Engels Jenny Marx’ı yazmıştı

Engels Jenny Marx’ı yazmıştı

Karl Marx’ın en büyük kızı Jenny Caroline Longuet-Marx, 11 Ocak 1883’te öldü. Friedrich Engels Jenny’nin ölümü üzerine onu ve mücadelesini anlattığı bu yazıyı kaleme aldı

Karl Marx’ın büyük kızı Jenny, 11 Ocak’ta, Paris yakınlarındaki Argenteuil’de öldü. Paris Komünü’nün eski üyesi ve “Justice-Adalet” dergisinin şu anki editörü Charles Longuet’in eşiydi.

1 Mayıs 1844’te doğdu, uluslararası proleter hareketin ortasında, onunla iç içe büyüdü. Neredeyse utangaçlık olarak kabul edilebilecek bir tevazuyla, birçok insanın kıskanabileceği zihin ve enerji geliştirdi.

İrlanda basını İngiltere’deki siyasi tutukluların 1866 ve sonrasında katlanmak zorunda oldukları insanlık dışı muameleyi gündeme getirdiğinde, İngiliz basını inatla bu konuda sessiz kaldığında; bakan Gladstone, seçimler sırasında verdiği vaatlere rağmen, affetmeyi, hatta mahkumların koşullarını hafifletmeyi reddettiğinde, Jenny Marx, dindar Bay Gladstone’u harekete geçirmenin yolunu buldu. Rochefort’un “Marseillaise” gazetesinde iki makale yazdı ve parlak cümlelerle ‘özgür’ İngiltere’de siyasi suçluların nasıl muamele gördüğünü anlattı. Bu işe yaradı; büyük bir Paris gazetesindeki teşhir dayanılmazdı. Birkaç hafta sonra O’Donovan Rossa ve diğer mahkumların çoğu serbest bırakıldı ve Amerika’ya doğru yola çıktı.

Jenny, 1871 yazında en küçük kız kardeşi ile Bordeaux’daki kayınbiraderi Lafargue’i ziyaret etti. Lafargue, karısı, hasta çocuğu ve iki kadın oradan Pireneler’deki ılıca Bagnères-de-Luchon’a gittiler. Bir sabah Lafargue’un yanına gelen bir adam: “Ben polis memuruyum, ama Cumhuriyetçi bir polisim, sizi tutuklama emri geldi, Bordeaux ile Paris komünü arasındaki bağlantıdan sorumlu olduğunuz biliniyor. Sınırı aşmak için bir saatiniz var” dedi. Lafargue, eşi ve çocuğuyla sağ salim İspanya’ya geldi. Ancak polis iki kız kardeşten intikam aldı, onları tutukladı. Jenny’nin cebinde Paris’te öldürülen komünist önder Gustave Flourens’ten bir mektup vardı. Bulunması halinde, iki kız kardeşin Yeni Kaledonya’ya sürgüne gönderileceği kesindi. Ofiste yalnız kaldıkları kısa süre içinde Jenny, tozlu bir kayıt defterini açtı, mektubu arasına koydu ve kitabı tekrar kapattı. Belki mektup hala oradadır. İki kız kardeşin ifadeleri bir eski diplomat ve bir süvari subayı tarafından kötü koşullarda alındı. Ancak vahşetleri, Jenny’nin sakin kararlılığı nedeniyle başarısız oldu. Eski diplomat “Bu ailenin kadınlarının sahip olduğu enerji” konusundaki öfkeli sözlerle odadan ayrıldı. Paris’le uzun süre telgraflaştıktan sonra, kız kardeşleri, tam anlamıyla gerçek Prusya muamelesi gördükleri esaretten serbest bırakmak zorunda kaldı.

Jenny’nin hayatından sadece bu iki örnek bile ölümüyle proletaryanın kahraman bir savaşçısını kaybettiğini gösterir. Ancak yas tutmakta olan babası, en azından, Avrupa ve Amerika’daki yüz binlerce işçinin acısını paylaştığını bilmenin huzuruna sahiptir.

Çeviren: Semra Çelik

Kızıl Tanrıça Lilith


Yorum yap

E-Mail adresiniz yayımlanmayacak. İşaretli alanları doldurmanız zorunludur *

Yanıtı iptal et

İlgili yazılar