DİSK 2020 asgari ücretinin en az 3 bin 200 TL olmasını istedi

DİSK 2020 asgari ücretinin en az 3 bin 200 TL olmasını istedi

Asgari Ücret Tespit Komisyonu ilk toplantısını dün gerçekleştirirken, sendikalar da talep ettikleri rakamları açıklıyor. Türk-iş, 2 bin 578 lira olsun derken, DİSK de bugün yaptığı açıklamayla en az 3 bin 200 TL olmasını istedi

Asgari Ücret Tespit Komisyonu’nun dün yapılan ilk toplantısında konuşan Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanı Ayşe Zümrüt Selçuk, hükümetin 2020 asgari ücret zammı için ne düşündüğünü de üç aşağı beş yukarı açık etmişti. Türkiye’nin asgari ücret konusunda birçok AB ülkesinin ilerisinde olduğunu, AKP’nin iktidara geldiği 2002’den bu yana asgari ücretin en az 10 kat arttığını iddia eden Zümrüt, 2020 için temel kriterlerini de şöyle özetlemişti: Ekonomik ve sosyal konjonktürle uyumlu, kalkınma ve verimliliğe katkı sağlayacak şekilde belirlenmiş bir asgari ücret.

IMF’nin ücret artışları için önden “Ücretleri, gerçekleşen enflasyon oranında değil hedeflenen enflasyon oranında artırın” diye buyruk saldığı; bu buyruğun Yeni Ekonomik Plan’a da aynen taşındığı, kamu işçileri ve emekçilerine yüzde 3 ila 4 oranında zam yapıldığı bu koşullarda hükümet ve patronlar cephesinin tutumu konusunda fazla söze de gerek yok zaten. Onlar asgari ücrete de ortalama o oranlarda zam yapılmasında ısrar edeceklerdir.

İşçi sınıfı cephesinden, üretim alanlarından örgütlenerek patronlar ve devlet üzerinde basınç oluşturacak eylemlerle örülen, gerekirse grev aracının da yasaklara-kısıtlamalara rağmen devreye girebileceğini hissettirecek anlamlı bir tutum yok. DİSK öncülüğünde yürütülen kampanya da harcanan emeklere rağmen böyle bir etkiyi yaratacak nitelikte değil. Türk-iş şimdiye kadarki tutumuyla ortaya koymuş bir adres.

Bu gerçek ortada dururken sendikalar; asgari ücret konusunda talep ettikleri rakamları açıklamaya devam ediyor. Türk-İş bu konuda başı çekti ve 2020 için asgari ücret 2 bin 578 lira olsun dedi. Bu rakamı telaffuz eden Türk-iş kendisinin her ay yaptırdığı açlık yoksulluk sınırı hesaplamalarından bihabermiş gibi konuştu!

DİSK ise bugün yaptığı basın toplantısıyla talep ettiği ücreti “en az” net 3 bin 200 TL olarak açıkladı.

DİSK Yönetim Kurulu adına Genel Başkan Arzu Çerkezoğlu tarafından yapılan açıklamada asgari ücretin İşçi sınıfının ortalama ücret haline geldiği belirtilerek, 2020 asgari ücretinin krizin etkilerinin derinden yaşandığı, işsizliğin arttığı, alım gücünün düştüğü, gelir dağılımın bozulduğu koşullarda saptandığının altı çizildi. DİSK’in asgari ücretin belirlenmesinde kullandığı esaslardan birincisinin asgari ücretin asgari geçim ücreti olması olduğu vurgulandı.

“Kimse işçilerden fedakârlık beklemesin”

Asgari ücret meselesi, bu ülkede ücret gelirleriyle yaşayan milyonların meselesidir, memleket meselesidir” diyen Çerkezoğlu IMF tavsiyelerine uyarak belirlenmeye çalışılan asgari ücret zammını kabul etmeyeceklerini belirterek şunları söyledi:

Yaz aylarında, kamu emekçilerinin ve kamu işçilerinin toplu sözleşmelerinde çıkan rakamlar bu politikanın yansımasıdır. Daha da kötüsü ülkeyi yönetenler IMF’nin bu konudaki tavsiyesini de Yeni Ekonomi Program adı altında benimsedi. Eylül ayında IMF Türkiye raporunda “Ücretleri, gerçekleşen enflasyon oranında değil hedeflenen enflasyon oranında artırın” denildi,  bir hafta sonra Hazine ve Maliye Bakanı asgari ücreti bu şekilde belirleyeceklerini ilan etti. Bilindiği gibi 2020 için hedef enflasyon yüzde 8,5 olarak açıklandı

 

Ülkeyi yönetenleri şimdiden uyarıyoruz: Şirket kurtarmalara, işveren teşviklerine devasa kaynakların ayrıldığı bir ortamda kimse işçilere “fedakârlık” tavsiyesinde bulunmasın, kimse işçilerden fedakârlık beklemesin.

