İGA sadece işçi düşmanı değil!

İGA sadece işçi düşmanı değil!

3. Havalimanı şantiyesini işçi mezarlığına dönüştürdüğünü bildiğimiz İGA’nın ismi bu sefer de Sabiha Gökçen Havalimanı’na yapılacak ek pistin yapımını geciktirmek-engellemek için döndürülen rüşvet dolaplarıyla anılıyor.

Kalyon-Cengiz-Mapa-Limak gibi büyük inşaat şirketlerinin bileşiminden oluşan ve Türkiye’deki en karlı-en büyük ihaleleri cukkaya atan İGA, bu sefer de Sabiha Gökçen Havalimanı’nda yaşanan ve üç kişinin ölümü, 197 kişinin de yaralanmasıyla sonuçlanan uçak “kazasıyla” gündemde. 3. Havalimanı şantiyesinde çalışan işçileri kölelik koşullarına mahkum edecek kadar gözü dönmüş bir sömürü hırsıyla markalaşan İGA’nın; aynı zamanda her açıdan tartışmalı 3. Havalimanı’na yolcu devşirmek için Sabiha Gökçen Havalimanı’nı alternatif olmaktan çıkarmaya uğraştığı ve bu açıdan da sadece işçi düşmanı bir sömürgenliği değil, kar hırsıyla gözü dönmüş, bu uğurda insan canına kastetmeyi umursamaz bir caniliği de temsil ettiği anlaşılıyor.

3’üncü Havalimanı’nın yapımından sonra işletmeciliğini de devralan bu sömürücüler-rantiye ve talancıların Sabiha Gökçen Havalimanı’yla ilgili kurdukları rüşvet kumpasını İYİ Partili İBB Meclis Üyesi ve Airport Haber Genel Yayın Yönetmeni Ali Kıdık gündeme getirdi.

Kıdık aralarında inşaat işçilerinin yakından tanıdığı isimlerden İGA CEO’su Kadri Samsunlu’nun da olduğu birçok ismin Sabiha Gökçen’e yapılacak pistin geciktirilmesi için bir rüşvet ağı ördüklerini belirterek, “Sabiha Gökçen Havalimanı üzerine derin oyunlar oynanıyor. Andolsun ki bildiklerimiz, söylediklerimizden çok fazla. İstanbul Havalimanı yöneticilerinin rüşvet çarkını bir-iki gün içinde belgeleri ile açıklayacağım. @igairport belgeler şu anda elimde. Devamını bekliyorum” ifadelerini kullanmıştı.

Kıdık’ın sözkonusu açıklamalarından sonra kendisini yakından tanıdığımız İGA yönetimi suç duyurusunda bulundu. Çağlayan’daki İstanbul Adalet Sarayı’na gelen İGA yöneticilerinin avukatı Ali Taşar, suç duyurusu dilekçesini savcılığa verdi.

Kadri Samsunlu’nun da bulunduğu 21 yöneticinin adının “şikayetçi” olarak yer aldığı dilekçede, Ali Kıdık’ın “hakaret” ve “iftira” suçlarından yargılanması talep edildi. Sabiha Gökçen Havalimanı’nda yaşanan 3 kişinin hayatını kaybettiği uçak kazası sonrasında havacılık sektörüyle ilgili bir haber sitesinin sahibi olan Kıdık’ın iftira ürettiğini savunan Taşar, “Bu şahıs, İGA ve yöneticilerini, Sabiha Gökçen Havalimanı ile ilgili bir kumpas içerisinde göstermek, daha da ötesi bu talihsiz kazayla ilişkilendirmek gibi hem akla hem ahlaka ve hem de insanlığa son derece aykırı bir imada bulunmuştur. Ayrıca konuyla ilgili elinde belgeler olduğunu iddia ederek, İGA yöneticileri hakkında bu konu bağlamında bir rüşvet iddiası ortaya atmıştır” diye konuştu.

Kıdık, hakkındaki suç duyurusuyla ilgili ise sosyal medya hesabından “İstanbul Havalimanı igairport CEO’su Kadri Samsunlu suç duyurusunda bulunacakmış. Çok mutlu oldum. Bu sayede rüşvetin belgesini kendisi de görmüş olacak” diye yazdı.

Ulaştırma Bakanı kazadan önce itiraf etmişti!

Kendisi de eski İGA’cı olan Ulaştırma Bakanı Mehmet Cahit Turhan, son “kazadan” 4 gün önce Sabiha Gökçen Havalimanı’ndaki pistin ihtiyacı karşılayamaz hale geldiğini, yorulduğunu, neredeyse her gece bakımdan geçirilmek zorunda kalındığını açıklamıştı. Yeni pistin bu yılın sonuna kadar yeni bir pisti hizmete açmayı hedeflediklerini belirterek, “Sabiha Gökçen’in trafiği de arttı. İstanbul’un trafiği de giderek artıyor ancak Sabiha Gökçen’de 1 pistimiz var. Bu pistimiz çok yoruldu. Uçuşların olmadığı saatlerde, hemen hemen her gece piste bakım yapılıyor. İstanbul Havalimanımıza frekans tahsisi istekleri olduğu gibi, buraya da uçuş talepleri var ancak biz bunu yeni pistin yapılmasına kadar şimdilik durduruyoruz. Çünkü eski pisti de bakıma alacağız. Onun için şu anda buraya yeni frekans vermeyi durdurduk” demişti.

