Erdoğan’a göre Türkiye yüksek gelir seviyesindeymiş!

Erdoğan’a göre Türkiye yüksek gelir seviyesindeymiş!

Erdoğan bugün yaptığı açıklamalarda Türkiye’nin yüksek gelir seviyesindeki ülkeler arasında yer aldığını, kendi hükümetleri döneminde bütçelerde eğitimi başa yazdıklarını söyledi!

300 bin TL’lik Mercedes otomobili lüks kategorisinde görmeyen, Saray’ın başdöndürücü harcamaları için “itibardan tasarruf olmaz” diye buyuran, iş ya da hakları konusunda soru soran emekçileri aldıkları sefalet ücretini kastederek “neyine yetmiyor?” diye azarlayan, üniversite sayısıyla hava atarken diplomalı işsizler ordusu için “her mezun iş bulacak diye bir şey yok” diyen Erdoğan, bırakalım asgari bir beslenme-barınma-ulaşım gibi temel giderlere yetmesini, karın tokluğuna bile yetmeyen ücretlerle adeta can çekişen milyonlarca emekçiyle dalga geçercesine Türkiye’nin artık düşük ve orta gelirini geride bırakarak yüksek gelirli bir ülke haline geldiğini müjdeledi!

Asgari ücret için neyinize yetmiyor anlamına gelen demeçler veren Erdoğan belli ki kredi kartlarıyla bile zar zor sürdürülen yaşamların ekmeğe talim etmesini “yüksek gelir seviyesiyle“ tanımlayacak kadar gerçeklerden kopmuş bir düzlemden konuşuyor. Tüm diktatörler gibi… Öyle değilse emekçilerin ekmeğe talim etmesini son derece doğal bir durum olarak karşıladığı, bunun onların fıtratında olduğunu düşündüğü anlaşılıyor.

Aynı Erdoğan bugün ayrıca AKP’li yıllardaki bütçelerde eğitimin her zaman ilk sırada yer aldığını söyledi. İmam hatiplere, Bilal Erdoğan’ın başında olduğu TÜRGEV gibi vakıflara, çeşitli cemaat ve tarikatlara, yandaş okul-kolej sahiplerine akıtılan paraları kastediyorsa doğrudur. Fakat devlet okullarına bir çivinin bile çakılmadığını, okulların temizlik işlerinin dahi ailelerden toplanan paralarla yapıldığını, kitap vs. harcamaların her yıl bir öncekini aratırcasına ateş pahası olduğunu halkın kendisi çok iyi biliyor.

Halkın aklıyla dalga geçmeyi ya da halka “size reva olan budur” demeyi sefaleti doğallaştırarak, yüksek gelir kategorisi olarak belli ki Afrika’nın sefaletle boğuşan ülkelerini ölçüt haline getirerek konuşan Erdoğan için yalanın da pişkinliğin de sınırı yok.

Militarist-şoven söylemleri elden bırakmadan işçi ve emekçilerin yaşadıkları sefaleti doğallaştırıp, “yüksek gelir seviyesinden” bahseden Erdoğan ve şürekâsının bu yabancılaşmış uzaklıklarının ömrünün çok da uzun olmadığınıysa hep birlikte göreceğiz.


Yorum yap

E-Mail adresiniz yayımlanmayacak. İşaretli alanları doldurmanız zorunludur *

Yanıtı iptal et

İlgili yazılar