 

Kriz koşullarında asgari ücretteki artış artışı halkın büyük bölümünün gelirindeki artış belirleyecektir. Bu nedenle asgari ücret artışının sadece işçilere değil, Türkiye ekonomisine katkısı olacaktır. 40 yıldır uygulanan ancak artık iflas eden neoliberal politikaları terk etme zamanı gelmiştir. Ücret artışına dayalı büyüme mümkündür. Ücret artışları çalışana da ekonomiye de olumlu etki yapar. Ücret artışları alım gücünü artırarak ekonomiyi canlandırır.

Asgari Ücret Tespit Komisyonu yapı itibariyle demokratik değil

Çerkezoğlu aynı zamanda Asgari Ücret Tespit Komisyonu’nun demokratik olmadığının altını çizdi. Komisyonda hükümet, işveren ve işçi temsilcisi olarak 5’er kişi yer alırken en fazla üyeye sahip işçi sendikası ve işveren örgütleri tarafından saptanıyor. DİSK ve diğer konfederasyonlar asgari ücretin belirlenmesi sürecinde yer alamıyor.

1.8 Milyon işçi asgari ücrete bile erişemiyor

TÜİK verilerine göre asgari ücretin altında ücret alanların sayısı 1 milyon 800 bin, asgari ücret alanların sayısı 5 milyon civarında olmak üzere toplamda 6,8 milyon.

Öte yandan Türkiye, Avrupa ülkeleri içinde en düşük asgari ücrete sahip 4. ülke. Daha düşük asgari ücrete sahip ülkeler Sırbistan, Bulgaristan ve Arnavutluk’tur. 2009’da Avrupa’da Türkiye’den düşük asgari ücretli 13 ülke varken, 2019’da sadece 3 ülke bulunuyor.

Asgari ücret maliyetinin yarısı vergi kesintiye gidiyor

Asgari ücretten yapılan vergi ve diğer kesintilere vurgu yapan Çerkezoğlu, “Asgari ücretin görünen-görünmeyen, dolaylı-dolaysız kesintilerini dikkate aldığımızda işçinin eline asgari ücretin sadece yüzde 49’unun net gelir olarak geçtiği görülmektedir” dedi. Asgari ücretin yüzde 51’inin vergi ve kesintilere gittiğinin altını çizen Çerkezoğlu, asgari ücretin yıllık olarak hesaplanması ve tümüyle vergi dışı bırakılması talebini dillendirdi.

2020 asgari ücretine dair DİSK’in talepleri şöyle:

Asgari ücret hesabında uluslararası standartlara uyulmalı ve işçinin ailesi de dikkate alınmalıdır.

 

Asgari ücret toplu pazarlık yoluyla hesaplanmalıdır.

 

Asgari ücret tespitine ilişkin 131 Sayılı ILO Sözleşmesi onaylanmalı, Avrupa Sosyal Şartı’na asgari ücretle ilgili konan çekince kaldırılmalıdır.

 

Asgari ücret tespit komisyonunda kadın temsili sağlanmalıdır.

 

TÜİK hesabı asgari ücret saptanmasında alt sınır olmalıdır.

 

Asgari ücret net ve AGİ hariç hesaplanmalıdır.

 

Bütün işçi ve memurlar için tek asgari ücret saptanmalıdır.

 

Asgari ücret geçim ücreti olmalıdır.

 

Yeniden değerleme artış oranından daha az asgari ücret artışı olamaz.

 

Asgari ücret artışında hedeflenen enflasyon oranları esas alınamaz.

 

Asgari ücret tespitinde geçim koşulları ve milli gelir artışı dikkate alınmalıdır.

 

Asgari ücret yıllık olarak hesaplanmalı, tümüyle vergi dışı bırakılmalıdır.

 

Asgari ücretin tespitinde bütün işçi konfederasyonlarına katılım hakkı sağlanmalı, Asgari Ücret ulusal ölçekli bir toplu pazarlıkla belirlenmeli ve uyuşmazlık durumunda grev hakkını da içermelidir.


Yorum yap

E-Mail adresiniz yayımlanmayacak. İşaretli alanları doldurmanız zorunludur *

Yanıtı iptal et

İlgili yazılar