Çorlu Tren Katliamı’nın 1’inci yılıydı…

Çorlu Tren Katliamı’nın 1’inci yılıydı…

Dün Çorlu Tren Katliamı’nın birinci yılıydı, aileler karanfilleri, çelenkleri, gözyaşları ve öfkeleriyle katliamın yaşandığı Sarılar Köyü’ndeydi

Dün Çorlu Tren Katliamı’nın birinci yıldönümüydü. O katliamda hayatını kaybeden yedisi çocuk 25 kişinin yakınları ve yaralanan onlarca insan, TCDD Taşımacılık’ın Twitter hesabından yapılan en hafif ifadeyle küstahça videoyla uyandı güne. ‘Sevgi Taşıyoruz’ başlığıyla yayınlanan videoda TCDD treniyle yolculuk yapan bir babanın durakta beklediği oğluna sarılması, yolcuların rahat ve huzur içindeki halleri vardı.

TCDD’nin bu görüntülerine aileler isyan ettiler. “Acılara saygı duymayı öğrenin” dediler.

Katliamın yaşandığı Sarılar Köyü’nde anma yapıldı

Güne bu saygısızlıkla başlayan aileler, avukatları ve çeşitli kurum temsilcileri kendileri için bir yas günü olan dün, katliamın yaşandığı Çorlu’nun Sarılar Köyü’nde toplanarak, anmalar gerçekleştirdiler.

Köy meydanından ellerinde “Sizi seviyoruz” yazılı çelenkle, facianın meydana geldiği yere yürüdüler. Yürüyüş sırasında hayatını kaybedenlerin isimleri tek tek okundu. Kaza yerinde toplananlar rayların üzerine karanfillerle “Sizi seviyoruz” yazılı çelengi bıraktılar.

Oldukça duygusal anların yaşandığı tören, Uzunköprü-Halkalı seferini yapan yolcu treninin geçişiyle çakıştı. Trenin facianın yaşandığı bölgeden yavaşlayarak geçmesine tepki gösteren aileler, “Kaza günü daha hızlı gidiyordu, şimdi ise yavaş gidiyor” dediler.

Aliler adına kazada oğlu Oğuz Arda Sel ile eşi Hakan Sel’i kaybeden Mısra Öz, bir konuşma yaparak, adalet istedikleri söyledi. Öz, “Bu raylar üzerinde kaybettiğimiz bugüne dair söylenecek çok söz varken, acıdan başka hiç bir şeyden bahsedemiyoruz. Hepsini özlemle, sevgiyle, hasretle, saygıyla anıyoruz. Bugün bizim yanımızda olduğunuz için hepinize çok teşekkür ediyorum. Bugün bizim söyleyeceğimiz çok sözümüz yok. Onlara bir söz verdik, sözümü yerine getiriceğiz. Gerçekten konuşmak çok zor. Her biri bizimle burada. Ama geçen sene bu saatleri düşündüğümüzde şuan nefes alıyorlardı, inmeyi düşünüyorlardı. Hayallerini düşünüyorlardı. Biraz sonra inecekleri durakları düşünüyorlardı. Ama ne yazık ki biz onları taşların altına gömdük” dedi.


Yorum yap

E-Mail adresiniz yayımlanmayacak. İşaretli alanları doldurmanız zorunludur *

Yanıtı iptal et

İlgili yazılar