüyoruz .

Alınteri: Burada yaptığınız eylemlerle bir sonuca gidemezseniz neler yapmayı düşünüyorsunuz? Direnişin çıtasını yükseltmeyi düşünüyor musunuz?

Cargill işçisi: Biz kazanacağımıza inanıyoruz. Tabii ki öyle bir durum olduğunda sendikamızla birlikte oturup değerlendireceğiz.

Alınteri: Direniş alanınıza halkın yaklaşımı nasıl? Sizi etkileyen gelişmeler oluyor mu burada?

Cargill işçisi: İnsanlar bizim haklı olduğumuzu biliyor. Kanunlara uyarak burada direnişimizi sürdürüyoruz. Bizim haklı olduğumuzu, iyiniyetli olduğumuzu, sadece işe iade olmak istediğimizi biliyorlar. Yanımıza geliyorlar çaylarını paylaşıyorlar, civardaki insanlar bize yemek getiriyor… yani ellerinden geldiğince yardımcı olmaya çalışıyorlar bize.

Alınteri: Son olarak eklemek istediğin bir şey var mı?

Cargill işçisi: Başta dediğim gibi, biz neyi ne için yaptığımızın farkında değildik. İlk önce benim için bir direniş oldu sonrasında arkadaşlarım için oldu daha sonra Türkiye için oldu. Yani işçi sınıfı için oldu, çocuklarımız için oldu, geleceğimiz için oldu bu direniş. Biz çocuklarımıza iyi bir çalışma imkanı, iyi bir yaşam standartı oturtmak için buralardayız. İşçi sınıfının desteğine ihtiyacımız var. Emek dostlarının desteğine ihtiyacımız var ve kazanana kadar da buradan gitmeyi düşünmüyoruz!


Yorum yap

E-Mail adresiniz yayımlanmayacak. İşaretli alanları doldurmanız zorunludur *

Yanıtı iptal et

1 Yorum

  • […] mücadelelerini İstanbul Ataşehir’de bulunan Cargill Genel Merkezi önüne taşıyan Cargill işçileri, direnişlerinin 500. gününe denk gelen 30 Ağustos Cuma günü Ataşehir Paladium önünde […]

    YANIT

İlgili yazılar