İHD Ankara Şubesi cezaevlerine ilişkin 3 aylık ihlal raporunu açıkladı

İHD Ankara Şubesi cezaevlerine ilişkin 3 aylık ihlal raporunu açıkladı

İHD Ankara Şubesi Hapishaneler Komisyonu, “İç Anadolu Bölgesi Hapishaneleri 3 Aylık Hak İhlalleri Raporu”nu açıkladı: 14 mahpus hayatını kaybetti, en az 51 mahpus işkence ve/veya kötü muameleye maruz kaldı, sayısız hak ihlali yaşandı, cezasızlık politikası devam ediyor!

İnsan Hakları Derneği (İHD) Ankara Şubesi Hapishaneler Komisyonu, “İç Anadolu Bölgesi Hapishaneleri 3 Aylık Hak İhlalleri Raporu”nu açıkladı. Temmuz-Ağustos ve Eylül tarihlerini kapsayan raporda “Hapishanelerde ölümler”, “Sağlık Hakkı”, “İşkence ve Kötü Muamele”, “Baskılar, İletişim Yasakları, Diğer Sorunlar” ve “Sonuç ve Öneriler” başlıkları altında geniş bir tablo çıkarıldı.

Komisyonu’na gelen başvurular, avukatların hapishanelere yaptıkları ziyaretler, mahpusların yolladıkları mektuplar ve mahpus-aile görüşmelerinden aktarılan bilgilerin derlenmesiyle hazırlanan raporda, “2020 Temmuz-Ağustos-Eylül aylarında İç Anadolu Bölge Hapishaneleri için 95 kişi, diğer cezaevleri için 2 kişi olmak üzere toplam 97 kişi İHD Ankara Şubesi’ne başvuru yapmıştır. Komisyonumuza yapılan başvurular ile ilgili olarak hak ihlallerinin ortadan kaldırılması için ilgili kamu kurumlarına gerekli yazılar yazılmıştır” denildi.

Afyonkarahisar 1 Nolu Tipi Kapalı Hapishanesi, Aksaray T Tipi Kapalı Hapishanesi, Bolu F Tipi Kapalı Hapishanesi, Ermenek M Tipi Kapalı Hapishanesi, Ereğli T Tipi Kapalı Hapishanesi, Kayseri 1 Nolu T Tipi Kapalı Hapishanesi, Kayseri 2 Nolu T Tipi Kapalı Hapishanesi, Kayseri Kadın Kapalı Hapishanesi, Kırıkkale F Tipi Kapalı Hapishanesi, Kırşehir E T Tipi Kapalı Hapishanesi, Konya E Tipi E Tipi Kapalı Hapishanesi, Sincan Kadın Kapalı Hapishanesi, Sincan 2 Nolu F Tipi Kapalı Hapishanesi, Sincan 1 Nolu L Tipi Kapalı Hapishanesi, Sincan 3 Nolu L Tipi Kapalı Hapishanesi, Sincan T Tipi Kapalı Hapishanesi’ni kapsayan veriler özetle şöyle:

Hapishanelerde ölümler

İHD’nin belirlemelerine göre, 2020 yılı Temmuz-Ağustos-Eylül aylarında çeşitli cezaevlerinde 14 mahpus yaşamını yitirdi.

Yaşamını yitiren bu mahpuslardan birinin Covid-19 pandemisi nedeniyle hayatını kaybettiği bilgisi ailesince tarafından paylaşıldı.

Raporda Adalet Bakanlığının 17 Haziran 2020’de yaptığı “Koronavirüs etkisiyle 6 hükümlünün hayatını kaybettiğini, aktif pozitif vaka sayısının 72 olduğunu, tamamının sağlık durumunun iyi olup, yoğun bakımda ya da entübe hasta bulunmadığını, bugüne kadar Ceza İnfaz Kurumlarımızda Kovid-19 pozitif tanısı konulup iyileşen tutuklu/hükümlü sayısının 374 olduğunu” açıklamanın aksine cezaevlerinde salgının yaygınlaşmakta olduğu ve sağlıklı bilgi alınamaması nedeniyle  mevcut durumun açıklığı konusunda ciddi kaygıların oluştuğu ifade edildi.

Raporda hayatını kaybeden 14 mahpusun ölüm nedenleri belirtilerek, haklarında bilgi verildi:

Dört  Mahpusun intihar ederek yaşamını yitirdiği iddia edildi.

 

Bir Mahpusun ölüm nedeni açıklanmadı.

 

Dört  Mahpus hastalıkları nedeniyle yaşamını yitirdi.

 

Üç Kanser hastası mahpus infazları ertelendikten kısa bir süre sonra yaşamlarını yitirdi.

 

Bir Mahpus adil yargılanma talebiyle başlattığı açlık grevinde iken yaşamını yitirdi.

Pandeminin cezaevi koşullarında daha riskli bir sorun olduğu, mahpusların sağlık hakkına ulaşmakta güçlük çektikleri belirtilen raporda İHD’nin verilerine göre, hapishanelerde (en az) 604’ü ağır olmak üzere en az 1.605 hasta mahpusun bulunduğu, İç Anadolu Bölge Hapishanelerinde ise 37’si kadın olmak üzere en az 249 hasta mahpus olduğu ifade edildi. Bunların 88’inin ağır hasta olduğu vurgulandı.

