Herkesin bildiği “sır”

Herkesin bildiği “sır”

Kadınların yüz karası bakan müsveddesi Zehra Zümrüt Selçuk, CNN’de katıldığı “Hakan Çelik’le Hafta Sonu” programında ait olduğu zümreciğin kolonlanmış temsilcisi olduğunu ispat niteliğinde açıklamalarda bulundu

Gülenay Eren

Kadınların yüz karası bakan müsveddesi Zehra Zümrüt Selçuk, CNN’de katıldığı “Hakan Çelik’le Hafta Sonu” programında ait olduğu zümreciğin kolonlanmış temsilcisi olduğunu ispat niteliğinde açıklamalarda bulundu.

Türkiye’deki kadın cinayetlerinin sayısını Romanya ve ABD’deki oranlarla kıyaslayan, kadın intiharlarını ve şüpheli ölümleri bazı muhalif yayın organlarının kadın cinayeti olarak aktarmasını eleştiren Selçuk, balık hafızasına sahip olmalı ki -ya da kendi kitlelerinin hafıza bulanıklığına güvenmiş olmalı-gayet “kibar” bir dille Türkiye gerçeklerini altüst etti, yetmedi bu martavallara pabuç bırakmayan STK’ları eleştirip, İçişleri Bakanlığı’nın takip ettiğini hatırlattı.

E o zaman biz de Selçuk’a sadece tek bir vaka hatırlatması yapalım çok geçmişe gitmeden… Siz karar verin devlet eliyle kadın katliamı var mı yok mu, ya da her intihar kadın katliamı değil mi?

Daha geçen ay 18 yaşındaki İ. E’yi kaçırıp 20 gün alıkoyan ve günlerce cinsel şiddet uygulayan uzman çavuşunuz Musa Orhan’ın bu süreçteki insanlık dışı mesajlaşmaları basına yansıdı. Demek ki haklıymış devlet destekli tecavüzcü. Yine devlet desteğiyle cinsel şiddetten yırtacağını ve devlet bünyesinde semirmeye devam edeceğinden o kadar emin ki -daha önce de defalarca kendi ifadesiyle yapmış- “bana bişey olmaz” diye yazıyordu arkadaşına böbürlenerek.

Soyadı belleklere “Soysuz” olarak kaydedilen, programda güvenilmesini salık verdiğiniz İçişleri Bakanı, tutuklanan Musa Orhan’ı Cem Gariboğlu’nun babasının babalığını aratmayacak bir cevvaliyetle savundu, ardından serbest bıraktırdı.

Siz ne yaptınız “sorumlu bakan” olarak, ait olduğunuz gerici faşist koalisyonun maşa olarak kullandığı bir kadın figüran olduğunuzu bir kez daha kanıtlamış oldunuz.18 yaşında 20 gün boyunca tecavüze, türlü sapkınlığa maruz kalan İ. E yaşadığı acıyı aşağılanmayı kaldıramadı intihar etti, günlerce yoğun bakımda kaldı ama geri döndürülemedi. Kızlarını vahşi bir biçimde kaybetmişlerdi, ama devamı geldi; mensubu olduğunuz faşist sürünün yöneticileri ve üniformalı azgın korumaları tarafından tehdit edildiler.

Şimdi İ. E “Soysuz”un dosyalarına “intihar” diye girdi mi girmedi mi? Hal böyleyken STK’lar da muhalif basın ve gazeteciler de sizin baskınızla intihar olduğunu kabullenmek zorunda öyle mi? İ. E kadın katliamı kurbanı değil öyle mi?

Herkesin bildiği artık sır değildir, “nasıl olsa ne dersek inanıyorlar” sanrısına kapılanlardansınız anladık, meclisinizde tecavüzcü cemaatçilerinizin soruşturulmasına izin vermeyip “çak” yapıp kişneyerek gülenlerdensiniz anladık. Bakanlığınızda binlerce AKP üye ve örgütçüsünü kadrolu göstererek ATM çalışanı yapacak kadar sadık bir kul, gerçek engellilere bir kuruş verirken kök söktürüp tarafınızda olanlara sahte engelli raporuyla maaş bağlayacak kadar gözü karasınız, anladık.

Hepsini anladık da şunu anlayamadık; mensubu olduğunuz zümre için bu kadar yekten hareket ediyorken anne ya da kadın olmanın erdemlerini kuşanmada bu kadar vasat olmayı nasıl başardınız?

Devran dönmez sanıyorsunuz, döner oysa!

İktidar gücüyle, zorbalıkla, tehditle susturduğunuz çocuk ve kadın kurbanlarınız bi bakmışsınız karşınıza dikilmiş. Saldırganlığınızın, aşağılayıp hiçleştirerek avucunuzun içine aldığınızı sandığınız pisliklerinizin parçası olmayı asla kabul etmeyecek yığınlar var. Bir gün elbet kitlesel olarak karşınıza dikilecekler. Hayatlarını çarçur ettiklerinizin birikmiş öfkesinden kimse kurtaramayacak sizi!


Yorum yap

E-Mail adresiniz yayımlanmayacak. İşaretli alanları doldurmanız zorunludur *

Yanıtı iptal et

İlgili yazılar