Hasta tutsaklardan Mevlüt Öztaş ve Ekin Polat’ın durumları kritik

Hasta tutsaklardan Mevlüt Öztaş ve Ekin Polat’ın durumları kritik

İstanbul ve Ankara İHD Cezaevleri Komisyonları hasta mahpuslarla ilgili haftalık açıklamalarında Ekim Polat ve Mevlüt Öztaş’ın sağlık durumlarını gündemleştirdi.

Hem İHD Ankara Şubesi Hasta Mahpuslara Özgürlük İnisiyatifi’nin 300. hafta açıklamasında hem de İstanbul İHD Cezaevi Komisyonu’nun 408. F Oturumu’nda hasta tutsaklardan Vefa Kartal ve Sabri Kaya’nın hayatlarını kaybetmelerine değinilerek, cezaevlerindeki koşulların korona salgınıyla birlikte hasta tutsaklar açısından çok daha riskli hale geldiğine vurgu yapıldı.

Her iki açıklamada da hapishanelerde, başta sağlık hakkı ihlalleri olmak üzere hak ihlallerinin korona salgınıyla birlikte artış gösterdiğine, mahpusların sağlığa erişim hakkının önüne konulan engellerle halen mağdur edildiklerine ve bu durumun Kartal ve Kaya’da olduğu gibi ölümlere neden olduğuna işaret edildi.

Mahpusların revire, hastanelere sevklerine getirilen kısıtlamalar, uzman hekime ulaşmadaki zorluklar, zorunlu ameliyatların ve muayenelerin yapılmaması, kontrol randevularına zamanında götürülmemeleri, hayati öneme sahip zorunlu ilaçların verilmemesi biçimindeki uygulamaların sürdüğü ve bu durumun mahpusların yaşam haklarının tehdit etmeye devam ettiği ifade edildi.

Yeni infaz yasasında 65 yaş üstü ve ciddi hastalıkları olan mahpusların TMK kapsamında tutularak tahliyelerinin önüne engel konulduğu ve ayrımcılığa uğratıldıkları hatırlatılarak, “604’ü ağır olmak üzere 1605 mahpus ne yazık ki kaderleri ile baş başa bırakılmış, birçok mahpusun rutin devam eden tedavileri bile yapılamaz hale gelmiştir” denildi.

İstanbul F Oturumunda Ekim Polat’ın durumu paylaşıldı 

İstanbul İHD Cezaevi Komisyonu’nun 428. F oturumunda Ekim Polat’ın durumu ailesinin anlatımlarıyla gündeme getirildi:

Hasta mahpus Ekim Polat, 2016 yılında İstanbul İkitelli’de gözaltına alınır ve tutuklanarak önce Silivri L tipi, ardından Bandırma T tipi hapishanelerinde tutulur. 2019 yılında Manisa Akhisar T tipi hapishanesine sevk edilen ve halen bu hapishanede tutulmakta olan 23 yaşındaki Ekim Polat’a mahkeme 24 yıl hapis cezası verir. Bu süreçte hastalıkları ağırlaşır. 

 

Son telefon görüşmesinde annesi: “Oğlum Ekim Polat, 25 gün Vatan Emniyet Müdürlüğü’nde ağır işkence gördü. Hiç bir ifadesi yok, yapmadığı bir şeyi kabul etmedi, başkasının üzerine de yıkmadı.” Sorgusunda; “Yakılan bir aracın yanında bulunan bir bidonun üzerinde oğlumun parmak izlerinin bulunduğu iddia edildi. Ancak raporda parmak izlerinin 1.60 boyunda birine ait olduğu bilgisine yer verildi. Benim oğlumun boyu 2 metreyi aşıyor. İddia doğru değil, somut bir delil de yok.

 

Oğlumun hapishane koşullarında hastalıkları arttı. “Kalp ritim bozukluğu, Koah, Kemik Erimesi ve Hipofiz hormon dengesizliği” sorunları var. “bu hastalıkları sebebiyle zorunlu olarak kullanması gereken ilaçları kendisine verilmiyor. Hapishane koşullarının düzeltilmesi amacıyla açlık grevine girmiş ve beslenme dengesi de bozulmuştur. Açlık grevi sonrasında da beslenme diyeti yapamamıştır ve oğlum Ekim’in hastalıkları ciddi boyuttadır. Covid-19 salgını nedeniyle hapishanedeki riskli ortam ve yeterli tedbirlerin alınmaması dolayısıyla oğlumun yaşamından endişe duymaktayız.

 

Haksız, hukuksuz biçimde ve adil yargılanma yapılmadan verilen ağır cezaya üzülürken hiç olmazsa hastalıklarının tedavisi için gerekli sağlık koşullarının sağlanması, tedavilerinin yanımızda ve kontrolümüzde yapılması için tahliye edilmesini istiyoruz.

Ankara’da Mevlüt Öztaş’ın durumu gündeme getirildi

Ankara İHD Hasta Mahpuslara Özgürlük İnisiyatifi bu haftaki açıklamasında 24 yıldır muhabirlik yapan ve 2018 Şubat’ında tutuklanan Mevlüt Öztaş’ın durumunu, ailesinin anlatımlarıyla aktardı.

