HBDH: 14 Temmuz Direniş Tarihidir

HBDH: 14 Temmuz Direniş Tarihidir

HBDH, 12 Eylül faşizmine karşı Amed zindanında gerçekleşen 14 Temmuz Direnişi’ni andı. Yürütme Komitesi tarafından yapılan açıklamada “Bugün her zamandan daha fazla Kemal Pir, M. Hayri Durmuş olmak gerek” denildi.

Halkların Birleşik Devrim Hareketi (HBDH) Yürütme Komitesi, 14 Temmuz Büyük Ölüm Orucu Direnişi’nin yıl dönümü vesilesiyle yazılı açıklama yaptı.

HBDH’nin açıklaması şöyle:

“Halkımız 12 Eylül Askeri Faşist Cuntası’nın ülkeyi karabasana çevrildiği koyu karanlık bir dönemi yaşadı. Sömürülen, ezilen her kesimin susturulmaya, nefessiz bırakılmaya çalışıldığı bu baskıcı dönemin en ağır etkileri zindanlarda yaşandı. Her anı, her soluğu işkence dolu bir zulüm yaşatıldı. Devrimci, ilerici, yurtsever düşünce susturulup devrimci iradenin kırılması için en vahşi işkenceler yapıldı. 12 Eylül’ün faşist efendileri; devrimciler, ilericiler, aydınlar susarsa her şeyin yolunda gideceğini düşündüler. Ancak yanıldılar! Zulmün olduğu yerde direnişin bir hak olduğunu, bu hakkın hiçbir zulüm dolu yönetim tarafından zorla alınamayacağını bilen devrimciler, kitaplara, şiirlere, belgesellere konu olacak bir direniş gerçekleştirdiler.

‘ASLA ÖDÜN VERMEDİLER’

Metris-Mamak-Amed zindanları devrimci kırımın yaşatıldığı yerler oldu. Pentagon’dan ödünç alınan, akla hayale gelmeyecek işkence, diz çökertme, teslim alma yöntemlerine karşı devrimci belleğe mal olacak ve tarihe geçecek direnişler ortaya kondu. ‘Teslimiyet ihanettir; direniş özgürlük’ ilkesini sayısız isimsiz devrimci kan ve canlarıyla yaşattı. Büyük bedeller ödediler ve işkence altında kararlıca direndiler. Devrime, özgürlüğe sosyalizme bağlılıklarından asla ödün vermediler.

İşkencelerin en ağır, en barbar yaşatıldığı Amed Zindanlarının yeri farklıydı. Devrim ve sosyalizm fikri kadar Kürdistan hayalinin boğulmak istendiği yerdi Amed Zindanları. 14 Temmuz Ölüm Orucu Direnişi, tarihsel bir eylem niteliğindeydi. Sonu gelmez, işkence dolu zulüm günlerine son vermenin kararlı duruşuydu. Zulmün kuruttuğu topraklarda Mazlum Doğan’ın bir kibrit çöpüyle tutuşturduğu özgürlük ateşinin harlandığı gündür 14 Temmuz Ölüm Orucu Direnişi. Teslimiyet dolu günlerin bitmesi, özgürlük dolu günlerin başlangıcıdır.

‘ZULMÜN YENİLDİĞİ GÜN’

İnsana ait olan her şeyin ağır işkenceyle tutsak alınmaya, nefessiz bırakılmaya çalışıldığı bir dönemde bir avuç fedai ruhla donanmış, düşünsel ve ruhsal olarak son derece iyi hazırlanmış onurlu devrimcilerin zalim Dehak’lara karşı direndiği gündür.
Tarihsel eylemin en önünde ‘Mezar taşıma borçlu yazın’ diyen, son yolculuğunda zalimlere ‘Bırakın arkadaşlarımın yanında öleyim’ diyen fedai öncüler vardı. Komutan Kemal Pir, bilge öncü M. Hayri Durmuş vardı. Devrimin sıra neferleri Ali Çiçek, Akif Yılmaz vardı. Arkalarında direnişe dizilmiş, isimsiz, sayısız ölüm orucu direnişçisi vardı. 14 Temmuz tutsakların tepesinde ölümün asılı durduğu yerde ölümün alnından öperek zulmün yenildiği gündür.

Adanmış militan olmak, koşullar ve zorluklar ne denli ağır olsa da asli olanın yerine getirilmesidir. 14 Temmuz ölüm orucu direnişçileri, özgür günlerin geleceği inancıyla bedenlerini ölüme yatırdılar. Ölüm orucu direnişi, özgürlük hayallerini dalga dalga ülkenin dört bir yanına yaydı. Zindan direnişi, dağlarda özgürlüğü için savaşanlara büyük bir ilham kaynağı oldu. Kararlılık, saldırı ruhu daha bir güçlenmiş, özgürlük ateşi daha bir güçlü harlanmıştır.

Özgürlüğün sözle gelmeyeceği bir gerçektir. 14 Temmuz direnişçileri, dünyaya bir devrimcinin bitmez tükenmez inadı ve umuduyla baktılar.

‘BUGÜN KEMAL PİR, HAYRİ DURMUŞ OLMAK GEREK’

Bugün AKP-MHP faşist kliği, ülkeyi Enver Paşa gibi yönetmeye çalışıyor. İşçiler-köylüler-kadınlar-gençler-Kürtler-Aleviler-aydınlar-avukatlar zulümle ve açlıkla terbiye edilmeye çalışılmaktadır. Toplumun her kesiminden emekçiler, ezilenler iş-ekmek-adalet ve özgürlük arıyor.

Bugün her zamandan daha fazla Kemal Pir, M. Hayri Durmuş olmak gerek. 14 Temmuz direniş bilincini ve kararlılığını dağlarda, şehirlerde, meydan ve sokaklarda yaşatmak demektir. Özgürlük ve adalet yoksa yaşamın anlamının olmadığını anlamak demektir. Her zamandan ve herkesten daha fazla direniş olma, eylem olma zamanıdır. Sokaklara, meydanlara dökülüp TC devletinin Heftanîn işgaline karşı birleşik devrim bayrağı altında mücadele etmek demektir. Zalimin gözlerinin içine Kemal Pir’ce bakarak dövüşmek demektir. Öncü olmak, ilk slogan, ilk eylem olmak demektir.”


Yorum yap

E-Mail adresiniz yayımlanmayacak. İşaretli alanları doldurmanız zorunludur *

Yanıtı iptal et

İlgili yazılar