Faşist katil Kırcı ve iktidarın ‘zavallılığı’, saldırganlığı…

Faşist katil Kırcı ve iktidarın ‘zavallılığı’, saldırganlığı…

Kırcı’nın Global TV ekranlarından Bahçelievler Katliamı’nı “katliam değil, intikam” diye meşrulaştırması kadar neden şimdi piyasaya çıkarıldığı ve ne yapılmak istendiği de önemlidir.

Kontrgerillanın tetikçilerinden faşist katil Haluk Kırcı Haber Global’in “özel konuğu” oldu. Bu katil Ankara’da 1978 yılında 7 TİP’li gencin vahşice öldürüldüğü Bahçelievler Katliamı’na dair kendisine yöneltilen (sufle edilen!) soruyu, “Katliam katliam denilip geçiliyor. Sanki başka katliam olmadı Türkiye’de. Hep Bahçelievler ön plana çıkarıldı. İstanbul’da 1 Mayıs Mahallesi’nde 5 işçi Ülkücü diye öldürüldü. Adana’da 5 tane Ülkücü öğretmen öldürüldü. Bahçelievler katliam değildir. Biz öldürülen iki arkadaşımızın intikamı için oraya gittik” sözleriyle savunup kontrgerillayla iç içe geçen sivil faşistlerin o kanlı-karanlık tarihlerine manevi-moral anlamlar yüklemeye kalkıştı!

Defalarca “yanlışlıkla” tahliye edilen, firari durumdayken Erzurum Vali’sinin kıydığı nikahla evlendirilebilen, ‘Susurluk’un “bin operasyonunun” faillerinden biri olduğu sır olmayan, “devlet için kurşun atan da yiyen de şereflidir” denilerek taltif edilen katillerden Kırcı’nın o programda ne söylediği kadar neden şimdi çıkarıldığı ve ne yapılmak istendiği de önemlidir.

Kırcı, yıllardır bir stratejik bir hedef olarak yürütülen kindar-dindar nesil projesinin onca çabaya ve onca boşluğa, iktidar olanaklarının seferber edilmesine rağmen tutmadığının görüldüğü koşullarda konuşturuluyor. Bu projenin nesnesi yapılmaya çalışılan gençlerin pandemi koşullarında üniversite sınavlarına zorla koşulmaya gösterdiği tepki bu ayılmada önemli bir rol oynadı. Şimdilerde ihracı istenen MHP Ordu Milletvekili Cemal Enginyurt’undan Abdülrahman Dilipak’ına kadar birçok isim bu gerçeği defalarca dile getirse de Erdoğan’ın sınav öncesinde gençlerle yaptığı programa dönük tepkinin “OyMoyYok” etiketiyle sosyal medyaya da taşınmasıyla iktidar çevreleri açıktan sopa sallayacak kadar ileri giden sayısız tepki gösterdi. Bu tepkilere rağmen istedikleri değerlerle donanmış bir kuşak yaratmakta neler yapabilecekleri konusunda kara kara düşündükleri de tartışmasız bir gerçek.

Bu açıdan da Kırcı gibi eli kanlı bir faşistin, bir kontrgerilla tetikçisinin şimdi TV ekranlarına çıkarılıp, Bahçelievler katliamını “bir intikam eylemi” olarak meşrulaştırmaya çalışmasının “neler yapılmalı?” bahsinde üretilen fikirlerle doğrudan ilişkili olduğunu düşünmemek mümkün değil. Belli ki yeni idoller çıkaramayan faşistler çöplüklerindeki itlerini parlatarak oldukça heterojen olan gençlikteki kopuş ve arayışlara adres yaratmak istiyorlar. MHP özgülündeyse bu, mevcut heterojen arayışlara özellikle AKP tabanındakilere bir çekim odağı olma yaklaşımından hareket edildiği anlaşılıyor.

Fakat diğer katillerden Çakıcı’nın tahliye ettirilip, bir devlet adamı gibi ağırlanarak parlatılmasının ardından, Kırcı’nın TV’ye çıkarak Bahçelievler gibi bir katliamı “intikam” olarak pazarlamaya-meşrulaştırmaya kalkışması arayış halindeki gençlik kitlelerine adres yaratmak yaklaşımıyla açıklanamaz. Bu “cesaret”, mevcut Hitlerci tipte faşist rejimin her alanda ve koşulda ifade ettiği, altını çizdiği saldırganlığın başka simgesel anlatımlarla ifade edilmesidir aynı zamanda. Sivil faşist hareketin bu devlet-rejim biçiminin inşasının paramiliter gücü olduğunun bir kez daha ilanıdır ve bu açıdan da asıl olarak önümüzdeki günlere dönük bir mesajdır. Bu aynı zamanda burjuva iktidar blokunun nasıl bir sıkışma içinde olduğunun da ifadesidir. Bit pazarına düşen tetikçilerin şimdi yeniden parlatılması bu açıdan da bir zavallılıktır!

Meseleyse gerek gençlik kitlelerinin arayışlarını anlayarak uygun politikalar üretmek gerekse önümüzdeki günlerde -bu simgesel mesajla da altı çizildiği gibi-kanlı-kapsamlı terör günlerine her açıdan hazırlıklı olmaktır.


Yorum yap

E-Mail adresiniz yayımlanmayacak. İşaretli alanları doldurmanız zorunludur *

Yanıtı iptal et

İlgili yazılar