Gülistan Doku 4 ve 5 Ocak tarihlerinde zorla alıkonulmuş!

Gülistan Doku 4 ve 5 Ocak tarihlerinde zorla alıkonulmuş!

Tunceli Cumhuriyet Başsavcılığı’nca hazırlanan ve tamamlanan bilirkişi raporu, HTS kayıtları, tanık anlatımları Gülistan’ın ayrıldığı erkek arkadaşı tarafından 4 ve 5 Ocak tarihlerinde zorla alıkonulduğunu gösteriyor

205 gündür haber alınamayan Munzur Üniversitesi öğrencisi Gülistan Doku’nun bu tarihten bir gün önce ve kaybolduğu gün olmak üzere (4 ve 5 Ocak) ayrıldığı erkek arkadaşı tarafından 2 kere alıkonulduğu açığa çıktı. Tunceli Cumhuriyet Başsavcılığı’nca tamamlanan bilirkişi raporu, tanık anlatımları ve HTS kayıtlarıyla birlikte değerlendirmeler yapan ailenin avukatı Ali Çimen, tüm bunların şimdiye kadar bilinmeyenleri de açığa çıkardığını, ifadelerdeki tutarsızlıkları deşifre ettiği gibi olayın eski erkek arkadaşı dışında başka faillerinin de olduğunu gösterdiğini belirtti. Çimen, görüntülerin Gülistan’ın eski erkek arkadaşı tarafından zorla alıkonulduğunu göstererek hem onun hem de ona yardım edenlerin tutuklanması için başvuruda bulunacaklarını kaydetti.

Çimen, bilirkişi raporunda şüphelinin eylemini kararlı bir şekilde tekrarladığı, alıkoyduğu, tehditte bulunduğu, ona fiziksel baskıda bulunduğu ortaya çıktığı için tutuklanması gerektiğini vurguladı.

Çimen, baş şüpheli Zaynal Abakarov tarafından kaybolmadan hemen önce alıkonulduğunu söyledi. Çimen, “Bilimsel bir raporla anlaşıldı ki 4 Ocak gecesi alıkoyma ve tehdit olayı, 5 Ocak gününde de devam ediyor” diyor.

Doku ailesinin avukatı Ali Çimen, rapora ilişkin değerlendirmede bulundu. Çimen, rapora atıf yaparak Gülistan’ın kaybolmasından sorumlu tutulan ve en son birlikte görüldüğü kişi olan Zaynal Abakarov tarafından genç kadının iki gün art arda alıkonulduğunu söyledi.

4 Ocak gecesi alıkonulmuş!
Bilirkişi raporunun yanı sıra HTS kayıtlarının da Gülistan Doku’nun soruşturma dosyasına eklendiğini söyleyen avukat Ali Çimen, raporda şüpheli Abakarov’un eyleminin daha net bir şekilde ortaya çıktığını anlattı:

Bu raporlarda şüphelinin eylemi daha da net bir şekilde ortaya çıkmış oldu. Gülistan, 4 Ocak günü part-time olarak bir iş yerinde çalışmaya başlıyor. O çalışması, saat 16.00 ile 23.00 arası olması gerekir. Saat 20.00 sıralarında şüphelinin babasının adına kayıtlı bir telefondan aranması üzerine Gülistan, patronundan izin alarak şüphelinin evine gidiyor, saat 21.00 sıralarında.

 

Saat 22.30 sıralarında da evlerinden çıktığına ilişkin görüntüler var. Bu görüntülerde Gülistan’ın hızlıca evi terk ettiği görülüyor, şüphelinin de hızlıca ardından araca binip Gülistan’ın arkasından gittiği görülüyor.

 

Saat 23.00’e kadar Gülistan’ın ne olduğu ile ilgili bir bilgimiz yoktu. Ta ki bir vatandaş dosyaya ihbarda buluna kadar. Gülistan’ın zorla araca bindirildiğine şahit olan bu kişinin ihbarından sonra biz öğrendik ki; Gülistan orada alıkonuşmuş, zorla araca bindirilmek istenmiş.

 

Gözaltına alınmadan serbest bırakılmış!


Polis geldikten sonra da kimlik sorması üzerine şüphelinin kimliğinin üzerinde olmadığı anlaşılınca ev aranmış ve baba gelmiş. Ondan sonra da polis olan babası geldikten sonra da şüpheli gözaltına alınmadan serbest bırakılıyor.