Sağlık hakkı açısından yaşanan temel sağlık sorunlarının sıralandığı raporda, “24 Ocak 2013 tarihinde İnfaz Yasası’nın “Hapis cezasının infazının hastalık nedeni ile ertelenmesi” başlıklı 16. maddesinde yapılan değişiklik ile “toplum güvenliği” kıstası getirilmiştir. Bu değişiklik sonucunda kanser, kalp hastaları gibi cezaevinde yaşaması mümkün olmayan mahpusların tahliyesi neredeyse imkânsız hale gelmiştir” denilerek, uluslararası sözleşmeler hatırlatıldı.

Rapor İç Anadolu Bölgesi’ndeki hapishanelerde sağlık hakkının kullanılmasının engellenmesi hakkında avukatlar, aileler ve mahpuslardan gelen bilgilerle örnekler aktarıldı.

İşkence ve kötü muamele

Raporda, İHD’nin belirlemelerine göre, 2020 yılı Temmuz-Ağustos-Eylül aylarında İç Anadolu bölgesindeki hapishanelerde en az 51 mahpusun işkence ve/veya kötü muameleye maruz kaldığı belirtildi. Sağlıklı bilgi akışının olmadığı vurgulanarak bu sayının daha yüksek olduğunun tahmin edildiği dile getirildi.

Yapılan işkence ve kötü muamelelerin kısa bir dökümü yapılan raporda, “Hapishanelerde uygulanan işkencenin ve mahpuslara yönelik kötü muamelenin temelinde cezaevi görevlilerine yönelik cezasızlık politikası yatmaktadır. Cezaevi görevlilerinin soruşturulma, yargılanma kaygısı olmadan hareket etmeleri ve mahpuslar tarafından Adalet Bakanlığı’na yapılan başvuruların sonuçsuz kalması benzeri olayların sıklıkla ve artarak görülmesine sebebiyet vermektedir” denildi.

İşkence ve kötü muameleler şöyle özetlendi:

-20 mahpus dayağa maruz kaldı

-Ayakta sayım zorlaması yapılmaktadır, zorla ayağa kaldırılmaktalar, itiraz ettiklerinde tehdit edilmekteler

-Afyon 1 No’lu T Tipinde dört mahpus haklarında verilmiş müebbet hüküm kararı olmamasına rağmen tek başlarına tutulmaktadır

-Aksaray T Tipi ve Kırşehir E Tipi Hapishanesinde ayakta sayım ve onur kırıcı uygulamalara karşı açlık grevi yapılmış, daha sonra sonlandırılmıştır.

-Urfa’dan Bolu’ya sevkedilen bir mahpus Bolu’da çıplak aramaya maruz bırakılmıştır

-Sincan 3 No’lu L Tipi’nde bir mahpus gardiyan şiddetine uğradığını aktarmıştır.

-Bir kadın mahpus gözaltında ve hapishaneye girişinde işkenceye maruz kalmıştır

-Bir kadın mahpus hapishaneye ilk girişinde insan onuruna aykırı çıplak aramaya maruz kalmıştır

Baskılar, iletişim yasakları, diğer sorunlar

Mahpusların kişi güvenliği ve sağlık hakkı ihlalleri dışında da çeşitli baskı biçimlerine maruz kaldıkları ifade edilen raporda son 3 ayda en sık yaşanan ihlaller listelenerek sunuldu.

Bunlar, sosyal faaliyetlerin durdurulması, dilekçelerin işleme alınmaması, Yeni Yaşam, Evrensel ve Birgün gibi gazetelerin anlamsız bahanelerle verilmemesi, sadece cezaevi idarelerinin belirlediği haber kanallarının açık olması, telefon görüşlerinde sorun ve hak gasplarının yaşanması, havalandırma kapılaraının geç açılıp erken kapanması, kitap-dergi ihtiyaçlarının karşılanmaması, hücrelerdeki kitap sayısının sınırlandırılması, üç kişilik ziyaret hakkının karşılanmaması, tercüman olmadığı bahanesiyle Kürtçe mektupların verilmemesi, 650 Tl gibi yüksek elektrik faturalarının gelmedi, yemek porsiyonlarının küçültülmesi, diyet yemeklerinin verilmemesi, kartpostal-mektup ya da kitapların sakıncalı oldukları iddiasıyla verilmemesi, kantinde ürünlerin fahiş fiyata olması, telefon hakkının sudan gerekçelerle kullandırılmaması … vs.

Sonuç ve öneriler

Uluslararası sözleşmeler ve TCK’daki düzenlemelerin hatırlatıldığı raporda 13 maddelik bir hatırlatma ve öneriler kısmı yer aldı. Bu kısımda özellikle cezasızlık politikasına son verilmesinin altı çizildi.


Yorum yap

E-Mail adresiniz yayımlanmayacak. İşaretli alanları doldurmanız zorunludur *

Yanıtı iptal et

İlgili yazılar