Ethem için bir kez daha Aksaray’daydık

Ethem için bir kez daha Aksaray’daydık

Ethem yoldaş için bir kez daha Aksaray Adliyesi 1. Ağır Ceza Mahkemesi duruşma salonundaydık

Yargıtay 1. Ceza Dairesi’nin Aksaray Ağır Ceza Mahkemesi’nin Ethem yoldaşın katili polis Ahmet Şahbaz’a verdiği ödül gibi “cezayı” sözümona az bularak bozup bir hukuk gösterisi yapmaya kalkışması sonucu yeniden görülen davanın duruşması bugün Aksaray’da görüldü.

Ethem’in katiline verilen para cezasını artırmakla hukuksal bir algı operasyonu yaptığını zanneden Yargıtay 1. Ceza Dairesi  Aksaray’da görülen davada, Ethem Sarısülük’ün ölümüne ilişkin “Meşru müdafaada kastı aşarak ölüme neden olma” suçundan 1 yıl 4 ay 20 gün hapse mahkum edilmesini az bulmuş, cezanın 2 yıl 1 ay hapis cezasına çevrilmesini, bunun da 15 bin 200 TL para cezasına dönüştürülmesini istemişti. Bugün Aksaray 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen duruşmada da yerel mahkeme sergilenen bu tiyatroya ortak olup, Yargıtay kararına uygun davrandı.

Bugünkü sözde duruşmaya Ethem yoldaşın ailesi ve sınırlı sayıda insan katıldı. Fakat buna rağmen kaç kişi katılırsa katılsın devletin korkusu büyük. Sadece Adliye içine değil Aksaray sokaklarına da epey bir polis yığınağının yapılması bu korkunun ifadesi.

Saat 11:00’de başlayan duruşma salonuna telefon, çanta vs. alınmadı.

Kimlik tespiti gibi rutin işlemlerin ardından heyet başkanı Ethem yoldaşın avukatlarına ve ailesine Yargıtay 1. Ağır Ceza Dairesi’nin  verdiği “Taksire dayalı kusurunun ağırlığı nedeniyle taksirle ölüme neden olma suçundan, teşdiden (cezada alt sınırdan ayrılarak üst hadden ceza verme) ceza tayini gerektiği gözetilmeden, alt sınırdan ceza belirlenmesi bozmayı gerektirmiştir”  kararını okuyarak, ne diyeceklerini sordu.

Bunun üzerine ilk sözü Ethem yoldaşın ve ailenin avukatlarından Kazım Bayraktar aldı.

Sözlerine “Yargıtay’ın bozma gerekçesini de kabul etmiyoruz. Bu duruşmada alınacak kararı da kabul etmiyoruz. Kasıtlı adam öldürmenin cezasının böyle traji-komik para cezalarına çevrilmesi hukuka ve Anayasa’ya aykırıdır” diyerek başlayan Bayraktar, olayın gerçekleştiği tarihten beri yaşanan hukuksuzlukları, katil polis Ahmet Şahbaz’ın nasıl korunmaya, kollanmaya çalışıldığını anlatarak devam etti. O günden bu yana asıl terörün devlet destekli güvenlik birimleri tarafından estirildiğini örneklerle anlatan Bayraktar, heyetten hiçbir taleplerinin olmadığını vurguladı.

Mahkeme heyetinden hiç bir talepleri olmadığını beyan ederek böyle bir karara uyulmasını ya da mahkeme heyetinin önceki kararında ısrar etmesini talep etmenin gayr-ı meşru kararlarına onay vermek olduğunu ifade etti. “Mahkemenizden hiçbir talebimiz yoktur” dedi.

Avukat Murat Yılmaz’sa, “Mahkeme heyetinin verdiği kararı az bularak Yargıtay 1. Ağır Ceza Dairesi bozma kararı vermiştir, sizin kararınızı onaylamamıştır. Size verdiğiniz kararda direnmenizi öneririm. Hiç olmazsa verdiğiniz kararın arkasında durmuş olursunuz” dedi.

