Diyadin Belediyesi eşbaşkanlarına bina içinde polis saldırısı!

Diyadin Belediyesi eşbaşkanlarına bina içinde polis saldırısı!

40 kişilik polis güruhu HDP’li Diyadin Belediyesi eşbaşkanlarına bina içinde saldırdı, ters kelepçe taktı, yerlerde darbetti, kafalarını ve ellerini kırdı!

İktidarın Kürt halkının toplumsal kazanımlarına dönük tahammülsüzlüğü en saldırgan biçimlerle dile gelmeye devam ediyor. Kürdistan’da kazanılan pekçok belediyenin ‘KHK’lı denilerek gasbedilmesi, seçimin hemen arifesinde Halkların Demokratik Partisi (HDP) belediyelerinin kapısına polis kulübesi ve x-ray cihazı konularak kayyımın başka bir ifadesini pratikleştirilmesi bunun ilk adımlarıydı.

Son olarak bu saldırganlığa Diyadin Belediyesi eşbaşkanlarının belediye binasında 40 kişilik polis güruhunun saldırısına uğraması eklendi. Eşbaşkanlara ters kelepçe takıldı, yere yatırılarak darbedildiler, belediyenin kamera kayıtlarına herhangi bir savcılık izni ve belediye oluru olmaksızın el koydular!

Kafası ve eli kırılan belediye eşbaşkanlarına yapılan bu saldırıyla Kürt halkına bir kez daha “tanımıyoruz” mesajı verilmiş oldu.

Mezopotamya Ajansı’nın haberine HDP tarafından kazanılan Diyadin Belediyesi’nin girişine kurulan polis kontrol noktasında belediyenin makam şoförü Mehmet Hayri Oruç’un dövülmesi üzerine bu duruma müdahale eden eşbaşkan Evren Demir ve Betül Yaşar ters kelepçelenip, yüzükoyun yere yatırılarak darp edildi. Eşbaşkan Demir, hastaneye kaldırıldı.

Belediye eşbaşkanına ters kelepçe ve dayak

Eşbaşkan Demir’in kafasına cop darbeleri aldığı ve sonrasında ters kelepçelenip tekmelendiği aktarıldı. Ayrıca belediye Eşbaşkanı Betül Yaşar’ın da eline copla vurulduğu kaydedildi. Hastaneye kaldırılan Belediye Eşbaşkanı Evren Demir, “Şoförümüzü dövdüler. Biz de izin vermedik. Ardından da bizi dövdüler. Yere yatırıp ters kelepçeleyerek dövdüler” diye belirtti.

Eşbaşkanların kanının belediye binasının fayanslarına bulaştığını belirten HDP Kars Milletvekili Dilan Dirayet Taşdemir, bu saldırının Kürdistan’a özel ssaldırganlığın bir devamı olduğunu belirterek, şunları ifade etti:

Bu durum iradesini, seçtiğini tanımayan, baskıyla, zulümle hukuksuzlukla ve faşizan politikayla irade kırma girişimidir. Diyadin halkının yüzde 70’e yakın seçtiği eşbaşkanların belediyeye girmeye çalışan şoförüne müdahale etmeye çalışıyorsunuz. Siz şoförü tanıyorsunuz, sürekli başkanın yanında gezdiğini biliyorsunuz. Her belediyeye girdiğinde arayacaksınız, taciz edeceksiniz, hakaret edeceksiniz ve şoföre müdahale edeceksiniz. Başkan da iniyor bu duruma müdahale etmeye çalışıyor. Sonrada takviye güç çağırıyorlar. 40’a yakın polis belediye içerisine giriyor. Eşbaşkanları darp ediyor. Evren ve Betül Başkan’a copla vurulmuşlar, tekmelenmişler, ters kelepçelenmişler. Biz belediyeye gittiğimizde belediyenin fayanslarında belediye eşbaşkanlarımızın kan izleri vardı. Özellikle başkanları hedef almışlar. Direk başkanlar hedef alınmıştır.”

Yaklaşık 40 polisin eşbaşkanları vahşice darbetmesinin “Bu resmen halkın iradesine saldırıdır, halkın iradesini tanımamaktır. Faşizmin en dip ve karanlık halidir. Hak, hukuk tanımayan, saldırganlaşmış, azgınlaşmış bir polis gurubu var. Hukukla herhangi biri bağı olmayan keyfi davranan bir anlayış var” diye belirtti.

Belediye içerisine girilerek belediyenin görüntülerine el konulduğuna dikkat çeken Taşdemir, şunları söyledi: “Ben polise diyorum ‘sen neye dayanarak görüntülere el koyuyorsun.’ Bana ‘Savcıdan talimat almışım’ diyor. Savcının talimatını istiyorum ‘Bana şifahen vermiş’ diyor. Şifahen talimat mı olur. Resmi belge getireceksiniz, belediye eşbaşkanlarından izin alacaksınız. Böyle keyfi alınmıyor” dediğini aktardı.

Kürdistan’da bir “hukuka uyma” durumundan bahsedilemeyeceğini sözlerine ekleyen Taşdemir, “En basit bir durumda insanlara şiddet uygulayan, gözaltına alma ile tehdit eden bir anlayışla karşı karşıyayız” diye belirtti.


Yorum yap

E-Mail adresiniz yayımlanmayacak. İşaretli alanları doldurmanız zorunludur *

Yanıtı iptal et

İlgili yazılar