Ergün Atalay halen konuşuyor!

Ergün Atalay halen konuşuyor!

Kamu işçilerini çay-simit parasına mahkum eden sözleşmeyi imzalayan ve mikrofon kazasına uğrayarak bu satışı kendi cümleleriyle teyit eden Türk-İş Başkanı Ergün Atalay halen konuşabilme cesareti gösterebiliyor!

Masaya en düşük ücretlerin 3 bin 500 liraya yükseltilmesi, tüm kamu işçilerine seyyanen brüt 300 lira zam, ilk 6 ay yüzde 15, ikinci, üçüncü ve dördüncü 6 aylarda enflasyon artı 3 puan refah talep ederek oturan ve grev gevelemelerinde bulunurken Erdoğan’la yaptığı bayram görüşmesinin hemen ardından hükümetin teklifinin altına imza atan, bu satışı da mikrofonlara yansıyan sözleriyle tescilleyen Türk-İş Başkanı Ergün Atalay halen konuşmaya devam ediyor.

Masaya götürdüğü teklifinin yarısına denk gelen bir sözleşmeye imza atan Atalay (ücreti 3 bin 500 liranın altında olan işçiye 150 lira iyileştirme, tüm işçilere ise bu yılın ilk 6 ayı için yüzde 8, ikinci 6 ayı için yüzde 4 oranında zam, 2020’nin ilk ve ikinci 6 ayı için ise yüzde 3’er ve enflasyon farkı oranında artış) bu aleni satışı 17 sendika başkanıyla hemfikir oldukları yüzde 17’yle bağladıkları şeklinde bir pişkinlikle savunuyor. Kendisine sendika başkanlarından birinin “15 de, zorlanırsın” dediğini; ama kendisinin 17’yle kalktığının havasını bile atacak kadar pervasız bir pişkinlik bu.

Ardı ardına yaptığı açıklamalarında işçilerin ezici çoğunluğunun sözleşmeden memnun kaldıklarını, konfederasyona bağlı 17 sendikanın başkanının da kendisiyle hemfikir olduğunu, mikrofona yansıyan o sözlerinin aslında taşerondan sözümona kadroya geçirilen işçilerin haklarına dair bir düzenleme yaptırtamamış olmanın acısı içinde “şimdi dillendirmenin alemi yok, ortalık karışır” kabilinden ağzından döküldüğünü, şık olmasalar da kastının bu olduğunu,  bu sözleri kullananların teröristler olduklarını, çünkü kendisinin her zaman Mehmetçiğin yanında durduğunu ve teröristlerin bu duruşunu hazmedemediğini, sözleşmeyle bu kriz ortamında işçilerin ekmek teknesini koruduğunu, işçilerin de temel kaygısının işini kaybetmek olduğunu belirten Atalay aynı tekerlemeyi dün de yineledi.

CHP’nin Sakarya’daki Tank Palet fabrikasının özelleştirilmesine karşı başlattığı eylemi ziyaret eden Atalay, mikrofona yansıyan sözleriyle ilgili tepki alınca aynı tekerlemeyi sıraladı. Büyük bir pişkinlikle hareket eden Atalay gibi çürümüş sendika ağalarının halen konuşuyor olması bile zülken, o bırakalım konuşmayı kendisini eleştirenleri suçlayan bir pervasızlıkla hareket edebiliyor, insan içine çıkma cesareti gösterebiliyor. Bunu yapamayacağı günlerin uzak olmadığınıysa tarih söylüyor!

Atalay’ın dün sergilediği pişkinlik de kameralara şu şekilde yansıdı:

Cumhuriyet’in paylaştığı videoya göre Ergün Atalay CHP’nin eyleminde konuşma yaptığı sırada bir vatandaş kendisine yaklaşarak “Sen hiç konuşma” dedi. Atalay ise, “Abla ne yaptık, kurban olayım” ifadelerini kullandı.

Atalay ile vatandaş arasında yaşanan diyalog şöyle:

– Hiçbirini demedim, bak Allah şahit. 

 

– İşçiler ile ilgili açıklamalarınız..

 

– Yok ama demedim günah değil mi bana ya? Beni linç ediyorlar.

 

– Sen hiç konuşma.

 

– Abla ne yaptık, kurban olayım. Gel otur şöyle. Biz ne yaptık, 17 genel başkan, biz ne götürelim, 17 götürelim. Sonra bir arkadaş dedi ki 15 götürelim sıkıntıya girersin. Biz o akşam 17’ye imza attık. O ara canlı yayın kapandı, kadın bana Bakan hanım bir şey diyeceğim diye. Ya benim o gün orada taşeronları söylemem lazım, dedim bunu söyleyip gündemi neden değiştireyim ben. Bana mesajlar geliyor FETÖ’den, dedim ya ben ne ülkeyi ne vatanı sattım. Ne diyeyim başka, öyle bir şey demedim, konuşmadım. Bende 420 tane sendika başkanı var 415 tanesi bundan memnundu. 


Yorum yap

E-Mail adresiniz yayımlanmayacak. İşaretli alanları doldurmanız zorunludur *

Yanıtı iptal et

İlgili yazılar