“Demirin tuncuna, insanın piçine kaldık”

“Demirin tuncuna, insanın piçine kaldık”

Ailesinin serüveni, Yaşar Kemal’in hemen her yapıtına sinmiştir

Birinci Dünya Savaşı’nın tam ortası; günümüzde yaşananları fazlasıyla hatırlatan, Anadolu ve Mezopotamya halklarının çığlık çığlığa sağa sola kaçıştığı, kitlesel göçlerin can havliyle yaşandığı dönem.

 

Ailesinin köyüdür Ernis. Bu köy Luvan aşiretine bağlı bir Kürt köyüdür. Çarlık askerleri Süphan dağından top atışına başladığında, top güllelerinin düştüğü köy çareyi kaçmakta bulur. Yaşar Kemal’in ailesi önce Van’a, sonra Amed’e, oradan Mardin üzerinden Suriye çöllerine doğru göçerler. Her nasılsa yaklaşık bir buçuk yıl sonra Adana’ya, Osmaniye’ye ulaşırlar.

 

Bu sürede yaşananlar ayrıntılı zenginliğiyle ailenin belleğinde unutulmaz biçimde yerleşmiş, Ernis ile Hemite arası binlerce parçadan oluşan bir göç destanına dönüşmüştür.

 

Anamın anlatıları beni büyülerdi

Ailesinin serüveni, Yaşar Kemal’in hemen her yapıtına sinmiştir. Yaşar Kemal, birçok yapıtının öyküsel kaynağını ailenin hikâyesinden aldığını özellikle belirtir:

Bu anlatacaklarımı ben yaşamadım. Aileden, dahası da anamdan duyduklarımdır. Anamın çok güçlü bir belleği vardı. Hiçbir şeyi unutmazdı. Babamın amcaoğlu Yusuf Ağayla bir lades tutmuş, bu lades on dört yıl sürmüş, sonunda anam lades demişti. Çok da güzel konuşuyordu. Yazık ki Türkçesi kıttı. Belki Kürtçeyi bir destancıdan daha güzel konuşurdu. O bir masal, bir destan, bir olay anlatırken herkesi lâl-ü ebkem ağzına baktırırdı. Ben de onun anlatımıma hayrandım. Onun anlatıları beni büyülerdi…

 

Sözlü kültürden yazılı kültüre geçiş sürecinde muazzam bir köprü kurmayı başarmış olması, Yaşar Kemal’in en belirgin özelliğidir. Kürtçe sözlü kültürün devasa mirasını Çukurova’da Hemite adlı Türkmen köyüne taşıdı.

 

İnce Memed sonsuza kadar yaşayacak

Kürt olmasıyla her zaman gurur duyardı. ”Sen Türk yazarısın, nereden Kürt oluyorsun” diyen Doğu Perinçek’e, ”Elbette Kürt’üm. Kendimi bildiğimden beri Kürt’üm. Anadilim de Kürtçe. Oturup bir hafta çalışayım, Kürtçe roman da yazarım” cevabını verecekti. Ehmedê Xanî’, Feqiyê Teyran, Dadaoğlu, Türkmen dervişlerinin son temsilcisi olan Yaşar Kemal’in ölümüyle bir devir kapandı ama isyan eden yoksul bir kuşağın soluğu olan İnce Memed sonsuza kadar yaşayacak.  Ölümünün üçüncü yılında Kürt Yaşar’ı özlemle anıyoruz.

 

Yeni Özgür Politika


Yorum yap

E-Mail adresiniz yayımlanmayacak. İşaretli alanları doldurmanız zorunludur *

Yanıtı iptal et
[lvca_spacer desktop_spacing=”50″ tablet_width=”960″ tablet_spacing=”30″ mobile_width=”480″ mobile_spacing=”10″]

İlgili yazılar