Diyarbakır Barosu’ndan Müzeyyen Boylu’nun katline ilişkin açıklama

Diyarbakır Barosu’ndan Müzeyyen Boylu’nun katline ilişkin açıklama

Diyarbakır Barosu, avukat Müzeyyen Boylu’nun bir buçuk yıl önce boşanma davası açtığı eşi doktor Mesut Issı tarafından katledilmesiyle ilgili basın açıklaması yaptı

Diyarbakır Barosu, Çınar ilçesinde avukatlık yapan Müzeyyen Boylu’nun, bir buçuk yıl önce boşanma davası açtığı eşi doktor Mesut Issı tarafından katledilmesiyle ilgili açıklama yaptı.

Diyarbakır Adliyesi önünde yapılan açıklamada, “Toplumsal, yasal, yönetsel ve yargısal tüm durumların kadın cinayetlerinin nedenleri olduğunu belirtmekteyiz” vurgusu yapıldı.

Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi Eşbaşkanı Selçuk Mızraklı, Sur Belediye Eşbaşkanı Filiz Buluttekin, Rosa Kadın Derneği üyeleri, Tevgerê Jınên Azad (TJA), İHD Diyarbakır şubesi avukatları ve demokratik kitle örgütü temsilcilerinin katıldığı açıklamada, “Kadın cinayetleri politiktir!” pankartının yanı sıra “Kadın cinayetlerini durduracağız!”, “Yasta değil isyandayız!”, “Hayatımızdan mücadelemizden vazgeçmeyeceğiz!”, “Kadına yönelik şiddet her yerde!” dövizleri taşındı.

‘Eril zihniyet kadınlara yaşam hakkı tanımıyor’

Açıklamayı okuyan Diyarbakır Barosu Kadın Merkezi Koordinatörü Habibe Danışman Deyar, dün 3 kadının katledildiğine dikkat çekti. Deyar, “Boşanma davalarının bu denli uzun sürdüğü kadının her durum ve şartta başkasına ait sayıldığı, kadına yönelik şiddet ve cinayetin hak olarak görüldüğü bu dönemde; Toplumsal, yasal, yönetsel ve yargısal tüm durumların kadın cinayetlerinin nedenleri olduğunu belirtmekteyiz. Yaşamın her alanında eril zihniyet kadınlara yaşam hakkı tanımamaktadır. Bu eril zihniyet ve beraberindeki erkek şiddeti bir gün içerisinde 3 kadını daha katletmiştir” dedi.

‘Kadın cinayetleri kanıksanıyor’ 

Kadına yönelik şiddet ve kadın katliamlarının Türkiye’nin rutin bir gündemi haline geldiğini vurgulayan Deyar, katliamların toplum tarafından kanıksar duruma geldiğini belirtti. Deyar, toplumun önde gelenlerinin, politik ve inanç önderlerinin ve daha da önemlisi medyanın kurduğu dilin bu şiddet ve cinnet halini körüklediğini söyledi.

‘Kadınlar her alanda risk altında’

Deyar, yaşamın her alanında şiddet ve nefret söyleminin kadınları kuşattığına dikkat çekerek, bu kuşatmanın eğitim sistemindeki cinsiyetçi yaklaşımlarla başladığının altını çizdi. ‘Evinin kadını’ söyleminin çalışan kadına yönelik ayrımcı ve aşağılayıcı söylemler olduğunu kaydeden Deyar, “Kadının giyim ve yaşam tarzından hareketle meşrulaştırılmaya çalışılan şiddet ve nefret söylemleri; kadını ekonomik, sosyal ve siyasal yaşamdan izole etmekte; itiraz eden kadın şiddete uğramakta, katledilmektedir. Meslektaşımızın, doktor olan kişi tarafından öldürülmesi, şiddetin toplumsal statü tanımaksızın toplumun bütün katmanlarına sirayet ettiğini göstermektedir. Konumu ve statüsü ne olursa olsun bütün erkekler şiddet potansiyeli taşımakta, kadınlar ise risk altında kalmaktadır” diye belirtti.

‘Elimizden gelen çabayı sarf edeceğiz’

Diyarbakır Barosu olarak taziyeleri baro hizmet binalarında kabul edeceklerini dile getiren Deyar, “Bu vahşi cinayetin, başka ölümlere neden olmaması için elimizden gelen her türlü çabayı sarf edeceğiz. Soruşturma ve kovuşturma sürecinin takipçisi olacağımızı, failin en ağır şekilde cezalandırılması için tüm gücümüzle çalışacağımızı kamuoyuna deklere ediyoruz. Kadın cinayetlerinin durdurulamadığı günlerden geçiyoruz ve bir kez daha bu acı olayla, şiddet uygulayanın eğitimli olup-olmamasının kadına bakış açısını değiştirmiyor. Kadına yönelen erkek şiddetini bir kez daha kınıyoruz” dedi.

Açıklamanın ardından katılımcılar, Müzeyyen Boylu Issı’nın mezarını ziyaret etmek ve aileye taziyelerini iletmek üzere Çınar’a bağlı Şükürlü köyüne gitti.

 


Yorum yap

E-Mail adresiniz yayımlanmayacak. İşaretli alanları doldurmanız zorunludur *

Yanıtı iptal et

İlgili yazılar