Turhan’ın sözünü ettiği pist için 2015’te ihale yapıldığı, işin bitmesi gereken tarihin 2017 olmasına rağmen 3 defa uzatıldığı “kazadan” sonra İYİ Parti Denizli Milletvekili Yasin Öztürk tarafından Meclis Gündemine getirilmişti.

Öztürk, Ulaştırma Bakanı’nın yanıtlamasını istediği önergesinde ikinci pistin yapılamamasının sebebinin İstanbul Havalimanı olup olmadığını, “İstanbul Havalimanı gibi büyük bir proje sıfırdan başlanıp bitirilmesine rağmen, Sabiha Gökçen Havalimanında yapılması gereken pist inşaatı neden ek süreler verilmesine rağmen tamamlanamamıştır?” ve “İkinci pist ihalesi Sabiha Gökçen işletmesi HEAŞ’ta iken neden DHMİ’ye yaptırılmıştır” sorularıyla gündeme getirdi.

Öztürk’ün önergesinde şu sorular yer aldı:

Sabiha Gökçen Hava Limanı ikinci pistin yapılması işinin ihalesini MAKYOL inşaat almasına rağmen, 26.12.2019 tarihli DHMİ yazısıyla mevcut yüklenici MAKYOL’un sözleşmesini Kalyon-Makyol-Cengiz (KMC) adi ortaklığına devretmesinin gerekçesi nedir?

 

Yeni İstanbul Havalimanı ortakları arasında bulunan bu firmalar dahil edilip, Sabiha Gökçen Havalimanındaki ikinci pistin yapımının geciktirilmesi ile, yolcu garantisi verilen İstanbul Havalimanının daha aktif kullanılması mı hedeflenmiştir?

 

Sabiha Gökçen Havalimanının işletme kullanım hakkı Savunma Sanayi Başkanlığına bağlı Havaalanı İşletme ve Havacılık Endüstrileri A.Ş. (HEAŞ)’de iken, ikinci pist ihalesi neden DHMİ’ye yaptırılmıştır?

 

Sivil Havacılık Genel Müdürlüğünün, Sabiha Gökçen Hava Limanına yeni SLOT izni vermemesinin (yeni hat açmamasının) sebebi, yeni İstanbul Hava Limanının daha aktif kullanılmasını sağlamak mıdır?

 

İstanbul Havalimanı ve Sabiha Gökçen Havalimanı ayrı iklim koşullarına sahip olmasına rağmen (rüzgar ve hava şartları açısından), neden iki ayrı havalimanının uçuş koridoru aynı güzergahtan verilmektedir?

 

Sadece Sabiha Gökçen Havalimanında olası kazalardan sonra arama kurtarma faaliyetleri Savunma Sanayi Başkanlığına bağlı Havaalanı İşletme ve Havacılık Endüstrileri A.Ş. (HEAŞ) tarafından yerine getirilmektedir. Son elim kazadan sonra, Sabiha Gökçen Havalimanındaki olası kazalara karşı, arama kurtarma faaliyetlerinin DHMİ’ye devredilmesi düşünülmekte midir?

 

Yeni havalimanı açıldıktan sonra kapatılan Atatürk Hava Limanı kargo taşımacılığı için kullanıldığına göre pistleri müsait ve kullanılabilir durumdadır. Son uçak kazasında görüldüğü gibi acil durumlarda, Atatürk Havalimanının kullanılması yönünde bir çalışma yapmayı planlıyor musunuz?

 

İstanbul’daki yeni havalimanında benzer ihaleler aynı tarihlerde yapılmasına rağmen, 2 adet 3750 metrelik pist tamamlanmış, 4100 metrelik 3. pist de tamamlanmak üzeredir. Sabiha Gökçen’de kullanımda olan pist 3000 metredir. Aynı tarihlerde ihalesi yapılmasına rağmen, Sabiha Gökçen’deki yüzde 70’i bitmiş olan 3250 metrelik ikinci pist neden bitirilememiştir?

 

İstanbul Havalimanı gibi büyük bir proje sıfırdan başlanıp bitirilmesine rağmen, Sabiha Gökçen Havalimanında yapılması gereken pist inşaatı neden ek süreler verilmesine rağmen tamamlanamamıştır?


Yorum yap

E-Mail adresiniz yayımlanmayacak. İşaretli alanları doldurmanız zorunludur *

Yanıtı iptal et

İlgili yazılar