Finansallaşma ve borçlanarak yaşama oranları büyüyor!

Finansallaşma ve borçlanarak yaşama oranları büyüyor!

İşçi ve emekçilerin yarısı ay sonuna eksi bakiyeyle giriyor, yüzde 33’ü en az bir kredi kartı kullanıyor! Borçlanarak sürdürülen yaşamlar “finansal okur-yazarlık” oranlarını da yükseltiyor, emekçiler borçlanarak yaşadıkları oranda alışkanlıkları da buna göre şekilleniyor

Enflasyonun mutfakları kasıp kavurduğu, işsizlik oranlarının tüm hilelere rağmen düşmediği gibi tırmandığı, istihdam alanlarının daraldığı, kısacası krizin her açıdan etkisini hissettirdiği bu zamanlarda iktidarın çözüm yöntemi; bankalara kredi dağıtması için baskı yapmak, işçi ve emekçilerin mide kramplarını, Kürt halkına dönük saldırılarla köpürtülen şovenizm zehriyle dindirmeye çalışmak ve gerçeğin gözünün içine bakamadan “kriz yok derseniz olmaz” demek oluyor.

İşçi ve emekçilerin nasıl bir sefalete sürüklendiklerini yaşamın içinden görüyoruz. Bu sefalet, rakamsal araştırmalarla da çarpıcı ifadeler kazanıyor. Bu araştırmalardan biri Türkiye’de son dönemde yetişkinlerin yüzde 50’sini ay sonunda eksi bakiyeye düştüğünü gösteriyor. Yüzde 42’lik bir oranın ise borç alarak yaşayabildiğini, yetişkinlerden yalnızca yüzde 66’sının faturalarını zamanında yatırabildiğini ortaya koyuyor.

Finansallaşama oranı büyüdükçe…

Finansal okuryazarlık düzeyinin tespit edilmesi için yapılan araştırmalar Türkiye’deki finansallaşmanın düzeyini, kapitalizmin çarklarının bununla birlikte dönebildiğini, işçi ve emekçilerin bu çember sayesinde kontrol edilip, sisteme massedilebildiklerini de ortaya koyuyor. Araştırmalar finansal araçların çeşitlenmesiyle birlikte emekçilerin alışkanlıklarının da giderek dönüştüğünü gösteriyor.

Bu alanında burjuvazi için yeni bir yatırım ve para kazanma alanına dönüştüğünü ve daha da büyütülmesinin hedeflendiğini eklemek gerekir.

‘Finansal okur yazarlık’ oranı yükseliyor

Türkiye’deki işçi ve emekçilerin büyük çoğunluğunun finansal araçlarla haşır neşir olduğu, kredi-faiz takibi yaptığı, araç-ev vs. alımları için internet üzerinden kapsamlı araştırmalara gittiğini ortaya koyan veriler, sistemin çarkının da aslında bu finansallaşmayla dönebildiğini ortaya koyuyor.

Buna göre yetişkin nüfusun yüzde 33’ü en az bir kredi kartı kullanıyor. Türkiye’de 150 milyon aktif banka ve 66 milyon kredi kartı bulunuyor. İhtiyaç, taşıt ve konut kredisi kullanan toplam kişi sayısı ise 19,3 milyon.

Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü’nin (OECD) bu konudaki verileri de çarpıcı. Buna göre, Türkiye’deki yetişkinlerin yüzde 69’u temel finansal kavramlara hakim olduklarını ifade ederken, yöneltilen sorular neticesinde yalnızca yüzde 24’ünün iyi bir finansal okuryazarlık seviyesinde olduğu ortaya çıkıyor.

“Tüketiciler sigorta almadan veya kredi çekmeden önce internette karşılaştırma yapıyor”
Hesapkurdu.com’un verilerine göre Türkiye’de işçi ve emekçiler, araç sigortasından kredi ve mevduat faiz oranlarına kadar birçok finansal karar alma sürecinde; finansal okuryazarlık seviyeleri arttıkça kısa sürede detaylı bilgi almak, ürün veya hizmetleri karşılaştırabilmek ve tasarruf edebilmek için online karşılaştırma platformlarına başvuruyor.

Verilere göre son 5 yılda Türkiye’de online kredi karşılaştırma sayısı yüzde 120 artarak, aylık ortalama 1,5 milyon sorguya ulaştı. Türkiye’de finansal okuryazarlık seviyesinin yetersiz olmasının birçok soruna kaynaklık ettiğini söyleyen Onur Tekinturhan, “Tüketicilerin finansal bilgi yetersizliği dolandırıcılık, maliyet ve kar-zarar hesaplamalarında hatalar gibi birçok olumsuzluğun temel nedeni olarak karşımıza çıkıyor. Bu noktada tüketicinin beklentisini karşılayacak, kullanımı kolay ve anlaşılır sistemlere ihtiyaç duyuluyor” diyor.


Yorum yap

E-Mail adresiniz yayımlanmayacak. İşaretli alanları doldurmanız zorunludur *

Yanıtı iptal et

İlgili yazılar