Ayrıca Murat Yılmaz, “Katil polis Ahmet Sahbaz’a duruşma gün ve tarihini bildirmek için iki kez heyetiniz ilam çıkarmış, birincisinde şahsın belirtilen adreste kalmadığı hatta muhtarlıkta bile kaydı olmadığı belirtilerek iade edilmiştir. Buna rağmen ikinci kez aynı adrese ilam çıkarılıyor, fakat işleme bile konulmuyor, bekleniyor. Fakat  katil Ahmet Şahbaz biraz önce SEGBİS’de de söyledi ki Ankara Emniyet Müdürlüğü’nün misafirhanesinde kalmakta ve duruşmadan haberi olmuştur. Siz katilin olmadığı bir adrese neye göre ikinci kez duruşma ilamı çıkarıyorsunuz, anlamış değiliz” diye belirterek ortada nasıl bir illegal koruma kalkanının olduğunu da teşhir etmiş oldu.

Avukat Yılmaz da mahkeme heyetinden hiç bir talepleri olmadığını belirtti.

Avukat Teoman Özkan’sa, “Mahkeme heyetinden hiç bir talebimiz yok. Yalnız şunu bilmenizi isterim ki Türkiye’de iç hukuk bittiğinde bu davalar bitmeyecek. Başka yerlerde de hakimler savcılar var. Bu dava burada bitmeyecek sonuna kadar devam edeceğiz” dedi.

Ethem Yoldaşın annesi Sayfi Sarısülük’se, “Katilin gerçek anlamda cezalandırılmasını istiyorum. Avukatlarımızın söylediklerini aynen ben de söylüyorum. Biz davamızı sonuna kadar sürdüreceğiz” dedi.

Ethem yoldaşın kardeşi İkrar SarIsülük de “avukatlarımızın söylediklerine katılıyoruz” diye belirtti.

Duruşmaya SEGBİS’le katılan katil polis Şahbaz her zamanki repliklerini tekrarlayıp, beraatını istedi. Şahbaz’ın avukatları da aynı minvalde beraat talep etti.

Daha sonra tekrar Ethem yoldaşın Avukatlarına söyleyecekleri bir şey olup olmadıkları soruldu.

Kazım Bayraktar şunları belirtti:

Bu ülkede polis, asker, hakim, savcı tutuklamak, cezalandırmak zordur; aynı zamanda kolaydır. Kurumların kimin elinde, nasıl ve hangi amaçlarla kullanıldığına bağlıdır.

Hiç kimsenin canı polisler ve iktidar yandaşı sivil çeteler karşısında güvende değildir. Yargı erki hukuksal güvence kurumu olmaktan çıkmıştır.

Yargıtay 1. Ceza Dairesi’nin bu kararıyla, toplumun ve bireylerin, güvenlik kurumlarını ele geçirmiş olan siyasal iktidar odağı karşısında can güvenliği olmadığı bir kez daha tescillenmiştir.

Mahkemenizin ve Yargıtay’ın gayrı meşru kararları bizleri bağlamıyor ve hiçbir hukuksal değer taşımıyor. Ancak, katil sanığın hak ettiği şekilde yargılanacağı ve mahkum edileceği koşullar oluşuncaya kadar bu davanın ve cinayetin takipçisi olacağız.

Avukat Bayraktar, Ethem yoldaşın ve ailenin avukatları adına 10 sayfalık bir dosya sundu. Dosya içinde müdahil avukatların duruşma salonunda mahkeme heyetine sözlü olarak söylediklerinin yazıl hali vardı.

Mahkeme heyeti Yargıtay’ın bozma kararını onayarak verdiği para cezasını biraz daha yükselti.

Biz de Ethem’in yoldaşları olarak ne Yargıtay’ın ne mahkeme heyetinin verdiği gayri meşru kararları tanımıyoruz. Katil polis Ahmet Şahbaz gerektiği şekilde cezasını bulana kadar davamızın peşinde olacağımızı bir kez daha yineliyoruz.


Yorum yap

E-Mail adresiniz yayımlanmayacak. İşaretli alanları doldurmanız zorunludur *

Yanıtı iptal et

İlgili yazılar