 

Şimdi biz bu olayı ne şüphelinin ilk ifadelerinden ne de şüphelinin babasının ilk ifadelerinden hiç bilmiyorduk. Çünkü buna hiç değinmediler. Sadece, ‘eve gelip çay içti ve öyle gitti’ dediler. Vatandaş ihbarı sonrasında Hatice öğretmen çıktı, Gülistan oradan ayrıldıktan sonra yurda gidemedi saat geç olduğu için hocasının evine gitti, hocasına tüm şeyleri anlattı, hocası da gelip ifadesini verince biz anladık ki o gece Gülistan alıkonulmuş.

Alıkoyma 5 Ocak’ta da devam etmiş
Avukat Çimen, Zaynal Abakarov’un 5 Ocak günü saat 11.00’de Gülistan’ı arayarak, kafeye gelmesini istediğini de aktardı. Gülistan’ın kafeye gittiğini anlatan avukat Çimen, şöyle devam ediyor:

Gülistan kafeye gidiyor. Kafeye girdikten sonra 5 dakika kalıyor. Kafeden çıktıktan sonra yine aynı evden çıkar gibi hızlıca kafeyi terk ediyor, şüpheli yine onun peşinden koşuyor, Gülistan’ı alıkoyuyor ve 8 dakika boyunca, bu video analiz raporunda geldi, uyarı, ikaz, ihtar, tehdit, hatta konuşurken Gülistan’ın başının üstüne çıkar gibi oluyor.

 

Yani şüpheli, 4 Ocak gecesi yaptığı alıkoyma eylemini, 5 Ocak günü de tekrarladı… Çözümleme tutanaklarında ilk aşamada sadece Gülistan’ın kafenin önünde olan bir görüntüsü var, onu basın da paylaştı. Gülistan’ın içeri girdiğinden hiç bahsetmiyor. Yine kafede Gülistan gelmeden önce 2 kadının geldiği ve şüpheliyle görüştüğü hususu var, ona da hiç değinilmemiş.

Zaynal Abarakov’un tutuklanması isteniyor
Bilirkişi raporunda şüphelinin eylemini kararlı bir şekilde tekrarladığı, alıkoyduğu, tehditte bulunduğu, ona fiziksel baskıda bulunduğu ortaya çıktığı için tutuklanması gerektiğini vurgulayan avukat Çimen, şöyle devam ediyor:

Bu aşamada şüphelinin artık tutuklanması lazım. Bilimsel bir raporla anlaşıldı ki 4 Ocak gecesi alıkoyma ve tehdit olayı 5 Ocak gününde de devam ediyor. Şüpheli ile babası ve şüphelinin annesi bundan hiç bahsetmedi. Sadece çay içti, çay içtikten sonra buradan gitti şeklinde tarif etti.

 

Şüpheli tutuklanacaktır, dosyaya yeni şüphelilerin de eklenme durumu ortaya çıktı. Diğer şüpheliler için de şikayetimizde bulunacağız. Pazartesi günü itibarıyla tutuklama talebini savcılık yapacaktır.

 

Kafede çalışanların verdiği ifadelerin de sorunlu olduğu ortaya çıktı. Çünkü Gülistan’ın kafenin içine hiç girmediği söyleniyordu bugüne kadar. Artık biz baş şüpheli yönünde tutuklamanın yapılacağına inanıyoruz.

Tüm bunlara rağmen Abakarov tutuklanmazsa…

Gülistan soruşturmasının yönünün ısrarla intihara çevrilmek istendiği ve tüm çalışmaların Uzunçayır Barajı’na yönlendirildiği gerçeğiyle birlikte düşündüğümüzde ortaya çıkan veriler onu kaybedenlerin alenen korunduğunu bir kez daha gösteriyor. Göldeki çalışmalar da 6 Temmuz’da İçişleri Bakanlığı kararıyla durdurulmuş, daha sonra ailenin girişimleriyle Süleyman Soylu arama çalışmaları için Uzunçayır Barajı’nın boşaltılması ve 15 gün arama çalışması yapılması sözü vermişti.

Tüm bu gelişmeler yaşanırken ve Gülistan’ın eski erkek arkadaşı Zaynal Abakarov’a dair daha önce de soruşturma hakkında bilgilendirildiğine dair başka veriler açığa çıkmışken, Abakarov’a halen dokunulmamış olması gözümüzün içine baka baka “koruyorum” anlamına geliyordu. Bilirkişi raporu, HTS kayıtları ve tanık anlatımıyla ortada duran onca gerçeğe rağmen halen dokunulmamasıysa devletin bu olay üzerinden de halka meydan okuması dışında bir anlam taşımayacaktır.


Yorum yap

E-Mail adresiniz yayımlanmayacak. İşaretli alanları doldurmanız zorunludur *

Yanıtı iptal et

İlgili yazılar