Afyon 1 Nolu T ipi Kapalı Hapishanesinden tedavi amaçlı Sincan 3 Nolu L Tipine sevk edilen Mevlüt Öztaş’ın ilk olarak Uşak E Tipi Kapalı Hapishanesinde iken kasık fıtığı hastalığına yakalandığı, ancak cezaevi şartlarında ameliyat olmak istemediği, ağrılarının artması ve kötüleşmesi nedeniyle de ameliyat olmak zorunda kaldığı belirtildi.  Devamında böbrek yetmezliği hastalığının oluştuğu, astım hastalığının da ilerlediği, ayrıca hipertansiyon hastalığına yakalanarak, diyetle beslenmek zorunda kaldığı, karaciğer yetmezliği de dahil ciddi rahatsızlıklarının bulunduğu ifade edildi.

Daha sonra kanser teşhisi konulan Mevlüt Öztaş’la ilgili şu bilgiler verildi:

Uşak E Tipi Kapalı Hapishanesinden Afyon 1 Nolu T Tipi Kapalı Hapishanesine sevk edilmiştir. Afyon’a getirildiğinde ise sakal kesmeye zorlanmasına karşı itiraz dilekçesi verdiği için tek kişilik odaya alınmıştır. İki hafta tek kişilik odada bekletildikten sonra koğuşa alınmıştır. Ailesi tarafından telefon görüşmesinde; iç kanama geçirdiğini, hastaneye kaldırıldığını ve 1 hafta hastanede tutulduğunu ve safra kesesi ameliyatı olduğunu, cezaevine döndükten sonra ameliyatlı hali ile karantinaya alındığını öğrenmişlerdir. Hastaneye kaldırıldığı ve ameliyat edildiği konusunda ailesine haber verilmemiştir. Daha sonra yine cezaevini aradıklarında bu kez de Ankara’ya sevk edildiği söylenmiş ancak hangi hastaneye kaldırıldığı söylenmemişlerdir. Uzun uğraşılardan sonra Ankara Dışkapı Hastanesi’ne kaldırıldığını öğrendiklerini ve kanser teşhisi konulduğunu, tümörün diğer organlarına yayılmış olması halinde kanserin 4. Evrede olma ihtimali bulunduğunu, şayet yayılmadı ise riskli bir ameliyat geçirmesi gerektiğini, birden fazla uzman görüşüne ihtiyaç duyulduğunu, covid-19 salgını nedeniyle ameliyat geçirmesinin riskli olduğunu, kanserin türü itibari ile hızlı yayıldığını, en tehlikelilerden olduğunu, kemoterapi ışın tedavisine başlandığını öğrenmişlerdir.

 

Ailesi seyahat yasaklarından kaynaklı olarak ailesi yanına gelememiş, hastane ve cezaevi rapor vermediği için emniyetten izin alıp yola çıkamamıştır.  Daha sonra raporu hastaneye gidince almak üzere emniyetten izni alarak, hastaneye gidebilmiş, ancak cam arkasından bile görmelerine izin verilmemiş, durumunu öğrenip dönmek zorunda kalmışlardır. Hastanenin bodrum katında mahkum koğuşunda yatağa bağlanarak kemoterapi almıştır. Hastane heyet raporu çıkana kadar mahpusu taburcu etmeyeceğini söylemiş ancak taburcu edilerek hapishaneye geri götürülmüştür. Avukat görüşü için cezaevine gidildiğinde de karantina nedeniyle görüştürülmeyeceği, tek başına karantina odasında tutulduğu iletilmiştir. Cezası İstinaf tarafından onanmış ancak gerekçeli kararda hastalıkları dikkate dahi alınmamıştır.

 

Ceza infaz rejimi, ağır hasta dahi olsalar önce mahpus oldukları yönünde işlemler yapmakta, insani ve vicdani hiçbir uygulamaya izin vermemekte, yoğun güvenlik önlemleri altında yatağa kelepçelemekte ve ailesinin görmesine izin vermemektedir. Oysa onların önce hasta oldukları kabul edilmeli ve insan onuruna uygun muamele görmelidir. Hasta mahpusların ailelerinin moraline ve desteğine ihtiyacı varken bu ihtiyaç göz önünde tutulmuyor ve mahpuslar daha da yalnızlaştırılıyor, hastanelerde bile yoğun tecrit altında tutuluyor.

 

Mevlüt Öztaş’ın hayati risk teşkil eden kanser hastalığı ve hapishanede iyileşme olanağının olmaması göz önünde tutularak ve ayrıca bağışıklık sistemini ortadan kaldıran; böbrek, astım, tansiyon, safra kesesi sorunu da dikkate alınarak bir an önce tahliye edilmesi ve kalan tedavisinin ailesinin yanında daha hijyenik ve sağlıklı ortamda devam ettirilmesi gerekmektedir. Hapishanede bir ölüm daha istemiyoruz.

 


Yorum yap

E-Mail adresiniz yayımlanmayacak. İşaretli alanları doldurmanız zorunludur *

Yanıtı iptal et

İlgili yazılar