Dekan da ‘kadının yeri evidir’ dedi!

Dekan da ‘kadının yeri evidir’ dedi!

Daha önce Nuh peygambere cep telefonuyla iletişim kurduran mevcut akademik soytarılık bu sefer de kadına dönük rol biçen başka bir perişanlıkla dile geldi.

İhraçlarla tüm ilerici dinamikleri adeta kazınan akademinin bugünkü hali, siyasi iktidarın nasıl bir üniversite-toplum-toplumsal yaşam tahayyülü içinde olduğunun da çarpıcı ifadesi olmaya devam ediyor. Daha önce Nuh peygambere cep telefonuyla iletişim kurduran mevcut akademik soytarılık bu sefer de kadına dönük rol biçen başka bir perişanlıkla dile geldi.

Necmettin Erbakan Üniversitesi, Havacılık ve Uzay Bilimleri Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Mehmet Karalı, sosyal medya hesabı üzerinden yerel seçimde hiçbir kadın belediye başkanı adayına oy vermeyeceğini açıklayarak, kadının yerinin evi, rolünün de annelik olduğunu buyurdu. Uzay Bilimleri gibi bir dalın dekanlığını yapan Karalı’nın bu paylaşımı sosyal medyada özellikle kadınlar tarafından tepkiyle karşılandı.

Akademinin elde avuçta kalan tüm ilerici dinamiklerinin KHK’larla ihraç edildiği, bu arada dışardan da akademisyen ithal etme hazırlıklarına girişildiği şu dönemde Karalı gibilerinin söz ve eylemleri oldukça uyarıcı. Uyarıcı olduğu kadar da mevcut siyasi iktidarın, onun toplumsal projelerinin anlaşılması açısından çarpıcı.

Kadına dönük bu rol biçme ve mekan belirleme (siz ona mezar deyin!) işgüzarlığının sahibi, temsil ettiği kesimlerin görüşlerini dillendiriyor olmanın rahatlığı ve küstahlığıyla o paylaşımında şunları söyledi:

İLAN EDİYORUM, Aile hayatına yönelik bazı politikaları YANLIŞ buluyorum. İyi bir çocuk yetiştirmek, iyi bir ev hanımı olmak Bakan yada Başkan olmaktan veya Başarılı! bir iş kadını olmaktan çok daha elzemdir. Yerel seçimde hiç bir Kadın Belediye Başkanı Adayına OY VERMEYECEĞİM.

Yakın zaman önce Necmettin Erbakan Üniversitesi, Havacılık ve Uzay Bilimleri Fakültesi Dekanlığına getirilen Prof. Dr. Mehmet Karalı’nın bu sözleri, 25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü öncesinde sarf etmesiyse ayrıca manidar. Keza bu sözler aynı zamanda çizilen sınırlara riayet etmeyen kadınların hakkının şiddet ya da ölüm olduğunun da ilanı anlamına geliyor!

Bir akademisyen tarafından dillendirilmeleriyse kadın düşmanlığının toplumsal gericilik birikiminin en hassas noktalarından biri haline geldiği şu devirde daha da vahim sonuçlara davetiye çıkarıyor. Keza sözler akademisyen titri taşıyan bir zat tarafından dile getiriliyor!

 


Yorum yap

E-Mail adresiniz yayımlanmayacak. İşaretli alanları doldurmanız zorunludur *

Yanıtı iptal et
[lvca_spacer desktop_spacing=”50″ tablet_width=”960″ tablet_spacing=”30″ mobile_width=”480″ mobile_spacing=”10″]

İlgili yazılar