Emeğin şairi Adnan Yücel emeğin kenti Gebze’de anıldı

Emeğin şairi Adnan Yücel emeğin kenti Gebze’de anıldı

Toplumcu gerçekçi şiirin en önemli temsilcilerinden aşkın ve başkaldırının şairi Adnan Yücel, cumartesi günü Gebze’de bulunan Bilim ve Sanat Kooperatifi’nde gerçekleştirilen bir etkinlikle anıldı.

Şiirlerinde özellikle 12 Eylül darbesinin politik, yaşamsal ve duygusal acılarını, öfkelerini ve izlerini yansıtan, “suskunluk yıllarının” gür sesle bağıran şairi Adnan Yücel, Bilim ve Sanat Kooperatifi tarafından gerçekleştirilen gecede anıldı. Anmada şairin hayatına ve sanatına dair sunumlar yapılırken, şairin şiirleri ve şiirlerinden bestelenmiş ezgileri seslendirildi.

‘’Şiir de Bir Başkaldırıdır’’

Açılış konuşmasını yapan yazar Halil Yeni, “Adnan Yücel yaşadığı dönemin zorluklarını bilen ama bu zorluklar karşısında gerçekleşecek tarihsel direnişin mutlak bir zaferle sonuçlanacağına inanan şairdir” dedi.

12 Eylül darbesinin kültür sanat alanına da ciddi müdahaleleri olduğunu söyleyen Yeni, konuşmasının devamında “Manevi anlamda yaşanan yenilgi şiirlere, öykülere, romanlara da yansıdı. Bu dönemde yenilgi, yanılgı hatta inkâr şiileri, öyküleri, romanları yazıldı. Artık eşitlik, özgürlük, kardeşlik gibi taleplerin hayat bulmayacağı, bireyin ve bireysel kurtuluşun önemli olduğu, toplumculuk ya da halkçılık adına her şeyin bittiği söylendi. Şiir de bir başkaldırıdır. İşte Adnan Yücel tam da böyle bir dönemde tarih sahnesine çıkmış ve ‘artık her şey bitti’ diyenlere karşı “Bitmedi daha sürüyor o kavga / ve sürecek /yeryüzü aşkın yüzü oluncaya dek’ şiiriyle cevap vermiştir” dedi.

‘’Şiir ölene kadar şair yaşayacaktır’’

Edebiyatçı yazar Müslüm Kabadayı ise “Adnan Yücel’in şiirinde diyalektik imgeler” başlıklı sunumunda şunları söyledi: “Adnan Yücel’in tüm şiir kitaplarında görülen ortak izleklerin başında emek, mücadele, zafer, özgürlük, üretkenlik, aşk, doğa, ışık, çocuk, insan ilişkilerindeki savrulma, acılar, sevgiliyle doğallığı arayış ve doğaya dönüş gelmektedir.”

Adnan Yücel şiirlerindeki vurgulamaların güçlü olması nedeniyle, şiirlerinin afişlere, pankartlara ve bildirilere de yansıdığını söyleyen Kabadayı, “Şiir ölene kadar, şair yaşayacaktır’’ dedi.

Etkinlik, sahne sanatçısı Zeynep Özer’in okuduğu şiirler, müzisyen Binay Koçak, Burak Öztürk ve Hasan Fatih Selçuk’un seslendirdiği ezgilerle son buldu.


Yorum yap

E-Mail adresiniz yayımlanmayacak. İşaretli alanları doldurmanız zorunludur *

Yanıtı iptal et

İlgili yazılar