DTK’dan Yargıtay’ın KCK davası kararına ilişkin açıklama

DTK’dan Yargıtay’ın KCK davası kararına ilişkin açıklama

DTK, KCK Ana Davasındaki ceza kararlarını onamasına ilişkin açıklama yaparak “Kararın, Türkiye halklarına, demokrasisine, evrensel hukuka ve özellikle de halklarımızın kardeşliğine ve birliğine kastettiği açıktır” dedi.

Yargıtay, daha önce Cumhurbaşkanlığı sitesinden bir doğruya işaret edilerek “kumpas davası” olarak tanımlanıp, fark edildiği anda geri çekilen KCK Ana Davası’nda 59 kişiye verilen 475 yıl hapis cezasını onadı. HDP milletvekilleri ve aynı zamanda DTK yöneticileri Leyla Güven Güven ile Musa Farisoğulları için verdiği onama kararının TBMM Başkanlığına gönderilmesine de karar verdi.

Yargıtay’ın, KCK/ Türkiye Meclisi iddiasıyla Kürt siyasetçilere yönelik 14 Nisan 2009’da yürütülen operasyon kapsamında açılan davada, yerel mahkemenin 154 kişi hakkında kurduğu hükmü onayan İstinaf Mahkemesinin kararına 134 kişinin yaptığı itirazı reddederek, cezaları onaması, dönemin saldırı konseptinin bir kez daha ilanı dışında bir anlam taşımıyor.

Yargıtay’ın Kürt halkının toplumsal kazanımlarından biri olan legal alanda siyaset yapma hakkı başta olmak üzere birçok kazanımının gaspı amacını taşıyan bu konseptin devamı olarak aldığı karara ilişkin açıklama yapan Demokratik Toplum Kongresi (DTK), “Kararın, Türkiye halklarına, demokrasisine, evrensel hukuka ve özellikle de halklarımızın kardeşliğine ve birliğine kastettiği açıktır” dedi.

‘Çifte standart’

KCK Ana Davası’nda soruşturma başlatan ve yargılamayı yürüten hakim ve savcıların, hukuksuzluklar ve kumpaslar nedeniyle tutuklanarak yargılandıklarına yer verilen açıklamada, “Ergenekon, Balyoz vb. davalar bu nedenle beraatla sonuçlandırılarak düşürülürken, aynı kumpasın bir parçası olan KCK davasına karşı tam anlamıyla bir çifte standart uygulanmıştır. AKP-MHP faşizminin Kürt düşmanlığı üzerinden oluşturduğu milliyetçi-ırkçı ittifakın ‘yargı’ üzerindeki baskıları ve talimatları sonucunda Yargıtay bu hukuk faciasını ve siyasi soykırım operasyonunu sahiplenerek onaylamıştır. AKP-MHP faşist ittifakının, genelde demokratik siyaseti, özelde de demokratik Kürt siyasetini tasfiye etme amaçlı yürüttüğü politika ve uygulamalar KCK davası şahsında derinleştirilmiştir. KCK davası ‘kararı’ yasa ve hukuk tanımazlığın somut bir ifadesidir” denildi.

‘Demokratik siyaseti tasfiye amaçlıdır’

Yargıtay’ın onama kararıyla Kürt halkına yasal, demokratik ve barışçıl siyaset yapma imkan ve olanaklarını tamamen ortadan kaldırmanın hedeflendiğine işaret edilen açıklamada, “Son derece ırkçı, ötekileştirici ve düşmanlaştırıcı ideolojik-politik bir karardır. Aynı zamanda HDP milletvekilleri de olan, eşbaşkanımız Sayın Leyla Güven ve Eşbaşkanlık Divanı üyelerimiz Musa Farisoğulları ve önceki dönem milletvekili Selim Sadak’ın da içinde olduğu yüzlerce Kürt siyasetçinin şahsında, demokratik siyaseti ve muhalefeti bastırmayı, tasfiye etmeyi amaçlayan bu kararın Türkiye halklarına, demokrasisine, evrensel hukuka ve özellikle de halklarımızın kardeşliğine ve birliğine kastettiği açıktır” ifadelerine yer verildi.

‘Savcı ve yargıçlar hukuk karşısında mahkum oldu’

Kararın hukuki karşılığının olmadığının altı çizilen DTK açıklamasının devamında, şunlar kaydedildi: “Kararı veren savcı ve yargıçların, halklarımız, uluslararası toplum ve evrensel hukuk karşısında şimdiden mahkûm olduklarını belirtmek istiyoruz. Avrupa Parlamentosu, Avrupa Konseyi ve Birleşmiş Milletler başta olmak üzere ulusal ve uluslararası hukuk kurumlarını bu karar karşısında evrensel hukuka ve adalet değerlerine sahip çıkmaya, demokratik Kürt siyaseti ile dayanışmaya; yine halkımız başta olmak üzere, tüm Türkiye halklarını ve demokratik siyaset kurumlarını bu karar karşısında tutum almaya çağırıyoruz. Hiçbir politik yargı kararının bedeli ne olursa olsun halkımızı ve onun demokratik kurumlarını demokratik siyaset yapma kararlılığından alıkoyamayacaktır.”


Yorum yap

E-Mail adresiniz yayımlanmayacak. İşaretli alanları doldurmanız zorunludur *

Yanıtı iptal et

İlgili yazılar