Erdoğan, avukatlara dönük yeni bir saldırı direktifi verdi!

Erdoğan, avukatlara dönük yeni bir saldırı direktifi verdi!

Erdoğan, 2020-2021 Adli Yılı açılış töreninde yaptığı konuşmada bir kez daha savunmayı hedefe çaktı ve ölüm orucunda hayatını kaybeden Avukat Ebru Timtik için düzenlenen törende İstanbul Barosu binasına pankart asılmasından yola çıkarak, meslekten ihracı gündeme getirdi.

Denetim ve kontrol altına alamadığı en küçük bir dinamiğe bile düşmanlıkla yaklaşan, hızla yaptığı düzenlemelerle baskı ve zorbalık üzerinden ezmeyi refleks haline getiren başkanlık rejimi denilen führerci faşizmin dümeninde oturan Recep Tayyip Erdoğan, 2020-2021 Adli Yılı açılış töreninde yaptığı bol hamasetli konuşmasında bir kez daha avukatları hedefe çaktı. Baroların yapısını ve işleyişini değiştirip, kendilerinin arka bahçesi haline getiren, halkın savunma hakkını gasbeden Erdoğangiller bu büyük saldırıyla da yetinmeyip, bu sefer de “makbul” olmayan avukatların meslekten menedilmelerinin önünü açacak yeni bir saldırıya girişeceklerini haber verdi.

Konuşmasında sözü “adil yargılanma” talebiyle gerçekleştirdiği ölüm orucu direnişinde hayatını kaybeden Avukat Ebru Timtik için düzenlenen törende İstanbul Barosu binasına asılan pankarta getiren Erdoğan, “Diğer kurumlarda terör örgütleriyle böylesine içli-dışlı olan kişiler nasıl mesleklerinden menedilebiliyorsa, avukatlar için de böyle bir yöntemin gerekip gerekmediği tartışılmalıdır” diye belirtti.

Ebru Timtik’in tabutunun cübbelerini giyinmiş avukatlar tarafından taşınmasından ve İstanbul Barosu’na pankartının asılmasına dönük düşmanca tepkilerini keskin sözlerle ifade eden Erdoğan, şunları belirtti:

Barolarla ilgili rahatsızlığımı iletmek istiyorum. Savcımız Selim Kiraz’ı şehit edenlere destek için açlık grevi yapanları kararlarından vazgeçirmek için devlet üzerine düşeni yapmıştır. İstanbul Barosu’na asılan pankartın, şehidimizin (Savcı Mehmet Selim Kiraz) kemiklerini sızlatmanın ötesinde anlamları olduğunu düşünüyoruz. Bunlar kabul edilenilir davranışlar değildir! Diğer kurumlarda terör örgütleriyle böylesine içli dışlı olan kişiler nasıl mesleklerinden men edilebiliyorsa, avukatlar için de böyle bir yöntemin gerekip gerekmediği tartışılmalıdır.

 

“Yargının hiçbir unsuru, herhangi bir ideolojinin emrine giremez”

 

Teröristlerin avukatlığını yapanın teröristliğe soyunması mümkün değildir. Şayet yaparsa bunun bir bedeli olmalıdır. Dünyanın hiçbir ülkesinde böyle çarpık bir duruma izin verilemez. Önümüzdeki dönemde avukatlıktan teröristliğe uzanan bu kanlı yolun önünü kesmek için gerekeni yapacağız. Hakimin, savcının, polisin, askerin yapamadığını, kamusal bir vazife icra eden avukat da yapmamalıdır.

 

Yargının hiçbir unsuru, herhangi bir ideolojinin emrine giremez. Yargının tek ideolojisi adalet olmak zorundadır. Bir adalet kurumu olması gereken kimi baroların, terör örgütlerinin arka bahçesi, propaganda aracı, yasadışı faaliyetlerinin kılıfı haline dönüşmesi çok acıdır. 

 

Uyuşturucu baronunu savunan avukat uyuşturucu tüccarlığına, katili savunan avukat cana kast etmeye, hırsızı savunan avukat hırsızlığa kalkışmıyorsa, teröristin avukatlığını yapanın da teröristliğe soyunması mümkün değildir.

 


Yorum yap

E-Mail adresiniz yayımlanmayacak. İşaretli alanları doldurmanız zorunludur *

Yanıtı iptal et

İlgili yazılar