Hamburg’da kolera günleri

Hamburg’da kolera günleri

Hamburg’da 6 hafta içinde 10 binden fazla kişi öldü ve yoksullar arasında ölüm oranı zenginlerinkinden çok daha yüksekti. Zenginler hayatta kalabilsin diye yoksullar emekleri aracılığıyla kendilerini kurban verdi

Bu kriz (korona krizi -nba), hizmet sektörü çalışanlarının krize ne kadar kötü bir biçimde maruz kaldığını ve sonrasında da, mücadelelerini görmezden gelmenin ne kadar güç olduğunu açığa çıkardı.

Benzer bir görüngü 1892’de kolera Hamburg’u vurduğunda meydana gelmişti. Kuzey Almanya’da büyük bir deniz limanı olan kent o zamanlar yarı özerkti ve ticarete her şeyden daha çok değer veren tacirler tarafından yönetiliyordu. Bu işadamları kamu sağlığını makul bir yatırım olarak görmedi. Kolera kirlenmiş su aracılığıyla bulaşmasına rağmen, Almanya’nın geri kalanının aksine, Hamburg’un yetkilileri belediyenin su kaynaklarına filtreleme sistemi kurmadı.

Hamburg yerel yönetimi ilk başlarda salgını küçümsedi ve kente karantina dayatmaya direndi. Geçtiğimiz haftalarda Başkan Trump gibi, kendi kendilerine “Hangi çıkar daha öncelikli, iktisadi olan mı yoksa insanların hayatları mı?” sorusunu sorarmış gibi göründüler. Death in Hamburg’un [Hamburg’da Ölüm] yazarı Richard Evans “Salgında bir şey olduğunu kabul etmeye yanaştıklarında artık çok geçti,” diyor.

O Ağustos ayı sıradışı bir biçimde sıcak ve kuraktı; kentin kanallarındaki su azaldı. Bu Vibrio cholerae’nın su kaynaklarına sızması için ideal koşullardı. Çünkü hastalık insan atıkları aracılığıyla yayılır, kendi banyoları olan insanların kolerayla temas etmesi daha az olasıydı. Hayatta kalanlar, evlerini temizleyen hizmetçileri olduğunu ve kullanmadan önce suyu kaynattıklarını hatırladı. Hizmetçilerin kendileri ise bu tür bir lükse güç yetiremedi. Ve kent yoksullarının büyük bir kısmı, suyun kirli kolera bakterisiyle dolu olduğu, limanın yakınlarında çalışıyordu.

Altı hafta içinde 10 binden fazla kişi öldü ve yoksullar arasında ölüm oranı zenginlerinkinden çok daha yüksekti. Zenginler hayatta kalabilsin diye yoksullar emekleri aracılığıyla kendilerini kurban verdi.

Bu eşitsizlik tüm kenti tahrik etmiş göründü. Sonraki yıl sol eğilimli Sosyal Demokratlar Hamburg’un ulusal parlamentodaki üç koltuğunun tamamını kazandı. Daha sonra oy hakkı genişletildi, konut reformu yapıldı ve son olarak kent suyunu işleyen bir sistem kuruldu. Kolera Hamburg’da binlerce kişiyi öldürdü ama sonrasında, işçi sınıfına yeni bir yaşam verildi.

[Koronavirüs Yeni Bir İşçi Sınıfını Nasıl Yaratabilir? / Olga Khazan, Dünyadan Çeviri]


Yorum yap

E-Mail adresiniz yayımlanmayacak. İşaretli alanları doldurmanız zorunludur *

Yanıtı iptal et

İlgili yazılar