HDP, Diyarbakır İl Binası önündeki tiyatro ve soruşturmaya ilişkin açıklama yaptı

HDP, Diyarbakır İl Binası önündeki tiyatro ve soruşturmaya ilişkin açıklama yaptı

HDP MYK çocuklarının PKK tarafından dağa çıkarıldıkları iddiasıyla Diyarbakır İl Binası önünde sergilenen tiyatroyla ilgili yaptığı açıklamada “gelin çocuklarının akıbeti için alanlarda olan tüm anneleri Meclis’te dinleyelim” dedi

Bir çıkar ortaklığını ifade eden AKP’li führerci faşist rejimin son icraatlarından biri de HDP’yi kapatmaya dönük tezgahlar kurmak. Polisi-mahkemeleri-medyası-bakanları ve bu devletin tepesine çöreklenmiş tüm güçleri-kurumlarıyla son bir haftadır sergilenen bu yeni mizansenin figüranları; çocuklarının PKK tarafından dağa çıkarıldığını iddia eden aileler.

Önceki yıllarda da sahnelenen ve sessizce sönümlen(en)dirilen sözkonusu tiyatro bu sefer medya-sosyal medya-mahkeme-polis-bakanlıklar-devletin organik sivil toplum kurumları eliyle sistematik bir çalışmaya dönüştürüldü.

HDP’nin Diyarbakır İl Binası önünde bir aile üzerinden başlatılan tezgah, bizzat polis eliyle örgütlenen yeni ailelerin katılımı, Vatan Partisi çetesinin provokatif girişimleri, HDP Diyarbakır İl yöneticileri hakkında açılan “terör” soruşturması, sosyal medyada her gün yeni bir etiketle yapılan kampanyalar üzerinden büyütülerek, HDP ve genel olarak Kürt halkının toplumsal kazanımlarına dönük yeni saldırı zincirinin devreye sokulmasının gerekçesi haline getirilmeye çalışılıyor.

HDP MYK, Diyarbakır’da HDP il ve ilçe yöneticileri hakkında savcılık tarafından açılan soruşturmaya ilişkin yaptığı yazılı açıklamada, “Milletvekillerimiz ve il yöneticilerimiz Diyarbakır il binamızda ‘Sorunu birlikte çözelim’ açıklaması yaptıktan ve yetkilileri göreve davet ettikten sonra savcılığın soruşturma açması çok manidar oldu. Çözüm bu tür soruşturmalarla elde edilemez. Sorun politiktir, savcılarla aşılamaz” diye belirtti.

Soruşturmanın “ikiyüzlü, hiçbir samimiyet olmayan iktidar mensuplarının sergiledikleri oyunun bir parçası” olduğu belirtilen açıklamada, “Bizler bütün annelerin çığlıklarını duyuyoruz, acılarını anlıyoruz, onlara saygımız büyük, bir damla gözyaşı bile akmasın artık, gelin bu kanayan yarayı, tarihsel sorunumuzu demokratik ve barışçı bir şekilde; konuşarak, müzakere ederek çözelim” denildi.

Açıklamada, “Uzattığımız barış eline yumruklarını sıkarak cevap verenleri biliyoruz. Kürt sorununun çözümü demokratikleşmenin, hukuk devleti olmanın olmazsa olmazıdır dediğimizde ‘Kürt sorunu yoktur’ diyenleri de biliyoruz. Beyaz tülbentli Barış Annelerine en vicdansız şekilde saldırma emrini veren; Cumartesi Annelerine her türlü hakareti yapan, zor ve şiddet uygulatan; cop, gaz, tazyikli su kullanılmasına sesini çıkarmayan iktidar sözcülerinin insanlık adına hiç utanmadıklarını da biliyoruz. Aynı kişiler şimdi annelerin acılarını istismar etmekten, annelerin temiz duygularını kendi iktidar amaçları için sömürmekten geri durmuyor” diye kaydedildi.

HDP Diyarbakır il binası önünde oturan ailelere verilen desteklerin soruşturma açılarak sürdürüldüğü, bu senaryonun 3 yıl önce de belediyelerinin önüne ailelerin gönderilerek yapıldığı hatırlatılan açıklamada, “Ailelerin yaptıkları açıklamalardan anlaşıldığı üzere, bu yönlendirme açık bir şekilde İçişleri Bakanı ve Cumhurbaşkanı tarafından yapılıyor. Bu yönlendirme ilk günden beri iktidar medyası tarafından köpürtülerek kamuoyunda HDP hakkında bir algı yaratılmaya çalışılıyor. Cumhurbaşkanı, yaptığı konuşmalarla aileleri ve kamuoyunu parti binalarımıza yönlendiriyor, kışkırtıyor. HDP kurulmadan ve siyasi faaliyet yapmadan önce de bu ülkede Kürt sorunu vardı, gençler dağa çıkıyordu ve on binlerce insanımız ölmüştü. Bu gerçeği bilmelerine rağmen sorunu çözmek için adım atmayıp HDP hakkında operasyon yapmak siyasi fırsatçılık ve duygu istismarıdır” diye belirtildi.

Açıklamanın devamında şunlar kaydedildi:

Bir kez daha söyleyelim ki, çocuklarından uzak olan, çocuklarını kaybeden aileler iktidardan, Kürt düşmanlığını, savaş ve çatışma politikalarını sürdüren AKP-MHP ittifakından hesap sormalıdır. Kürt sorununu çözmeyen onlardır. Bu ülkenin gençleri, onların savaş ısrarından dolayı ölmektedir. Dağda ölen çocuklarımızın da askerde, poliste ölen çocuklarımızın da sorumlusu bu anlayıştır ve bu iktidardır. Çözüm sürecinde çocuklarımız ölmüyordu. Hiçbir eve ateş düşmüyordu. Anneler çocuklarının geri döneceği umuduna sahipti. Bizler de. İşte bu süreci savaş oyunlarıyla kim bozduysa, çocuklarımızın kaybolmasının ve yaşamını yitirmesinin sorumlusu da onlardır. ‘Kürt sorunu yoktur’ diyen, anaların duygularını ve acılarını sömürmek için timsah gözyaşı döken AKP Genel Başkanıdır. Partimiz bu topraklara barış ve demokrasi gelsin diye mücadele ediyor. Bu nedenle de çatışma ve savaş politikalarında ısrar edenler tarafından saldırıya uğruyor. Milletvekillerimiz ve il yöneticilerimiz Diyarbakır il binamızda ‘Sorunu birlikte çözelim’ açıklaması yaptıktan ve yetkilileri göreve davet ettikten sonra savcılığın soruşturma açması da çok manidar oldu. Çözüm bu tür soruşturmalarla elde edilemez. Sorun politiktir, savcılarla aşılamaz.

 

Buna rağmen Cumhurbaşkanı ve iktidara bir kez daha sesleniyoruz: Aileleri emniyet zoru ve baskısıyla partimizin önüne göndermekle, bizleri suçlu ilan etmekle bir yere varamazsınız. Gelin, yıllardır çocuklarının akıbeti için alanlarda olan, sizin her türlü saldırı ve hakaretinize maruz kalan tüm anneleri Meclis’te dinleyelim. Meclis’teki tüm siyasi partiler sorumluluk alsın ve acıları birlikte sonlandıralım.


Yorum yap

E-Mail adresiniz yayımlanmayacak. İşaretli alanları doldurmanız zorunludur *

Yanıtı iptal et

İlgili yazılar