Filistinli kadınlar…

Filistinli kadınlar…

Filistinli kadınlar, direnişi sürdürürken ve devrimin olması ile yaşanacak değişiklikleri şimdiden kabul ederken erkeklerden daha güçlü görünüyorlardı

Filistinli kadınlar, direnişi sürdürürken ve devrimin olması ile yaşanacak değişiklikleri şimdiden kabul ederken erkeklerden ve çarpışma alanındaki direnişçilerden bile daha güçlü görünüyorlardı.

Zayıf ama güçlü duran bir kadını Ajloun’da geçirdiğim bir ay oyunca her gün gördüm.

Kadını her gördüğümde yere çömelmiş oluyordu; And Dağları’ndaki Kızılderililer, siyah Afrikalılar, Tokyo’nun Dokunulmazları, pazar yerindeki Çingeneler gibi tehlike anında her an kalkıp koşmaya hazır bir halde yere çömeliyordu.

Ağaçların altındaki çok çabuk inşa edilmiş, betonarme, küçük, küçük gözetleme evinin önünde yere çömelirdi. Ayakları çıplaktı, üzerinde kenarları ve kolları şeritli, siyah bir elbise vardı. Yüzünde ciddi ama kaba olmayan, yorgun ama bıkkın olmayan bir ifade vardı.

Ondan daha yaşlı kadınlar, yuvamız dedikleri yerin kararmış üç taştan ibaret olduğunu söyleyip gülüyorlardı. Bu yaşlı kadınlar ne devrimde ne de Filistin direnişinde yer alıyorlardı; onlar, umudunu yitirmiş neşenin ta kendisiydiler.

[Tek Başına / Şatila’da Dört Saat, Jean Genet]


Yorum yap

E-Mail adresiniz yayımlanmayacak. İşaretli alanları doldurmanız zorunludur *

Yanıtı iptal et
[lvca_spacer desktop_spacing=”50″ tablet_width=”960″ tablet_spacing=”30″ mobile_width=”480″ mobile_spacing=”10″]

İlgili yazılar