Hürriyet Köyü köylüleri: Yeşilliğin taşa dönüşmesini istemiyoruz!

Hürriyet Köyü köylüleri: Yeşilliğin taşa dönüşmesini istemiyoruz!

Hemen her yerde maden-enerji şirketlerinin doğayı ve toplumsal hayatı katledecek/bozacak projeleri ve halkın bu projelere dönük tepkisi-eylemleri var.

Dağın-taşın yağmasını ekonomi politikasının temel ekseni haline getiren, tek bir yeşil alan bırakmayacak kadar açgözlü bir hırsla tüm dağları, meraları, ormanları… inşaat-maden-enerji patronlarına peşkeş çeken bu politikalara karşı hemen her yerde bir direniş var:

Çavuşçugöl: Maden şirketi TOMA’lar ve jandarma eşliğinde tarlaları yağmalıyor

Konya’nın Ilgın İlçesi’ndeki Çavuşçugöl köylülerinin tarım arazilerinin “acele kamulaştırılması” ve TKİ’nin bu arazileri ismi bile net olarak öğrenilemeyen bir maden şirketine rödovans usulüyle devretmesine karşı direnişleri devam ediyor. Son olarak gerekli izinler bile alınmadan ekili arazilere iş makineleri girdi. Köylüler direniş sergilese de jandarma, TOMA ve polis eşliğinde tarlalardaki maden ocağı çalışması sürüyor.

Kirazlıyayla: Göletleri kuruttular, köylünün karşısına jandarma ve gözaltını çıkardılar!

Bursa’nın Yenişehir ilçesine bağlı Kirazlıyayla köyünde, Lübnan sermayeli Meyra Madencilik tarafından yapılmak istenen Çinko-Kurşun-Bakır Zenginleştirme Tesisi ve Atık Barajı Projesi’ne karşı köylülerin yürüttüğü mücadele devam ediyor. Tüm göletleri kurutup-kirleten şirket son olarak hayvanların su içtiği gölete giden yolu da kapatınca halk buna tepki gösterdi ve karşılarına yine jandarma çıktı, köylü kadınlar bir kez daha gözaltına alındı.

Hürriyet Köyü: Ölürüz de o taş ocağına izin vermeyiz!

Sakarya Karasu İlçesi’ne bağlı Hürriyet Köyü halkı tam 15 yıldır topraklarının, yeşil alanlarının ve doğal olarak yaşamlarının altüst olması anlamına gelen taş ocağının açılmasına karşı mücadele yürütüyor. İki kez kazandıkları davanın Danıştay tarafından bozulmasının ardından Anayasa Mahkemesi’ne giden köylüler bugün taş ocağı açmak isteyen firmanın köye girmesine izin vermedi.

Yeşilliğin taşa dönmesini istemiyoruz, biz bu yeşillikte mutluyuz” diyerek köy girişinde toplanan köylüler, taş ocağının açılması durumunda köyde yaşamanın mümkün olmayacağını belirtti. Yıllardır direndiklerini söyleyen köylülerin geri adım atmaması üzerine firma köyden ayrıldı.

’15 yıldır mücadele ediyoruz. Biz fakir insanlarız. Bizle kimse uğraşmasın’ diyen bir köylü ne olursa olsun o taş ocağını açtırmayacaklarını belirterek halkın bu yağma ve talana dönük öfkesine de bu öfkenin sınıfsal karakterine de tercüman oldu.

Salihli, Çapaklı Köyü: Köylüler biyogaz enerji santraline karşı nöbette

Manisa’nın Salihli ilçesine bağlı Çapaklı köyü yakınlarında kurulmak istenen biyogaz enerji santraline karşı köylülerin nöbeti devam ediyor. 15 Temmuz’da resmi tatil günü iş makinelerinin alana girmesi üzerine harekete geçen köylüler, araziye giderek çalışmalara engel olmuşlardı.

Biyogaz tesisine karşı açılan davaların sonuçlarının beklenilmesi gerektiğini belirten köylüler, tarımla geçindiklerini ve böylesi bir tesise karşı olduklarını dile getiriyor.

İki gündür arazide nöbet tutan köylüler, bugün de alana bir kamyonun üzerinde kepçe getirilmesine tepki gösterdiler.

İlk gün arazide çalışmak isteyen kepçenin Manisa Büyükşehir Belediyesine ait olduğu ileri sürülürken, köylülerin tepkileri sonrası belediyenin kepçeyi geri çektiği köy muhtarı tarafından açıklandı.

Köylülerin nöbeti devam ediyor.

Balıkesir: Altın madenine karşı köylüler “Canlı canlı bizi gömecekler, bu yeşili, doğayı nerede görecekler” diyerek direniyor

Balıkesir’in Altıeylül ilçesine bağlı Sarıalan Köyü’nde yapılmak istenen altın madeniyle ilgili Çevresel Etki Değerlendirme süreci başladı. Köy halkı ise projeye karşı çıkıyor. Köylü kadınlar, doğalarının kendilerine yeteceğini vurgulayarak, “Canlı canlı bizi gömecekler, bu yeşili, doğayı nerede görecekler” diyor.

Sarıalan Köyü’nün 250 metre yakınında altın madeni çıkarmak için 2 açık ocak madeni yapılmak isteniyor. 1500 hektarlık alanda yapılmak istenen proje gerçekleşirse yalnızca Sarıalan Köyü değil Gökçeyazı, Sofular ve Çamköy de etkilenecek.

Altın değil memleket istiyoruz

Maden ocakları için Çevresel Etki Değerlendirme süreci başladı, 15 Temmuz günü de Halkın Katılım Toplantısı yapıldı. Köylüler altın madenine karşı çıktığını dile getirdi. Köylü kadınlar madene şu tepkiyi gösterdi:

Türkiyeme sesleniyorum, devletime sesleniyorum. Bir tek dış devletten can kurtaracağım diye uğraşıyor ama bu Türk vatandaşını, köyün halini gelsin görsünler. Canlı canlı bizi gömecekler, bu yeşili, doğayı nerede görecekler.

Bizim havamız yeter ne yapalım altın madenini. Benim yaşım 70 olmuş, benim çoluğum çocuğum yaşasın. İstemiyoruz, bizim köyümüz gibi köy yok. Gönlümüz altın bizim.

 


Yorum yap

E-Mail adresiniz yayımlanmayacak. İşaretli alanları doldurmanız zorunludur *

Yanıtı iptal et

İlgili yazılar